Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Muradova'nın bağımsızlık şiiri

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

18 Ekim 2026 tarihinde can Azerbaycan’ın bağımsızlığının 35.nci
yıldönümünü kutluyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarında, “Dost ve kardeş
Azerbaycan’ın ‘Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü ülkem ve
milletim adına gönülden tebrik ediyorum. Azerbaycan Cumhurbaşkanı
gardaşım İlham Aliyev’e, tasa ve sevinçte her zaman bir olduğumuz
Azerbaycan Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.”
Bir diğer önemli açıklamada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den
geliyordu. Bahçeli yaptığı açıklamalarında, “Azerbaycan ve Türkiye
hangi konuda olursa olsun birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Biz aynı
soydan bir ananın iki oğluyuz. Ezelden ebede dinimiz, dilimiz,
aşkımız, yolumuz birdir. Sevdamız da kavgamız da birdir” ifadelerini
kullanıyorlardı.
Aynı tarihe, kültüre, kadere, kedere ortak, Azerbaycan-Türkiye, “İki
Devlet, Bir Millet…”
“18 Ekim 1991 Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü!” O tarih, O gün,
Azerbaycan’ın ‘azatlık günüdür’
O tarihi günde, ‘bir yürek bir vatan olduk’ Kaderi değişecekti artık,
‘Ata Yurdun’ Türkistan’ın kapıları açılacaktı, Ana Yurda… Bir asrın
tarihini okuyunuz; ‘birleşen yollar’ Kafkaslarda, Çanakkale’de, “Ya
Şahadet Ya Hürriyet!” “O seda-ı Tekbirle inlemiş yerler-gökler…”
Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluş yılı, 1918’lere uzanır. Azerbaycan
Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı, Mehmet Emin Resulzade’dir. Bu güzel
insanın mezarı Ankara’dadır…
Resulzade’nin, tarihe geçen sözü, “Bir defa yükselen bayrak bir daha inmez!”
Şairimiz, Bayrağın kutsiyeti için ne diyor; “Bayrakları bayrak yapan
üstündeki kandır/ Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!”
Allahuekber…
Şunu da hemen ifade etmeliyim. Elâzığ Şehri, 1992 yılından itibaren
gerçekleştirilen Uluslararası Hazar Şiir Akşamları ve Türk Dünyası
Hizmet Ödüllerinde, “Elâzığ-Bakü arasında çok nezih, canlı, içten,
köklü köprüler kuruldu!”
Doğu Anadolu’nun, İç-Batı Anadolu’ya açılan kadim şehrini
gezdiğinizde; “Elmas Yıldırım Sokağı, Bahtiyar Vahapzade Bulvarı,
Azerbaycan Parkı ve Şehitler Anıtı…” sizlere şöyle yürekten bir
merhaba diyecektir. 11. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, 10 Nisan
2004 tarihinde Azerbaycan’ın Bakü Şehrinde; 16. Uluslararası Hazar
Şiir Akşamları 6-8 Kasım 2008 tarihinde Elâzığ’da Bahtiyar Vahapzade
Anısına yapılıyordu… Bahtiyar Vahapzade’nin, “Azerbaycan-Türkiye”
şiirini gönül coğrafyamız ezbere bilir;
“Bir ananın iki oğlu/ Bir amacın iki kolu
O da ulu, bu da ulu/ Azerbaycan-Türkiye!”
13. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, 22-24 Eylül 2005 tarihlerinde,
Azerbaycan’ın Vatan Şairi Elmas Yıldırım Anısına yapılıyordu… Her
bakımdan muhteşem bir şiir akşamıydı. Hala hafızalarımızda. Elmas
Yıldırım, 1933-1952 tarihlerinde Elâzığ Şehrinde yaşamış bir münevver
aydın… Muhacir şair olarak da anılan Elmas Yıldırım ne diyorlar;
“Yol ver, çekil önümden, ey yolumu kesen dağ
Gün geldi, yeter artık, sılaya varacağım!
Al beni koynuna, ey Doğuya akan ırmak,
Ben de akıp o dertli toprağı saracağım!”
Elmas Yıldırım’ın en büyük sevdası, “Türk Birliğidir!” Onun meşhur,
“Kara Destan!” isimli şiirinde, ‘yaşadığı asrı’ mısralara serpiştirir.
18 Ekim 1991 tarihi, “Azerbaycan’ın Bağımsızlık İlanı!” bizleri, Ahmet
Cevat’ın, “Çırpınırdın Karadeniz…” şiirine götürüyor.
Azerbaycan’ın Vatan Şairini dinleyelim; “Soranlara ben bu yurdun, /
Anlatayım nesiyem;/ Ben, çiğnenen bir ülkenin, “HAK” diye bağıran
sesiyem!”
O sesin günümüzde haykıran güçlü sedasını, Türk Dünyası Kadın Şairler
Birliği Başkanı, Huraman Muradova’yı dinleyelim;
“Şehidin andısın Vatan taşında,
Ananın duası gözünün yaşında.
En yüce tacımsın halkın başında,
Sen canımda bir can, bağımsızlığım!

Adınla başımı yüce tutarım,
Uğrunda canımı ateşe atarım.
Bayrağınla her zirveye ulaşırım,
Ey milletime şan, bağımsızlığım!

Üç renkli bayrağım daima yükselsin,
Yurdumun bağrında ocak sönmesin.
Bu millet hiçbir zaman boyun eğmesin,
Ey halkıma kalkan, bağımsızlığım!

Sen varsın, göğsümde rahat nefes var,
Sensiz bu dünyada gönlüm daralır.
Adınla kalbimde ümit uyanır,
Sen canımda bir can, bağımsızlığım!

Altın zincirlere gönül bağlamam,
Kul olup, bahtıma ağıt ağlamam.
Taşlı yollarından geri adım atmam,
Ey milletime şan, bağımsızlığım!

Seni bahşetmedi bize yabancı eller,
Uğrunda can verdi nice nesiller.
Şehit kanı ile geldi bu günler,
Ey kanla yazılan, bağımsızlığım!

Her sabah yeniden seni seçiyorum,
Kalbimde adına bir ant içiyorum.
Her korku seddini aşıp geçiyorum,
Ey ruhuma kalkan, bağımsızlığım!

En güzel mirasım bu özgür gökler,
Altında büyüsün özgür nesiller.
Vatanı korusun o mert yürekler,
Yarına bir adres, bağımsızlığım!

Yabancılardan özgürlük dilenmemişiz,
Hak için ölümden çekinmemişiz.
Zulme bir an bile eğilmemişiz,
Ey kanla alınan bağımsızlığım!

Bayrağı yükselten o mert yiğitler,
Can verip, yurdunu yaşatan erler.
Renginde yaşıyor ölmez şehitler,
Şehitlerden nişan (yadigâr), bağımsızlığım!

Ay-yıldız, hilalim — Türkün nişanı,
Sende kucaklaşır Turan’ın canı.
Her renginde yaşar şehidin kanı,
Türküme şeref, şan, bağımsızlığım!”
Gazi Atatürk’ün meşhur şiirini sizlerle paylaşalım; “Asya’nın
ortasında Oğuz oğulları, / Avrupa’nın Alpler’inde Oğuz torunları, /
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz; / Nerde olsa, ne olsa kendimizi
biliriz.”
“Kendimizi biliriz” bizler, “Bir millet, iki devletiz!”
Gaspıralı İsmail’in büyük davasında yol alıyoruz; “Dil’de Birlik,
Fikir’de Birlik, İş’te Birlik…”
Hüseyin Cavit, Ahmet Cevat, Cafer Cabbarlı, Mikail Müşfik, Üzeyir
Hacıbeyli ve günümüz Azerbaycan’ın yürekli şairleri… Her birine gönül
dolusu selamlar…

Yazarın Diğer Yazıları