ŞİİR AKŞAMI
Gönül mızrabını çal, nesrin bittiği yerde
Şairleri haykırsın bu milletin her yerde
Şiir gecesi bugün, Mezire’de düğün var
Mısraların dilinde, ‘ülkü’ kalmasın yerde
HAZARDA BULUŞALIM
Şair yürekler, Hazar'da buluşalım
Bir aşk risalesini bölüşelim
Kopuzdan, saza uzanır nağmeler
Ahmet Yesevi ‘den çağlayan hikmet,
Söz meclisinde kalpler çakmak çakmak
Aşkla, hünerle deryalara akmak...
Akşam vaktinin zarafeti...
HAYDAR BABA’YA SELÂM
Haydar Baba'ya selâm ederim
Şehriyâr'ın ikliminde gezerim
Muhammed Hüseyin Şehriyâr'a selâm
Sendeki, o ne dokunaklı kelâm
Gönül gözüyle Tebriz'i seyrederim
Makberetü's Şuara, yüreğimde;
Dört yüz çadırın ruhani mahşeri
O mahşeri, ruhumuza bezeriz
Tebriz gülünü, Harput'a taşıyan;
Gönül dostları kalplere yazarız
HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI
Hazar'ın, mavi gökçeli çadırı,
Şiir akşamları, şehrin medarı,
Bekler iftiharla konuklarını
Sözün, sohbetin meclisi kurulsun
Tarihe altın harfle şerh düşülsün
Tarihin efsanevi vuslat şehri
Gönül Coğrafyamın, söz sohbet nehri,
Aksın, Anadolu'dan dört bir yana...
HAZAR'DA HUZURA ERDİ
Hazar'da, Gaspralı'yı dinlerim;
"Dil'de, İş'te, Fikir'de Birlik" derdi
Bir olmak, şuuruna erdim, geldim.
Gönüller Hazar'da; 'huzura erdi'
HAZAR ŞİİR AKŞAMLARINA
Altaylardan Hazar'a yürekler yürür
O yürekler, fetih diliyle konuşur
Yirmi birinci asır, "aslına" yürür
Yürür de cihan diliyle konuşur
HAZAR ŞİİR AKŞAMI
Bugün, şiir akşamı, vuslatımız
Hey küheylan, şahlanır yine atımız
Bağ kuralım, geçmişten geleceğe
Küçük Hazar’dan, Büyük Hazar’a…
HAZAR BİR MAVİ SECCADE…
Şair sözü, milletin duygu teli
O tel, yürekle bir, titretir eli
O dille, cihana destanlar yazdık
Dinle Hazar’dan, budur fetih dili
Hazar, bir mavi seccade
Davudi sesle yankılanır
O seste, bir âlem azade,
Turan menzilinde dolanır!
Hazar, bir büyülü deniz
Yıldız yıldız tarih yağar
Uzakta değil, bahtımız;
Destanlarla tekrar doğar!
Hazarda, vefa sancağı,
Hoş gelişler olsun deriz!
Altay da tüter ocağı,
Mağcanlar, can olsun deriz!
Hazar, bir rüya âlemi
“Şiirle kurmuş devleti”
Duygu yüklüdür kalemi,
Alp erencedir savleti!
Hazar, sadakat yemini,
Emaneti üzerinde!
Gök bayrak süslü zemini,
Türkistani nazarında!
Hazar, bağrında gül açan,
Gönlümüzün baharıdır! !
Rahmet üstüne nur yağan,
Duyguların seheridir!
Hazar, tarifi şiirde;
Mısra mısra arifleşir
O kıvılcımı şuurda;
İçten içe zarifleşir!
“Dil’de, Fikir’de, İş’te birlik”
Gaspıralı ’da yanar ateş,
Yüce ufuklar çekmez darlık,
Hazar, yükün mihnetle eş!
Hazar, sözünde sefer var
Her zaferin bir öyküsü!
Sazın telinden haber ver
Yaşar, dillerde türküsü!
Hazar, tasviri çizilir
Hayali cihan yurdun
Söz içre edep yazılır
Canlar, ebedi taht kurdun!
Ata Yurttan, Ana Yurda,
Coğrafyaya isim verdin!
Türkçe’m, nöbet bekler şuurda,
Şairin gönlüne erdin!
Üç kıtanın rahmindesin,
Bütün yüzler sana dönük!
Oğuz Ata neslindesin,
Hazar, Türklük sana konuk!
… tarih sana konuk!
HAZAR'DAN
Hazar anılır, eski dostlarla
Hafızamda otuz dört yıllık hatıra
Kimler gelmiş, misafir şu satıra
Sade bir şiir, bir gece değil bu
Asırların feryadını dinlemek
Köprüler kurmak, gönül coğrafyama
HAZAR
Hazar, isminle bir meşale oldun
Gönüller içre Türk’e lâle oldun
Şiirin ihlasıyla kaynar, Hazar
Ruhumu besleyen şelale oldun
İkiliğe meydan okur, ey vefa;
Şair meclisinde bulurum sefa
HAZAR’DA…
Küçük Hazar’dan Büyük Hazar’a,
Su gider, türkü gider, gönül gider
Türk’e bayrak olacak, hilal gider
Birlik ruhunu tutuştur, Hazar’da;
“Dil’de, İş’te, Fikir’de Birlik” gider
Elâzığ’dan; ‘bir büyük ülkü’ gider,
Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya
Asırların boyası, Turan gider
HAZAR
Hazar, ufkumda bir deryaya benzer
Söz deryası şairlere konaktır
Nesir kara yazı, şiir ak yazıdır
Ak gönüllerdedir, vuslat şarkımız
Deryaları besler, hasret arkımız
HAZAR’DA...
Hazarda şiir, bir evla düşünce
Ruhum bu güzelliklere göçünce
Şiirin ahenginde ince ince
Gözlere vuslat ışığı düşünce
İlham kaynağında, rahmet damlası...