Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Gazze ve Filistin üzerine

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

GAZZE’DE KIZIL KIYAMET

Gazze’de, kızıl kıyametler kopar
Sanki yüreğimden bin parça kopar
Müslüman kardeşine ağlamayan,
Kendine uçurumdan bir yer kapar!
Bilmeden yolu uçuruma sapar

GAZZE

Dünya, Gazze'de felaket yaşıyor
Utanmazlar, dedikodu taşıyor
Çığlıklar, arş-ı âlâ ‘yı aşıyor 
Sabır, kırk gözeden, gözyaşı döker!
Sükûtum, gün gelir bentleri söker

GAZZE 

Gazze, Âlem-i İslâm'ın imtihanı 
Çığlıktan gayri ses seda duyulmaz 
Nerde, Alpler, derviş gaziler hani?
Fırat boyları, nal sesi duyulmaz
Kılıç Arslan'ı, Belek Gazi'leri...
Cenk meydanı, kös sesi duyulmaz
Duyulan çığlık, asrın imtihanı!

GAZZE'DE SÖZÜN BİTTİĞİ

Gazze'de, sözün bittiği yerdeyiz
Özüme dokunur, zalimin yaptığı
Günün beş vakti kıyamda, serdeyiz
İmanım, hakkı hak bilip taptığı
Şâhadete kucak açan yerdeyiz

GAZZE’DE NE OLACAK?

Gazze'de, "ne olacak" sorusu
Dünyanın tek ses halinde, korosu!
Bilinmezler etrafında kenetlen!
Zalimin, her zaman ötmez borusu!

GAZZE’Yİ

Bir asır önce yaşadık Gazze’yi
Filistin, Mısır, Kanal Harekâtı
Süveyş’te kesmek ister gözeyi
Gazze’de sükûnetin sekeratı
Yıkar kanlı eliyle imareti

GAZZELİ ÇOCUK

Ben Gazzeli çocuk, masum gözlerde
Şehadete uyanır, her sabahım!
Sükûtun tevhit tuğralı sözlerde
Zulüm surlarını kuşatır ahım
Ahım yürür, top mermi üzerine
Anasız, babasız öksüz yarına
Şâhadet, cennet kokulu karanfil
Ben Gazzeli çocuk, gönlüm seccade
Yarabbi, ahvalim sana amade…

FİLİSTİN’DE FERYAT

Doğu Türkistan, Filistin’de feryat;
Ey insanlık içindeki kini at!
Sevgiyle dağları delecek, Ferhat;
İçimizde güneş gibi doğmalı

İnsan, ‘insanlık ölmedi’ demeli 
Gülen yüzler, ‘solmadı’ demeli
‘Zulüm artık kalmadı’ demeli
İçimizde hak, adalet doğmalı

Şefkate çağrı, merhamete gayret
Sulh nazarlarıyla âlemi seyret!
Aşina ol, her iyiliğe meylet
Âlemde şerre yer kalmadı demeli

FİLİSTİN YARASI

Filistin yarası, derin mi derin,
Hak yoluna yüreğinizi serin
Can ile mal ile infak vaktidir
Bir vatan olup, meyvesini verin!

Mescid-i Aksal’da, ümmetin miracı
Hakk’ın Resulüne fetih müjdesi
Asırlar, fetihler için duacı…
Hür olma aşkına gönlünüzü verin
Fetih aşkına gönlünüzü verin.

FİLİSTİN YARADIR

Filistin yaradır, derdine merhem ol
Dert ile dertlenmeyen, gönül değil
Dağ gibi duran merdine, hemdem ol
Eşiklerde eğrilen, büzülen, mert değil

FİLİSTİNE

Feryâdın arş-ı âlâya dayandı 
İshak’ı, Yakub'u tarihler andı 
Lisan-ı hal ile Bedri uyandı 
İfadem, Kenan İllerinde boyandı 
Sabırla yollarda sükûtum yandı 
Tarihler misallerle bize ayandı
Ihlâsla basılan ayaklar yayandı
Nerdesin insanlığın kadim tarihi?
Zafer aşkına, uyandır bizi Yârab!

FİLİSTİN’E

(Akrostiş Şiir)
Feryadın tesbih ettiği yerdeyiz!
İşit, kulak ver hâk diyen sedaya
Lâkin vahşetin tüttüğü yerdeyiz
İhlasın ayağa kalktığı edaya,
Sükûtla siper kazdığı yerdeyiz!
Taşı, toprağı, hayata vedaya,
İçin için tutuştuğu yerdeyiz
Nedametin arandığı yerdeyiz

FİLISTIN DERIZ 

Filistin, Gazze deriz, yürekten mi?
Hele şöyle bir yoklayın kalbinizi?
"Dil ile ikrar, kalp ile tasdiktir"
Hele aşkla yoklayın kalbinizi!
Cihadı terk eden ümmetin hali,
Var mı içinde saf tutan ahvali?
Kılıç Aslanları, Belek Gazisi
Fetihlere yürürdü, Selahattin’i
Ömer'deki aşk, onlarla yürürdü
O aşk, asrımızda tüter mi hâlâ?
İslâm ahlâkı, titretir cihanı
Hak yolunda, sırdır, fetih divanı
Bizim aynamız, Gazze serüveni
Sözümüz, "titre ve ayağa kalk!"

FİLİSTİN, KEŞMİR, 

Yara, bere, kan, gözyaşı benimdir! 
Bütün çektiklerim günahlarımdır…
Ben ki, kendi içimde kavgadayım,
Nefsimin ateşinde, hüsrandayım!
Ne ibret aldık dünden, olanlardan
Bizlere miras diye kalanlardan
Sildik hafızadan hatıraları
Kanayan yaramızla hüsrandayım

İliklerime kadar üşüyorum
Sanırsın adımlarım, düşüyorum
Şafağı sökmez mi, bu gecelerin
Geceler, çığlık çığlık hüsrandayım!

Filistin, Keşmir, Kerkük ve Karabağ 
Kanayan her damla yüreğime bağ
‘Aman’ dilemeyen hicapsız bir çağ! 
‘Çağdışı’ bir zamanla hüsrandayım!

Filistin’de

Asırların çığlığını duyarım
Filistin’de,  medeni dünya ağlar!..
Hala, nefretin dehşetini duyarım
Irak’ta, milyonları hüzün bağlar
Suriye, Menbiç Kalesi önünde,
Gazi Belek’in, ok yarası sızlar!

Yazarın Diğer Yazıları