Sabrı yudum yudum içtik de geldik
Takva elbisesi giydik de geldik
Şükür sofrasına erdik de geldik
Rahmet duası, Bayramlar merhaba!
Bayramlar, orucun ikramı bize
O ikram huzura yol verir keza
Sevgi güneşi doğar içimize
Açan gül gibi Bayramlar merhaba!
Bayramlar, gönüllerde fetih günü
Fethin ruhunda kutlarız bugünü
Büyür yüreklerde sevgi yangını
Birliğin adı, Bayramlar merhaba!
Damla oldum deryalara karıştım
Gonca oldum baharlara eriştim
Yürek oldum sevdalarla yarıştım
Barıştığım gün Bayramlar merhaba!
Hasretin bittiği gün, senin adın!
Bal ile şerbetle bilinir tadın
İsmin anılır, bir ulu maksadın
Ufkunda doğan Bayramlar merhaba!
BAYRAM SABAHI
Bayram Sabahları, en tatlı rüyam
O rüyalara, ‘uyanmak’ isterim
O anları içten ‘se(v)dayla duyam!
Saflarda bir çocuk olmak isterim
BAYRAM OLA
Bayram ola, hayır, bereket ola
Cümle sofralarda hareket ola
Bir, beraber olmaya gayret ola
Gayret, şefkate ihlasa dönüşe
Küsülüler, sarmaş dolaş konuşa
Uzaklar yakına, güle kavuşa
Bayram tadında, mübarek ola
Bayram ne der;
Kırılan kalpleri yapmaya geldim
Barışa, huzura ermeye geldim
Bir saf olalım, af ve mağfirete
Erenler katından, görmeye geldim
BAYRAM GÜNEŞİNİ
Bağrıma bastım bayram güneşini
Hasretle yudumlarım sevincini
Bugünlerde barışın güvercini
Uçurtmalıyım söz muhabbetinde
Bir ömre bedel bayram sabahını
Çocuksu duygularla sevincini
BAYRAM…
“Bayram” sükûtun güne uyanışı,
Gönül gözüyle âleme bakışı,
“temiz sayfayla” zamana akışı,
Dünya sefasından kaçar çileye!
“Bayram” bu sese, söze canlar hayran!
Nefesim kurban olsun bu sedaya…
Özde huzura dönsün artık devran
Gönül muhabbetidir, cedaya…
“Bayram” bütün çiçeklerden bir demet
Renkler, kokular, içimdeki hasret
Sevda gemisine yol verir nusret
Selam olsun, Hakk ’tan gelen nidaya…
“Bayramlar” sabır ve şükrün ikramı
Hak Yoludur, milletin serancamı;
“Birlik ateşi tutuşsun…” meramı,
Edep ve iffet güç verir edaya…
“Bayram” sılaya düşen gül izinde
Güller nöbet tutar, nazar üstünde
Mehmet’in vuslatta, hilal göğsünde;
Her zaman, yüzü dönüktür Huda’ya
“Bayram” selam et, hayra saadete
Tefekkür et, bin yıllık ibadete…
Kâinat dönsün koca bir mabede;
Aslı, Kerem’dir; hazır ol vedaya!
Bayram” kavuşmaktır, sevenlerine
Garip; “el uzatır sövenlerine!”
Tevazu; “sahip çıkar genlerine”
Kahraman, “el pençe durur gedaya”
Bayram” dost meclisi, ahde vefadır
Güzel söz, gönülden göze sefadır
Bayramlar, rahmet sofrası, nefadır;
Merhaba, aşk ritmindeki sedaya…
BUGÜN BAYRAM
Bugün bayram, biraz daha tebessüm
Hissemize düşsün sevgi nimeti
Her ailede soylu bir merasim
Yağsın üstümüze, bayram rahmeti
İkramını gönül kalemi yazsın
Reyhan kokusu mayalar zahmeti
BAYRAM OLUR
Bayram olur, yüz gülmezse neyleyim!
Bayramı, bayram bilerek yaşamak
Sevdiğimi göz görmezse neyleyim
Sıla-i rahim yaparak yaşamak
Geçti ömür bayramlarla Hoşseda
O sedanın özlemiyle yaşamak
BAYRAM EN BÜYÜK HEDİYE
Yarab, katından ne büyük hediye
Küskünleri bir araya getirir
Yüreklerde bir coşku, bayram diye
İçinden kini, nefreti götürür
Bugün millet gönülden el sıkışır
İnan ki şeytan köşeye sıkışır
Bu hal, bu sevda insana yakışır
Aşk ile rağbet rahmeti artırır
BAYRAM NEYIME
Gül kokulu sevdayla gelsin bayram
İncinirse yürek, bayram neyime
Ezan sesiyle kavuşur lokmaya
Lokmalar düğümlenirse neyime
Sırat, kıldan ince kılıçtan keskin
Sırat sız bayrama ermek neyime
BAYRAM GÜNÜ
Bayram günü köyde, ‘ata yurdunda’
Açıktır kapımız, her gelen dosta
Yüzlerde tebessüm eksik olmasın!
Rıza makamı, razı olsun dileğim!
Armağandır, İbrahim’i sofralar
Nefesler, teşrik tedbiriyle can bulsun!
BAYRAM BİZİM GÖNÜL SOFRAMIZ
Bayram, ‘ilahi bir terbiye’ huzur,
Aydınlık bir ufka doğru yürümek
“Rabbim, her yerde hazır ve de nazır!”
Adımlar, ‘ihlasla’ yüce dileğe…
Muhabbet bağında, sıla-i rahim
Doğmak, ‘hayata’ yeniden doğrulmak
“Olmak şuurunda” sevgiye doymak
BAYRAM SOFRASI
“Baba, anne, kardeşler ve torunlar!”
En güzel elbiselerini giymişler
Sevgi saygı güven dolu bakışlar
Eller öpülür, gönüller tatlanır
Canlar sofra etrafında toplanır
Sofra, sohbet, gül ikramı gibidir
İkram bir hoş sedaya dönüşür
Babam, “Hacı Hayri’den bir gazel okur”
Anam, ‘manilerle bizlere dokunur’
Daha ilk bayramımda özledim sizi
ESKİ BAYRAMLAR
Dünde, bugünde, ‘eski bayramlar’ der
İçimizde yanan tatlı bir gizem
Bayramın getirdiği özge nizam
Bilirim her biri saklı anılar
Gönüller, “bayramlar bayram olsun!” der.
BAYRAMLAR
Bayramlar, bayram tadında olmalı
Gönüller pür neşe ile dolmalı
Birleşen yollarda, artar coşkumuz!
Birlik şarkısına neşet bulmalı
BAYRAMA DAİR
Bayramlar, buyruk yüce yerdendir
Hakkın bizlere; lütfu, ikramıdır!
Sırla, sükûtla yolumuz serdendir
Kulun takva yolunda meramıdır
O meram, kâinatın kuramıdır!
BAYRAM NASILDIR?
Turan ellerinde bayram nasıldır?
Niyetimiz, kızıl elmaya vasıldır!
Ata yurdun derdi ile dertlenir
Vuslat şarkısı hilaldir, ‘al’dır
Gerisi bize teferruat, masaldır
Sıla yurdu, ata yurdu; VATANDIR!
Türkiye, kalbim şükranla atandır
BAYRAMLAR
Bayramlar; sevgiye, barışa infak
Bedri, bayram aydınlığında şafak
Yok, olmalı, içimizdeki nifak!
“Bal tadında, sımsıcak bir muhabbet”
Esenliğinde gaye ve ufuk!
BAYRAMLARA ERDİN
Bu bayram hislendim mezar taşında
Babamın gözlerinden okunurdu,
İbrahim’i bakışlar, gözyaşında
Duası, yüreğime dokunurdu!
BAYRAMA ERDİK
Acıları gözyaşıyla yıkadık
Geldik, İsmail’i teslimiyetle
,Gördük, dünya kahrını adım adım
Şükründe İbrahim’i hamiyetle
Bayram sofrasına gönül adadık
Vuslat gününe erdik afiyetle
BAYRAM NAMAZI
Bayram sevinci kabından boşalır
Saflar, birbirleriyle dualaşır
Masum ellerde asude bir bahar
Esintisi, rahmet rahmet dolaşır
BAYRAMLAR…
Bayram, uzakları yakına taşır
Sözleri selam ile tatlılaştırır
Memleketim, artık tek bir yürektir;
Gönüller bayram eder, bayramlaşır
BAYRAM
Bayram, barışın öznesi!
Gönül, gözlerin gözesi
Aşk damarında taşır;
Sevgi dertlerin hecesi…