Her zaman için sevgisi vatan kokan şiirler yazılsın. Türk Dünyasının
ortak acılarını, ortak sevinçlerini ve sarsılmaz kardeşliğini sürekli
dile getirsin. Şiirler, vicdanın veya kalbin dili olsun. Hamiyetli bir
tefekkürü bizlere seslendirsin. Ahmet Cevat’ın, “Çırpınırdın
Karadeniz!” o kadar güçlü bir anlatımı var ki, can Azerbaycan ile
Anadolu Türk’ünün destanımsı çığlığı, feryadı, asırları kucaklayan
nağmesi olmuştur.
Mehmet Akif Ersoy’un, “İstiklal Marşını!” aynı ruhla meydanlarda,
cephelerde, gönüllerde bizleri buluşturan bir manevi tılsımı
oluvermiş…
18 Ekim tarihi, Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinde, can veren tüm
şehitleri rahmetle anıyor; özgür ve güçlü Azerbaycan’ın bu kutlu
gününü en kalbi duygularımla kutluyorum. Varlığınız, varlığım;
istiklalinizi de istiklalim olarak bilirim. Selam Olsun bütün kalbi ve
hasbi niyetlere…
18 EKİM BAĞIMSIZ AZERBAYCAN’A
Bağımsız, özgür Azerbaycan günü
Özümde bilir, kardeşimin düşünü
Aynı kaynaktan emmiştir sütünü
İki devlet, aynı kökte bütünü
Toydur atadan, özgürlük düğünü
İstikameti bir, TURAN yönünü
Tarihi bilmeyen görmez önünü
Bağımsız, özgür Azerbaycan günü
Oğuz Türkünün tarihteki ünü
Hak sevdasına vermiş tüm ömrünü
Üç kıtada, Türk-İslâm Ülküsünü
Bir yürekten, İstiklal türküsünü,
Ahmet Cevat, Akiflerde dinledik
Kutlu Marşımı, birlikte söyledik
EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ
Bizim en büyük düşmanımız nifak
Âlem-i İslâm'a kurulan tuzak
İttifaktan kaçar her zaman korkak
Ey milletim olma dünyada ürkek
Duamız, bizim için doğsun şafak
Düşmesin toprağa zamansız yaprak
Gelecek, ebedi millete berrak!
Bir felakettir ruhumda inşikak
BİR AKIL, BİR YÜREK OLANA SELÂM
ELÂZIĞ’DAN BAKÜ’YE
Elâzığ'dan Bakü'ye yol giderim
Yunus diliyle, Hakkı dilerim
Mevlâna gönlünce, hasret biçerim
Köroğlu gibi kıratıma binerim
Anadolu'yum, sözü özden söylerim
Bir olmanın fermanını söylerim
BİR MİLLET İÇİNDE
Bir millet içinde adavet olmaz
Hiçbir şer ocağına davet olmaz
Bil ki, Türk yurdunda kasavet olmaz
Erdemli ademde rehavet olmaz
Ey zarafet bizler sana aşığız
Sözümüze, özümüze bağlıyız
NİFAK RÜZGÂRI
Nifak rüzgârıyla savrulur insan,
Bize birlik gerek, tek yürek her an.
Kardeşi kardeşe düşman eyleyen,
Tuzakları bozar imanla duran.
Korkak, gölgesinden kaçar her zaman,
Milletim, sen uyan, sönmesin yanan!
Parçalanmak her an büyük felaket,
Birlikte gizlidir ebedi vatan.
Doğacak şafaklar bizimdir elbet,
Yeter ki kalplerde, dursun muhabbet.
Bir akıl, bir yürek olan canlara,
Gelecek müjdeler getiren ümmet.
Aynı kıble, aynı bayrak altında,
Bulunsun o asil ruhun asılda.
Ayrılık zülümdür, ittifak rahmet,
Selâm olsun birlik olan nesle de!
ÇOCUKLAR HALİMİZE AĞLAR
Çocuklar belki halimize ağlarmış!
Acıları, gözyaşıyla dağlarmış
Çocuk çığlığında dualar saklı
Kalbi sükûnla Rabbe el bağlarmış
Çocuk nefesinde cennet kokusu
Şehit çocuklarda reyhan kokusu
Ey sabi! Ey merhamet! İmtihanım,
Sen de ruhuma siner; sulh kokusu
Senin karşında melekler el bağlarmış
DENİZLER MÜREKKEP
"Denizler mürekkep!" ilim tükenmez
Kendimizi, deryada nokta görmeyiz
İlimsiz hiçbir marifet yükselmez
İlimsiz hayatla, ruhen ermeyiz
İlim sahibi güçlüdür, ezilmez
Bizim yolumuz hak yolu, dönmeyiz
BULUTLAR YÜRÜR
Bulutlar yürür, yağmur nağmesiyle
İlahi lütfun, ikram çeşmesiyle
Gün batımının, eşsiz şulesiyle
Bulutların, nazende busesiyle
İkramı bize kızıl lalesiyle
Selâm ışığın bulutla raksına
BEŞERİN İKİ YOLU
Beşerin, iki yolu var; hak, batıl
Ya hakikate katıl ya da âtıl!
Gaflet, şer cenderesinde kuşatıl,
Sabrın, azmin, hak yolunda direncin,
İhlas değirmeninde yalıtıl...
El-hak, vicdan terazisinde tartıl
Dilini, kalbin kınına bırak...
YÜKSELEN BAYRAK
"Yükselen bayrak, bir daha yere inmez"
Resulzâde'yedir, muhabbet seli
Mavi, kırmızı, yeşil, nakışı hilâl;
Göğsümüzü ağartır, can Azerbaycan
Türkistan'ın kapısı, Azerbaycan
AZERBAYCAN’A
Aynı keder, sevinci paylaşırız
Zor günlerde birlikte eyleşiriz
Ezelden ebede emelimiz bir
Rüzgârla dalgalar, ay-yıldızım bir
Bedri, köklü ağacın iki dalı;
Azerbaycan can, Türkiye’m can suyun!
Yeryüzünde ne güzel yer beğenmiş
Can siperane birbirine kalkan
Aynı ülküye; Turan Yoluna hey!
Ne de güzel yakışmış birbirine
AZERBAYCAN’A
Azerbaycan, tarihin, tarihim oldu
Aynı keder, sevinci paylaşırız
Yirmi Ocak, kara gün gibi çöktü
Sanki üzerimize çöken göktü!
Tanklar, mazlumları çiğner de geçer
Hürriyet türküme kim tamah eder
Milyonlar, vaveylası sema eder
Yüreğim can kardeşe sena eder!
DAĞI VADİYİ…
Dağı, vadiyi yeşile boyadın
Güneş ışığına kana kana yandın
Zamana deryalaşarak uyandın
Coğrafyamın yeşil Murat'ı derim
Akışını sükutla seyrederim
Seninle dört mevsim yollar giderim
"Su uyur, düşman uyumaz derler"
Uğultunu derinden dinlerim
Öfkeyle coşan hür Murat'ım derim
CUMANIN ESENLİĞİ
Cuma’nın esenliği var üstümde
Su yeşil, gök mavi, içimde bahar
Bütün güzellik Rabbimin hükmünde
Bu ahenk, özlem ruhumda iftihar
Doksan dokuz isminin hüsnünde
Fikrim, zikrim derununda bahtiyar
FİLİSTİN’DE FERYAT
Doğu Türkistan, Filistin’de feryat;
Ey insanlık içindeki kini at!
Sevgiyle dağları delecek, Ferhat;
İçimizde güneş gibi doğmalı
İnsan, ‘insanlık ölmedi’ demeli
Gülen yüzler, ‘solmadı’ demeli
‘Zulüm artık kalmadı’ demeli
İçimizde hak, adalet doğmalı