Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Çağrım var

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Sağduyuya, akla, izana çağrım

Şehrimiz için bir yürek, kıvılcım!

Bitsin artık dinmeyen sancım, ağrım

İrade koymamak gibi utancım!

Eğilme hiçbir zaman der, inancım!

Çağrım var, bilirim yanıktır bağrım

Gün olur sanki sanıktır çağrım (!)

BARIŞ ÇELENGİ

Mısralarım, "barış çelengi" olsun

Yüreğim, vatanın ahengi olsun

İnsanım, "bir akıl, bir yürek olsun"

"Erdemli" ülkemin mihengi olsun

Olmak, bir şuur, fırtına gibi essin!

DIŞ TÜRKLER

Dış Türkler, bizim dış kalemiz gibi

Tahkim edeceğiz, iç kalemizi

Kutlu kılacağız; ailemizi

Sokak, Cadde, Mahalle içimizde;

Hürce, dalgalanan hilalimizi,

Nakış nakış kalbimize çizecek

GÜL AĞACI

Gül Ağacı; ‘Tebriz’den gelen türküm’

Gül ağacı, bülbüle yâr ve dost

İnsana en yakın zarif bir dost

Kokusuyla, dokunuşuyla, ey dost!

Bilirim, boynun hakka eğik, mahzun,

Duruşunda asil, şifa kaynağı,

Harput’tan Tebriz’e “Gül Selâmı” var.

TEMMUZ AYI

Temmuz, Ağustos ayında, kavrulur Elâzığ

Canlara sığınak olur, Harput'u, Hazar'ı...

Azığı bol serin yaylalara çıkılır

Geceleri sanki fener alayı yakılır

Başkadır, hâki toprağını sever Elâzığ

TEMMUZ AYINDA

Temmuz ayında, yaz terini atar

Terin üstünü bir Elezber siler

İnsan canını serin yere atar

Şiirin ruh kökünü ezber diler

UZAKLARDA

Uzaklarda dik bir hoyrat yükselir.

Deli gönlüm hasret diye seslenir

Fırat'ın suları, bir derya gibi

Umutlarım, köpük köpük süslenir

FİLİSTİN BEKLER

Filistin, Osman Batur'unu bekler

Calut'u yenecek Talutlar gelsin

Kıyama durmayan, kıyamet bekler

Kim der ki, Gazze'ye husumet gelsin?

Dehşetten, yüreğim ağzıma gelir!

EY KÜFE HALKI

Ey Küfe halkı, seni affedemem!

Ehli Beyt'in, türabı olamadın

Sözünden dönenleri affedemem

İhanetin, gazabı olamadın

HASTAHANENİN DUVARI

Hastahane duvarına baka baka

İçime giryan girdi sanırım

Şu âlemde, nefsimi yaka yaka

Göğsüme burhan girdi sanırım

Belki de günahımı döke döke

İçime sultan girdi, sanırım

SAĞCI-SOLCU

Sağcı-solcu, İlerici-gerici,

Ben de derim ki, erdemli insan;

Ahde vefa bilmeyen garip insan,

İnsanı, "Ahsen-i Takvim" düşündün mü?

Yunus diliyle, sevgiye yandın mı?

Kâmil, arif insanları andı mı?

Yol birdir, vatan aşkıyla gören göz;

İşiten kulak veya yürek maksat

ÜZÜM

Üzüm, iki gözüm, barışta, tadım

Bazen yaz sıcağı, bazen güz bağım!

Her mevsim kendi rengini nakışlar...

İnsandır, hikmete tutkundur adım!

Adımla kimliğim, akıldan kalbe...

Sabır ekseninde yürüsün derim!

Huzur dolu bir dünya hasbelkader

Barış iklimine yürüsün derim

TAVİZSİZ...

Tavizsiz, riyasız, ünlemsiz Türkiye

Bölücüye yol-yolak, meydan açmayan,

Gizlisi, saklısı olmayan, ayan beyan,

Bayrak-ezan kutsallarıyla kıyamda,

İdealleriyle de hayran uyandıran,

Ufuk ve ufuk ötesine taşan yürekler,

Güneş gibi ışığını dağıtan bir Türkiye...

Yazarın Diğer Yazıları