103 yıl önce/ veya bir asır önce “Ankara, 13 Ekim 1923 tarihinde TBMM’de kabul edilen tek maddelik kanunla Türkiye’nin resmi başkenti oluyordu.”
Gerçi, 27 Aralık 1919 tarihinde, “temsil heyetinin Ankara’ya gelmesiyle Ankara Şehri, Millî Mücadele’nin ana karargâhı hâline geliyordu.”
Ankara Şehri, 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM’nin Ankara’da açılmasıyla beraber, “Türk milletinin bağımsızlığını ilan ettiği tarihi gündür.” Bu tarihi günde aynı zamanda Ankara Şehri, yönetiminde merkezi oluyordu.
Samsun’dan Ankara’ya tarihi bir yürüyüş vardır. O yürüyüşün tarihi adımları içerisinde;
Amasya Genelgesi (21-22 Haziran 1919)
Erzurum Kongresi (23 Temmuz- 07 Ağustos 1919)
Sivas Kongresi (04-11 Eylül 1919)
Bu kongrelerde alınan kararlar önemlidir. “Manda veya Himaye asla kabul edilemez”
“Milli Sınırlar İçinde yer alan Türk toprakları bölünmez bir bütündür”
Millî Mücadelenin sesini duyurması amacıyla, “İrade-i Milliye Gazetesinin…” çıkarılması kararlaştırılmıştır.
Adım ve adım zamanla birlikte sabırla ve büyük bir sükunetle yürüyoruz. O sükunetin içerisinde kavi bir iman gücünün olduğunu da belirtmek isterim.
9 Ekim 1923 tarihi… İsmet İnönü ve arkadaşları Ankara’nın Başkent olmasını öngören kanun teklifinin meclise sunacaklar.
13 Ekim 1923 tarihi… “Türkiye Devleti’nin Yönetim Merkezi Ankara Şehridir” maddesi kabul edilerek resmileşiyordu.
Ankara’nın Başkent Seçilmesinin Sebepleri vardı. Bu sebepler arasında, “Coğrafi Konumu, Askeri ve Güvenlik Konumu, Millî Mücadele Ruhu, İstanbul’un İşgal Altında Oluşu…”
Piri Türkistani Ahmet Yesevi’den tecelli ederek yürüyen fütüvvet nefesi Anadolu’nun içlerine öylesine akmıştı ki, “Yunus’un diliyle Anadolu’yu bütünleştiririz.”
Şairimiz ne diyorlar, “Gördüm ki, / Her şehrin bir sahibi var/ Her sahibinin bir naibi var. /
Hacı Bayram, Hacı Bektaş/ Adım adım, taş taş/ Mülkü tapulamışlar /
…Ve bizi himmetlerine alıp, / Bekleye durmuşlar”
Elbette ki, Ankara’nın Başkent Oluşunun, ‘manevi cephesini de birlikte okumalıyız.’
İstiklâl Marşı Şairimiz “Çanakkale Şehitlerine” armağan ettiği şiirinde bir vecd halindedir;
“Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın!”
İstiklal Mücadelesi tarihini ve Ankara’nın Başkent oluşunu o ruhani atmosferde okumalıyız.
Yahya Kemal Beyatlı, Yüce Yaradan’a bir büyük yakarıştadır, duadadır, niyazdadır;
“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın
Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın”
Anadolu, İslâm âleminin, ‘iç kalesidir’ O kaleyi çok iyi tahkim etmeliyiz. Bunun içinde, tarihimizi iyi okumalıyız.
Orhan Şaik Gökyay, “Bu Vatan Kimin” şiirinde, bir gerçeği, bir iradeyi haykıracaktır;
“Gökyay’ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.”
Öyle bir bedel ki, ‘bayrağını kızıla boyayacaksın!”
Müştak Baba (1759-1832) sufi şair. Esas adı, Muhammed Mustafa Müştak…
Ankara’nın Başkent oluşundan 91 yıl önce vefat eden Müştak Baba, “Ebcet hesabı düşürdüğü şiirinde Ankara’nın Başkent olacağını haber veriyordu…” İşte o şiiri ve ebcet hesabını birlikte okuyalım;
Müştak Baba, 1759-1832 yıllarında yaşamış bir sufi şair.
Bu zat, Ankara’ya uğrar…
Hacı Bayram Veli’nin türbesini ziyaret ettiği sırada,
Gönlünü dolduran ilhamla, ‘asırlara seslenir’
O seslenişte, Ankara’nın Başkent olacağı müjdesi vardır.
Müştak Baba şiirinde;
“Me’va-yı nâzeninde kim elf olursa efser
Lâ-büdd olur o me’vâ İslambol ile hem-ser
Nun vel kalem başından alınsa nun-ı Yunus
Aldıkça harf-i diğer olur bu remz azhar
Miftah-ı Sûre-i Kaf serhaddi kaf ta kaf
Munzam olunmak ister ra-yı Resûl Peygamber
Hay huy ile ahir maksud oldu zahir
Beyt-i veliyy-ül-ekrem el-hâc iyd-i ekber
Ey pâdişah-ı fahham sultan Hacı Bayram
Ruhan ister ikrâm Müştâk abd-i çâker”
Ebced Hesabında şöyle ifade edilir;
Efser’den, Türkçe “A” harfi karşılığı
Nun’dan, Türkçe “N” harfi karşılığı
Kaf’dan, Türkçe “K” harfi karşılığı
Resul’dan, Türkçe “R” harfi karşılığı
Hay’dan, (ismin “e, a” hali karşılığı
Elf………………….1000
e (Elif)…………… 1
f (Fe)………. …… 80
s (Sin) …….. ……. 60
r (Rı)…………….. 200
elf (1000) + efsr (341)….. 1341
Halkımız arasında anlatılır… Milli hisleri güçlendiren ifadelerdir.
İstanbul’un fetih müjdesini, Sultan Murad’a Hacı Bayram Veli verecekler.
İstanbul’un fethini ne sizler ve ne de ben dahi görmeyeceğim…
Bu kutlu fethi, “şehzadeniz Mehmed ile bizim Akşemseddin’e nasip olacaktır!”
Hacı Bayram Veli’nin mürşidi Şeyh Hamidi Aksarayi (Somuncu Baba) dır.
Somuncu Baba’yı, Bursa Ulu Cami’nin açılışındaki, ‘ruhani iklimden’ biliyoruz.
Ulu Cami’de, ilk hutbeyi okuyacaklar. Bu hutbe de, Fatiha Suresini;
‘Yedi manada tefsir edecekler’ Bu tefsirde herkes nasibine düşeni alacaklar.
“Samsun’dan Ankara’ya…” o tarihi serüveni düşünmenizi isterim…
O serüvende, “bin yıl İslam’ın bayraktarlığını yapan bu milletin…”
Şehadet yolculuğudur, efendim…
Nisa Suresinin 69. Ayetinde ne buyruluyor;
“Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse işte onlar,
Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu;
Peygamberler, Sıddıklar, şehitler ve Salih kişilerle beraberdir.
Bunlar en güzel arkadaştır”
Anadolu’nun manevi iklimi bizleri sürekli tefekkür ettirir…
Aklımızdan, fikrimizden, zikrimizden o ruhani iklimi çıkarmayalım…
Ankara’nın Başkent ilan edildiği 13 Ekim 1923 tarihindeki nüfusu, “Merkez Nüfusu; 21 bin 446’dır”
Ankara ilinin kazalar, nahiyeler ve köylerle birlikte toplam nüfusu, 312 bin 549’dur.
Türkiye’nin ilk resmi sayımında Ankara İlinin toplam nüfusu, 404 bin 720’dir. Ankara İlinin Merkez nüfusu ise, 74 bin 553’dür. Nereden nerelere gelmişiz.
2026 nüfus sayımına göre Ankara’nın nüfusu, 5 milyon 910 bin 320’dir…
Ankara’nın, 2025 yılı Toplam İhracatı ise, bir önceki yıla göre yüzde 24.1 artarak, “17 milyar 485 milyon 656 bin Dolar…” olarak gerçekleşmiştir. Ankara’nın ihracatının ağırlık noktasında; savunma sanayi,
otomotiv ve makine ve sanayi ürünleri öne çıkmaktadır. Ankara, bir Başkent oluşunun yanında, “bir kültür, sanat, edebiyat, eğitim ve sanayi şehridir…” Tabiatıyla siyasetin kalbi de Ankara’da atmaktadır.
2026 yılı itibariyle Ankara’da toplam, 21 Üniversite bulunuyor. Bunlardan 8’in devlet Üniversitesi, 13’ü ise vakıf üniversitesidir. Ankara’da, 21 Üniversitede toplam öğrenci sayısı, 335 bin ila 374 bin arasında değişmektedir… Şunu özetle söylemek istersek, Ankara, Türkiye’yi solumaktadır… Dahada ötesinde gidersek, Türk ve İslâm Âleminin nabzını Ankara’da okuyabilirsiniz.
Ankara’nın Başkent Oluşunun 103.ncü yılını gönülden kutlar, tebrik ederiz.