Malazgirt, feth-i mübinin müjdesi
Müyesser fethin bize mucizesi
Vatan olmaya kutsi, mübarek yol
Malazgirt, gönüllerin hazinesi
Malazgirt'te, peygamberin gölgesi
Vatan Oluşun, ulu düşüncesi
GÖLCÜK’TÜ, HAZAR DENİLDİ
Gölcük'tü, Hazar denildi adına
Türk Dünyasının erdi, muradına
Hazar, asrın en büyük şiir toyu...
Hazarla, Harput vuslat şehri oldu
Gönülleri yıkayan bir büyük derya...
O derya taştı öz yataklarından
Uluğ Türkistan'a, Kırım'a, Kerkük’e...
Evlad-ı Fatihan Yurdu, Yavru Vatan'a...
TAKVA ELBİSESİ
Takva elbisesi, yakışır bize
Benim diyenler, yarın gelir dize
Batılı hak gösteren, ne oluyor?
Gaflet belası, faturası size
Mahlûktan değil, haktan gelir vize
DOLANDIR
Dolandır, dolandır nereye kadar
Yüzünü toprağa sürtecek keder
"Mazlumun ahı çıkıncaya kadar"
Ya seni heder, ya da rezil eder
BAHÇEMDE KIRMIZI GÜL
Bahçemde kırmızı gül, tomur tomur
Kırmızı gülün kokusu bir ömür
Bu sevda, his gönlümü eder mamur
Sadakat, ondaki vakara hayran
Kalbin ritmiyle söyleşir lisan
UYKUDA GEÇEN
Uykuda geçen şu ömre yanarım
Sehersiz, sefersiz ömre yanarım
Aşksız, sevdasız bir ömre yanarım
Rüzgârsız pervane, divane dönmez
İçimdeki bu yangın, har hiç sönmez
YARABBİ!
Yarabbi! Bizi sevdir, huzuruna al
Tevhit ağacında sükût bulmuş dal
Sabırla çekilen her yol ideal
Bal çalar ruhuma, o nal sesleri
Dalar gönlüm, deryada sal sesleri
Bedir'de devrandır, zafer sesleri
Şükür nidasında her yol ideal
PUSULAM
Pusulam, aşk, sevgi, Resul yoludur
O yolda, gözlerim dolu doludur
Ufuk insanların izi, tozudur
Hak bilir, hakka giden yol doğrudur
BUGÜN HAFTANIN ORTASI
Bugün haftanın ortasına erdik
Hoş geldin bize sevimli Çarşamba
Gönlü, erdemli bakışlara serdik
Belki bugün yine yolumuz rampa
Yüreğimizi adımlara verdik
Yürüyoruz kalbimiz çarpa çarpa
"Çarşambayı sel aldı" türküsüyle
Yüzümüzü çevirdik yine garba
GECENİN YARISI
Gecenin yarısı, büyük bir sükût
Çığlığın verdiği dert dolu komut
Hudut çizerim haddime düşmeden
Yaşamın iksirinde taze umut
Yüreğimizden gelen sesler, umut
TÜRK DÜNYASI KADIN ŞAİRLER BİRLİĞİ
Türk Edebiyatı Vakfının Öncülüğünde Kurulan Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği, geçen kısa süre içerisinde önemli birlikteliklere imza atmaya başladılar.
Genel Başkanlığını Prof. Dr. Huraman Muradova’nın yaptığı Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği Şu isimlerden oluşuyor;
İnci Okumuş (Türkiye), Aysel Hanlargizi ( Azerbaycan), Nargiz Asadova (Özbekistan),
Nurkız Riskulgizi (Kırgızistan), Feyzan Korur (K.K.T.C.), Leyla Şerif Emin (Makedonya),
Gülzar Bayatlı (Kerkük), Assel Ospan (Kazakistan), Tenzilia Davletberdina (Başkurdistan),
Şemsiye Cihangirova (Tataristan)
Maşallah diyelim... Bu birlik ve beraberlik inşallah, Türk Dünyasına büyük hizmetler sunacaktır.
Şahsen, Huraman Muradova’nın öncülüğünde bu birlikteliğin güzel işler yapacağına inancım sonsuzdur.
Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarında, tanıdığımız isimler oldu. Kendi alanlarına her biri güçlü şairler.
İnci Okumuş (Şairim) isimli şiirinde şöyle seslenirler;
“Yaşadığıma bakma gülümseyerek
Ölmeyi ezbere bilirim ölmeden
Kavgasını bilirim ırmakların
Ve soylu susuşlarını atların
Seninle yaralandığımız yerde
Kanayan ay ışığını bilirim ben”
**
K.K.T.C. Şairimiz Feyzan Korur’un, “Sevsem!” şiirini birlikte yorumlayalım;
“Gözlerim
Gecenin derinliğine dalarken
Alışmış uykusuz şafaklara
Gözlerim
Ararken seni başucumda
Dudaklarım dudaklarına
Hayal kurar
Anı defteri
Gecenin geç saatleri
Kalbim
Ucu kırık kalem sanki
Bana yokluk
Sana uzakları yazar!”
**
Huraman Muradova, Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği Başkanı... Sürekli yazan, çizen, üreten Türk Dünyasının güçlü şairi... Kendilerini, eserlerini yakından takip etmekteyiz. “Annemin Sesi!” şiirinden birkaç mısraı sizlerle paylaşmak istiyorum;
“Küçükken annem seslenirdi:
“Hadi kalk, geç kalıyorsun…”
Ben yorganı biraz daha üzerime çeker,
O sıcak sevginin içinde kaybolurdum.
Meğer en güzel uykular,
Annemin sesiyle bölünen uykularmış.
En büyük huzur da,
Bir annenin evladına seslenişiymiş.
Yıllar geçti…
Ev aynı ev değil artık,
Sabahlar da eskisi gibi doğmuyor.
Çünkü o ses artık yok…
Şimdi ne yorganı çekiştiren var,
Ne de “Geç kalıyorsun.” diye seslenen.
Saat çalıyor, sabah yine oluyor,
Ama evim de, ruhum da sensiz uyanıyor.”
**
Gülzar Bayatlı (Kerküklü) Şairimizin, “Muharrem Acılarından!” şiirini sizlerle birlikte okuyalım;
“Zeynep kaldı oğulsuz.
Atlısı düştü kolsuz.
Kuru, çöl Şam yolunda.
Kaldı Ayanalar dalsız.
Sağı, solu kardaşsız.
Kardaş bedeni, başsız.
Zalim kullar yüzünden.
Kan dökürü göz yaşsız.
Ali can, Hüseyn canan.”
**
Leyla Şerif Emin (Makedonya) “Hilal ve Yıldıza” şiirini birlikte okuyalım;
“Mazinin içinde dağ, bu günün habercisi
Geleceğin muamma, yarına kim sağ kala
Âhire giden yolda, ok yayın nişancısı
Bu kavi duruşuna, kalkan olsun müptelâ...
Ey zemheri karanlık, yıkma ümidimizi
Biliriz rüya sandık, isteriz hakikati
Bir gecede kaybettik, sabaha ağyar bizi
Uyandırmasın rüzgâr, dağılmışız evvelâ...”
**
Huraman Muradova’nın, “Kıbrıs Yaralı Ada!” şiiri o kadar dokunaklı ki, bizler bu şiiri şahsen; “Kıbrıslı Şehit ve Gazilerimize İthaf Etmeyi...” gönülden arzuluyoruz;
Ah Kıbrıs, ah Kıbrıs! Yaralı Ada!
Neçə Şəhid ruhu dolanır burda.
Torpaq pıçıltılar - Şəhid duası.
Könül duyğuların sızlar səhrada.
Sahilə çırpılan dalğaları da,
Bölünmüş qəlblərin acı göz yaşı.
Deyə bilmədiyin torpağın deyir,
Hər ağac, sükûtun acı yaddaşı.”