Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Kâinatın Şükran Cezbesi

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Rüzgâr, bulut bulut yağmur taşıdı
Rabbim bize bahar neşesi verdi
Gök mavi, dağ, vadi, ova yemyeşil
Gönlüm sonbahar havasına erdi
Kâinatın bugün şükran cezbesi

Es rüzgâr, rahmet nazarına hicret
O nazarı besler, ilahi kudret
Hak tecelli ederse kalmaz kasvet
Gönül kalemi, söz ehline ibret
Dualarda, haktan dilerim nusret
Gayrettir beşerde ruhani fıtrat
Hakkın nazarında vuslat cezbesi

Bu aşk gönülden şems-i bahar ister
Cennet ırmaklarından, kevser ister
Mana âleminden bir rehber ister
Hayırlara vesile kader ister
İlimde, marifette zafer ister
Gönül deryasında ihlas cezbesi

Seher vaktiyle akar gider dua
Canı besleyen manevi bir gıda
Şu âlem rahmete aşkla müptelâ
Zikir vaveylası, canlara nida
Dualarla kalbe yönelir sema
Dualarda aşkın rahmet cezbesi

Yaprak yaprak dua dökülür yere,
Tevhit diliyle, kıyamda minare
Âlem gözünü kapatır kedere
Döner canlar, sığmaz yere göğe
Kalbim, ilahi rahmete pencere
Gözyaşında ruhum, bitmez cezbesi

YETMİŞİNDEN SONRA
Yetmişinden sonra anlarsın dünyayı
Yorumlarsın artık gördüğün rüyayı
Sorgularsın, ömür verdiğin dükkânı
Boşa emek çektiğin kazancın hüsranı
Kan-ter içinde beslediğin düşmanı
Hatır, gönül, insaf dinlemeyen cüzdanı
Hayrı-şerri omuzunda yük tüccarı
Zaman döner, mevsim döner, gün döner

SÖZ İLE…
Söz ile, kalemle âdem incitme
Kin, nefret kokan kelâmı işitme
Kötülük saçan rüzgârı seyretme
Acı sözlere nefsini tüketme
Gönül kırıcı ahengi gözetme
Sabır taşı yerine göre ağır
Sanmayın sükût edenler sağır

KAZANMAK
Kazanmak! Daha fazla kazanmak hırsı
Doymaz, hedef koyar kendine Mars'ı
Yok eder insandaki güçlü harsı
Güç delisi, bırakmaz elinden örsü!
Liyakate yüz çeviren görgüsü
Hırsın nasıl anlatılır öyküsü?
Başından sonuna riya örtüsü!
Birde, dalkavukların övgüsü!
Ne hesabı, tartıya gelmez ölçüsü

SİYASETİN ELİNDE
Siyasetin elinde sabır kalkanı
Sükutla dikiş atmalı zamanı
Destursuz ipe çekmeli yalanı
İbadet bilip sevmeli vatanı
Affetmem fitne, fesatla bakanı
İki kardeş arasını bozanı
Kâh Fuzuli, kâh Yunus'tur bize yar
Kâh Ahmet Cevat, Akif’tir gönlü yar

SİZİ KUŞATIR
Sizi kuşatır hergün yeni haber
Nerededir, asil yüzlü cengâver
Gün doğumuyla başlar kutlu sefer
Allah rızasındadır daim zafer
Seyreyle, insanın içinde cevher
Sabır, sükutumda nihai değer
Koşarım, ufkumu bezeyen kader
Son nefesimin rüknünde makber

VAKARSIZ İTİBAR
Vakarsız itibarın adı, meşhur
Mazlum bakışların ardında cesur
Dört tarafı etiketiyle mamur
Gelirinde bir gizemli düstur
Özentiyle biçer zamanı çarçur
Odaklanmış şöhrete sanki mecbur

HER GÜL RENGİNİN
Her gül renginin farklı manası
Mor gülde, asalet büyüler bizi
Sarı gül, resmeder dostluğumuzu,
Pembe gül, anlatır zarafetimizi
Beyaz gül kokusu, saflığımızı
Kırmızı gül, deruni sevgimizi
Cazibesi, coşkusu, enerjisi...
Aşkın tarifinde anlatır bizi

YEŞİLDE CENNET KOKUSU
Yeşilde, cennet kokusu alırım
Toprak ne kadar âlicenap yarsın,
Senden şehadet kokusu alırım
Vatan! Toprağın vücudumu sarsın
Güneş gibi, sen de doğar, batarım!
Her şeyinle ecdattan yadigarsın
Bütün efkârımı sen de atarım

Yazarın Diğer Yazıları