Kimsesizler kalmasın
Kimsesizler üşümesin
Düşmesin sokaklara!
Sokaklar ıssız, sokaklar öksüz
Gariplerin meyhanesi!
Zehir kusar karanlık
Şehir kumaşına inat
Yarasalar kanat çırpar!
Renklerine baksınlar;
Solgun, yorgun, vurgun yemiş!
Ne gök mavisi ne yer atlası.
Sokak sokak düşer izim
Gün soğuk, Rüzgâr kesik kesik eser
Sokaklar sersem
Kaldırımlar divane
Sessiz çığlıklar yürür!
Sokaklar ne şefkati ne yorganı var
Ne ıslak gözler,
Ne de bir bekleyeni! .
Sokaklar; Gecelerine matem çöker
Çekilir kalabalıklar
İçin için ağlar, hüznün karanfilleri...
Evlerin kapısı
Ziyasız, ziyadesiz
Açılır sokağa...
Sokaklar, kapalıdır evlere!
Sokaklar, çığlık çığlığa ağlamaklı
Işıklar donuk, gözler kaçamaklı.
Anneler, gün batımında;
“Yerler mühürlenir” der
Kuşlar bile yuvalarına, sökün eder...
Garibim çocuk ne der?
Sorusu bile ağrılıdır
Vebale çağrısıdır!
Sokaklar, Şehrin sokakları...
İçinde karabataklar!
Batağın karasında,
İki düğümün arasında;
Biz kalmışız, biz kalmışız...
12 EYLÜL'E
Kara günler kapımızı çalmasın
Yiğitleri içimizden almasın
Bir daha güller, karanfiller solmasın
O günler, milletin hasmı gibisin
Kaderimizi o günler yazmasın
O günlerden, ses, nefes, eser kalmasın
İLK EĞİTİM
İlk eğitim, ailelerde başlar
Orada kurulur, ilk büyük düşler
Düşlerde yürür okula çocuklar
Bir bir yerlerine koyulur taşlar
Okulla, hayata yürür çocuklar…
MİLLETİME TUZAKLAR
Milletime, içimdeki tuzaklar
Hangi akıl sinsi oyunları aklar
Kızıl sehpayı gösteren dudaklar
Hangi irade zalimleri aklar
O mert, vatana sevdalı kuşaklar
Sizleri bağrı yanık gönüller saklar
SOKAKTAKİ ÇOCUK…
Betona yapışan yalın ayaklar!..
Işıktan kaçar, mehtaba sığınır
Kaldırımlar yorgun düşer, uyuklar!
Sokaklar ıssız, çocuklar kimsesiz
Hani, nerede şefkat damarları?
Meğer şehirde sevgi öksüz kalmış
El açar çocuk, merhamet dilenir.
Aşk ile rağbet bulmazsa bilenir
Soğur yüreği, buz kesilir sokak!
Senden kopan parçanın çığlığını,
Dinle! Bu bir efkâr türküsü değil.
Senin ellerinle yaktığın ateş!
Sokaktaki çocuk, garibim ülke…
Aynaya düşen resim yalan, yalan!
Sorgusuz sualsiz taşmış kabından
İnilti gelir, kaldırım taşından
Kaldırın bu ayıbı üzerimden!
Sevdalı,
Yiğit dediğin vatana sevdalı
Sevgisiyle içten dışa boyalı
Sevgisine hükmedene karalı
Kınalı ceylan gibidir, yaralı
Yarasına sevgiyle merhem bulur
Hür bir neşeyle ancak özlem bulur
SEVGİDEN ÖKSÜZ KALMASIN
Çocuklar, sevgiden öksüz kalmasın
Gönülleri, zebun akıl çalmasın
Ninnileri, masalları solmasın
Çocukluk, bahar salıncağı gibi
Bahar sevincini hürce koklasın
Coşkun nehirler misali çağlasın
ÜRETİME ODAKLANMAYAN
Üretime odaklanmayan ekonomi,
Yarın taşır önünüze matemi
Sağını, solunu çırpar harami
Başlar fesat, fitne, kapkaç dönemi
Kalmaz hayatın idraki, önemi
Sanki kan tutar en küçük sitemi
Yerle bir, dökülür ademin hasleti
EĞİN'E...
Eğin diyarının gülen yüzü
Tebessüm eder seninle yeryüzü
Karasu Vadisinde yol alırız
Yaz havası taşır, Eğin'in güzü
DOĞDUĞUM ŞEHİR
Bir hilal gibi Harput semasından,
Mezre’ye düşen ışık dantelisin
Hazar Baba’da kıyamda düşlerim,
Yıkanır Hazar’ın mavi göğsünde
Efsunkâr Şehir idealimsin sen
Gönül dünyamın Fırat'ta kaynağı
Türkülerim Fuzuli diyarından,
Yâr elinden aşk kâsesi sunulur
DOKUZ EYLÜL
Dokuz Eylül, toprağa düşen rahmet
Vatan için değer her türlü zahmet
Şehitler abidesi, Kordon Boyu
Yürür tarih, vatan bize emanet
Emanetin, şehadetim bilirim
Ruhumun üstünde çağlayan himmet
AKLIYLA EVRENİ KUŞATAN
Aklıyla evreni kuşatan insan,
Cismiyle kum tanesi gibi
Rahmet rahmet gönülden kopan ihsan
Bire, yedi yüz bereketi gibi
AHLAKTIR
Ahlaktır insana ufkunu açan
Hidayettir âleme nuru saçan
Güven verir, gönül gözüyle bakan
Ahire, irfan nehrimizdir akan
Rabbim arzusuna kalbimiz atan
Garip yolcusuyuz fani dünyanın
KİŞİ, ARKADAŞININ…
"Kişi, arkadaşının yolu üzerinde"
O yollar, "gizemi" taşır derinde
Gizem, kim bilir kimlerin izinde?
Kimin önünde, kimlerin dizinde?
Hiçbir şeyi gözlerinde büyütme
Dev aynasına taşınan cüceler