DOST KİMDİR
Dost kimdir, bir gizemli sorudayım
Bilirsen, bir azimli kuradayım!
Demem adına, sakın hurafayım!
Kumaşın ebrar, zikre amadeyim!
Tesadüf değil, tevafuktur dersi
DOST KİMDİR
Dost kimdir, daha derinden düşündüm?
Her zaman, serin esen rüzgârlar mı?
Elini, taşın altından çeken mi?
Öfkesini, cümle âleme döken mi?
Bir girift bilmece mi, bunca soru?
Yunus gibi dervişler, gel gayri...
DOST KİMDİR
Dost, dar günde şafak gibi söker
Gözlerini ufka doğru açandır
Ufka bakarsın, gözyaşı döker
Gözyaşı duasında, gül açandır!
Dostu nerede arar, nasıl sorarsın?
Yağmurun düştüğü yerde, toprak kokusu...
Toprak kokusunda, dosta selâmdır
DOST KİM?
Dost kim, acı günde ararım onu
Düşende yanımda bulurum onu
Nerede ışıl ışıl akan sevgi,
Eyvah ki, düşlerde görürüm onu
Yaman dünya; ders verir, ders içinde
Derde getirir, olmaz dert içinde
Zulüm anlamaz derdi, hal içinde
Ahını çekende bulurum onu
DOST…
Dost, dosta selâm eder, rahmet diler
Omuz verir, deryada dalga olur!
Şefkatiyle yanar, gözyaşı siler
Dost, dostun vicdanında bilge olur
Dost, dosta kelâm eder, sohbet olur
Sohbeti gönüllerde şefkat olur
Şefkati, feryatlara ziynet olur
Dost, dostun vicdanında bilge olur
DOST ÇAĞRISINA
Dost çağrısına, dağları aşarım
Ufuktan ufka, yol alır, taşarım
Dervişliktir bizim ata yolumuz
Sevgiyi harman eder yaşarım
DOST DOST DİYE ÇAĞRIMIZ
Kor ateşi çekmeye geldim
Aşk kandili yakmaya geldim
Bir menzile akmaya gerdim
Dost, dost diye çağrımız bizim
DOST DERSİN
Dost dersin, dost sözünü görmeyiz
Dost, vefa bekler, özünü bilmeyiz
Acısına, sevincine gitmeyiz
Ey akıl, ey i’zan nerede kaldın
Bağrı yanık yürekleri de çaldın
DOST DEDİĞİN
Dost dediğin derde merhem olmalı
Hak yolcusu, serde erdem olmalı
Düşlerim coşkun bir nehir misali
Efkârlı gönlüme hemdem olmalı
Üleşmek insana ülfet getirir
DOSTU AZ
"Dostu az, düşmanı çok bir milletiz"
Cihana, devlet nedir, öğretmişiz
Ey milletim, şanlı geçmişe hasretiz!
Âlemi İslâm'ın bayrağı olmuş;
Adaletli, şefkatli bir milletiz
Güneşin doğduğu yerden gelmişiz
DOST YÜZLER
Dost yüzler, hayata neşe verir
Dostsuz kalan yollar, endişe verir
Hayatın sırlarında mana dersi,
Kâmil insan, gözleri yaşa verir
DOST YÜZÜ
Dost yüzü kalplere ferahlık verir
Lütufkâr edâsı, gümrahlık verir
"Kişi, dostunun yolu üzerinde"
Derviş sedasında fersahlık verir
DOSTLA MUHABBET
Dostla muhabbet ne mübarek şeymiş
İçimizi aydınlatan dolunaymış
Zaman niye çorak, şimdi anladım!
Sohbetsiz günlerde nakışlar kaymış
Sevgiyi yoğuran bakışlar kaymış
DOST EYLE
Yarab! Her iki cihanı dost eyle...
Can olsun, canlar olsun şu âlemde...
Kalmasın yüzümüz yerde, elemde...
Hislerimiz, dualarda yıkansın
Âminlerle, Bezm-i Âlemi ansın
Arınsın günahlardan can terimiz
DOSTLUK BAĞI
Mahalle bakkalından, bekçisine...
Dostluk bağı, bir içli şarkı gibi
Şendi, iftar sahur habercisine
Söz akar, gönüllerin harkı gibi
DOSTLARINI TERK EDENLER
Makam ve mevki yolunda dostlarını terk edenler,
Gün gelir yalnız kalırlar
DOSTLAR
Dostlar gelir-gider çevremizden
Kimler gitti, kimler kaldı devremizden
Acılar, sevinçler okunur çehremizden
İnsanlarda yıldızlar gibi akar...
DOSTLAR
Dostlar, yıldız gibi kayar aramızdan
Yolcu uğurlarız nice limandan
Giden yolcu, kaçar gibi zindandan,
Gözyaşlarına selâm eder candan
Rabbim ayırmasın bizi imandan
DOST ŞARKISININ
Bugün, farklı şeyler söylemeliyiz
Kalem ile gönüllerin eliyiz
Akıl, gönül ehlinin vuslat dili
Dost şarkısının şakıyan seliyiz
DOSTA GİDELİM
Gelin dosta gidelim, dost bağına
Gönül sohbet bekler, muhabbet ister
Güneş yöneldi, Murat Dağı’na;
Kelâm ışık ister, aydınlık ister
DOST KIL
Yarab! İlmiyle neslimizi maruf
Âleme sadıkane zarif dost kıl
Canlar içinde hikmetiyle arif
Gönüller Sultanına lâtif dost kıl
DOST ÖZLER
Şehrine dost gibi görünen yüzler
İnsanı mest eder yaldızlı sözler
Sözdedir, özüne inmez serancam!
Sevda yürekler, vefalı dost özler
DOSTLA
Dost seninle dertlenir, hemhâl olur
Binanın taşları gibi hâl olur!
Dost dediğin bir gövdeye dal olur!
Bülbül diken bilmez, sözü bal olur
Bedri, kahır yükünü çeker dostla
Dost seninle demlenir, gülzar olur
DOSTA…
Bazen dostlar sitem eder, gönül kor;
Kor ateşte, yandığımı hisseder
Dost deyip geçmeyin, ahir yolumda;
Acıma da sevincime de hissedar!
DOSTUN BAŞ AĞRISI
Dostun baş ağrısı göğsüme iner
Sevgi, bütün kötülükleri yener
Duayla dökülen gözyaşı merhem,
Zamana sabır göster, sükutun siner
Her derdin etrafında derman döner
Lütfu inayetinde Rabbim kerem
DOSTLARA
Bizden dosta, Yunusça; izzet, ikram
Millet yaşamasın bir daha dram!
Sevdamız, aşkımız bir, vatan için
Türküler içimizde, sızı, yaram!
DOST OL
Bedri, “kadri kıymet bilene” dost ol
Kişi, “dostunun yolu üzerinde”
Hayır işlerinde, sevgiden mest ol!
Gönül bağı, aşk yolu üzerinde…
Duruşu olmayanın,
Gün gelir vakarı zeval bulur.
DOST EYLE
Gözdeki damla, gönül çağlayanı
Halk içinde, Hak için ağlayanı
Görürsen dost, eyle kâmil insanı
Aşk ile gönülleri bağlayanı
DOSTA GİDELİM
Dost istersen, ‘toprak gibi mütevazı...’
Peygamber sıfatı, ‘Halil makamı...’
Sırra kadim, ‘gül kokulu avazı...’
Sıddıklar yolunda, dosta gidelim
Dost yüzüne bakar, sefa buluruz
Hikmet-i Huda’dan deva buluruz
Aşk mihneti çeker, şifa buluruz
Gönül gözü ile dosta gidelim!
Dost kelamı, ab-ı hayat suyudur
Dünya nişanında, rahmet huyudur
Sevgi rahlesinin dolunayıdır
Huzuru kalp ile dosta gidelim!
Dost yüreği, hasret kokulu ilaç!
Derdime derman sayfaları bir aç
Sükûtun dilinde kıyamdır miraç
Hicret ateşiyle dosta gidelim...
Dünya, Haktan kula; ‘emanet yurdu’
Dostla çıktı yola, ‘metanet kurdu…’
Ne cihangir okul, ‘inanmış ordu…’
Yolun açık ola, dosta gidelim! .