Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Haberler üzerine yorumlar

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Uzmanlar, “Türkiye bu yıl kavrulacak!” diyorlar.

Başta Keban, Karakaya, Atatürk Barajları başta olmak üzere birçok barajlarımızın kapakları yıllar sonrasında, ‘kontrollü olarak açıldı’ 2026 yılı, bereketli bir yıl olarak tarihe geçti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü açıkladılar, “Türkiye geneli yağışlar; normallerin ve bir önceki yılın çok üzerinde gerçekleşerek son 66 yılın zirvesine ulaştı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kaydedilen yağışlar ise normallerine göre yüzde 37 artarak son 38 yılın en yüksek seviyesini gördü.”

Türkiye nasıl kavrulacak, “Temmuz ve Ağustos Aylarında...” bakalım nasıl bir iklim şartlarına şahit olacağız? Bunu hep birlikte görecek ve yaşayacağız.

 

Prof. Dr. Firdevs Güneş, “Dijital Oyunlar için uyarılarda bulundu!”

Çocuklarımızın o geleneksel oyunları artık günümüzde ‘dijital ortama’ taşınmış bulunuyor. Bu oyunlar bir bakıma, birçok tehditleri de beraberinde getiriyor.

Firdevs Güneş aileleri uyarıyor, “yapılan araştırmalar her 10 gençten 9’unun dijital oyun oynadığını gösteriyor. Bu durum, çocukların eğitiminden fiziksel sağlığına kadar dört ana alanda derin izler bırakmaktadır. Aşırı oyun oynayan çocuklar derslerine olan ilgisini kaybetmekte, aile bağları zayıflamakta ve giderek yalnızlığa itilmektedir.” Dijital Oyunlar, gençliğimizi, sağlığımızı, fikri ve zihni algılarını tehdit ediyor. Bizler, toprakla canciğer olduk. Toprağın kokusunu içimize sindirerek çocukluk yıllarımızı geçirdik. Toz toprak içerisinde evlerimize dönüyorduk. Şimdiki çocuklarımız maalesef farklı bir dünyada, daha zorlu bir geçitte diyebiliriz.

 

Türkiye’de dijital kitap pazarı her geçen yıl büyümeye devam ediyor... Türkiye’de, sesli kitap ve

e-kitap pazarı 2025 yılında yüzde 19 büyüdü...

Ülkemizde dijital yayıncılık, ‘basınımızı da kuşatmış bulunuyor’ Gazete, Dergi, Kitap tirajları her geçen yıl düşüş göstermektedir. Dijital Habercilik, ‘yazılı basınımızı da derinden etkilemektedir’

Bizler, ‘mürekkep kokusuna...’ acaba yakın bir gelecekte hasret mi kalacağız?

Dijital Yayıncılıkta, ‘haberler, yazılar, makaleler, dergiler, kitaplar...’ nasıl korunacak?

Bundan 20-30 yıl öncesinde, her evimiz bir kütüphane zenginliğindeydi... Kitaplarla sürekli haşır-neşir oluyorduk. Artık evlerimizde bizlerde dijital dünyaya döndük. Hergün evlerimize bir veya iki gazete, her ay evlerimize en az bir dergi girerdi. Her yeni çıkan eseri dikkatle takip eder, okur ve yorumlardık. Artık o dönemlerde geri de kaldı. Dijital yayınlar, genç kuşaklarımızı kuşatır oldu. Nasıl günümüzde topraktan ve onun kokusundan uzaklaşmış bulunuyorsak, mürekkebin kokusundan da uzaklaşır olduk.

 

Bir felaket haberi, “Türkiye’de yılda 23 milyon ton gıda israf ediliyor!”

Bu verileri bizler, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA)’ndan öğreniyoruz. Türkiye’de, “kişi başı çöpe atılan gıda miktarı 102 kilogram...”

86 milyon insanımızı, ‘gıdaya ulaştırma projesi...’ artık bir Türkiye gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. Efendim, Türkiye her bakımdan ‘güçlü ve zengin bir ülke...’ Bizler, o zenginliği insanımıza taşıyabilme köprülerini kurmada eksiklerimiz var. İnancımız, “yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz!” İsraf, büyük bir günah ve insanlık için de felaket... Çok acı fotoğraf kareleri bizleri ruhen incitiyor. Ne olur, biraz olsun gözlerimizi açalım. Bu ülke, “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler...” felsefesiyle dar geçitlerden çıkamaz, vesselâm.

**

Bir haber içimize soğuk duş yaptı, “İnsanlık tarihinde ilk kez tüm dünya yaşlanıyor!”

Bizleri en fazla düşündüren tabii olarak kendi ülkemizdir. Kendi vatan coğrafyamızdır. Türkiye’nin nüfusu her geçen yıl içerisinde, ‘ihtiyarlamaktadır’ En büyük endişemiz kendi nüfusumuzdur. TUİK verilerine göre, “beş milyonun üzerinde insanımız yalnız yaşıyor!” Toplam nüfusumuzun yüzde 5’lerini aşan bir nüfusumuz, ‘yalnız yaşıyor’ 2025 yılında, Türkiye genelinde, 193 bin 793 çift (aile) boşanıyorlar. Bütün bunlar, ülkemiz ve geleceğimiz için onarılması zor sarsıntılardır. Türkiye’miz, toparlanmalı diyoruz. Geleceği görebilmeliyiz. Bu şartlar, bizleri de hem ürkütüyor ve hem de korkutuyor.

 

Türkiye’nin enerji politikaları ne kadar konuşuluyor? Kamuoyu ile ne kadar paylaşılıyor?

2025 yılı, Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, 122.519 MW seviyesine ulaştığı görülüyor.

Türkiye’de, enerji üretiminde, ‘kömür ve doğal gaz başı çekiyor’ Dikkatleri çeken nedir? 2025 yılında, “rüzgâr ve güneş enerjisi toplam elektrik üretiminin yüzde 22’sini karşılıyor”

Elektrik Üretimi Kaynak Dağılımına Şöyle bir bakalım;

Kömür; yüzde 33,6

Doğal Gaz; yüzde 23

Rüzgâr ve Güneş; yüzde 22 (Rüzgâr yüzde 10,9, Güneş yüzde 10,5)

Hidroelektrik (HES); yüzde 15,8

Jeotermal ve diğerleri; yüzde 6,3

 

“Elâzığ Belediyesi’nden pastörize süt üretim tesisi...”

Sosyal Belediyecilik kavramı günümüzde artık giderek daha da genişleme yelpazesi gösteriyor.

Bunlar, ‘hayvancılığı ve süt üreticiliğini destekleme açısından oldukça önemli’

İnşallah yakın bir zaman diliminde, Elâzığ Belediyesi patentini taşıyan, ‘süt ürünlerine ulaşacağız’

Bunlar şehrimiz için olsun, ülkemiz için olsun verimli gelişmeler.

 

Muş TSO ile Karadağ Ticaret Odası arasında “Kardeş Oda” protokolü imzalandı...

Artık ülkemizde, İllerimizin iktisadi potansiyelinin yerel olmaktan çıkarak, Uluslararası platformlara taşınması sevindiricidir. Muş İlimiz, artık bir Üniversite Şehridir. 2025-2026 Akademik yılında, Muş Alparslan Üniversitesinin, “2 bin 100 öğrenciye mezuniyet diploması vermesi” tarihi bir olaydır.

Yazarın Diğer Yazıları