Rabbim nefes vermiş, haydan geçeriz
İki dağ arası, saydan geçeriz
Hak uğruna gaza, candan geçeriz
Fetih türküsü, meydan geçeriz
Dünyaya gözü kör, paydan geçeriz
"Mevla'nın hükmüne, meyden geçeri"
Geçeriz biz, Sırat-ı müstakimden
NERDE KALDI?
Nerde kaldı, eski serdengeçtiler?
Güzel insanlar, rüzgâr gibi geçtiler
Âlemden baharı alıp gittiler
Sevgiden öksüz kaldı civanlar
Son baharın girdabına düştüler
Masum yüzler esarete göçtüler
SEVGİNİN OLDUĞU YERDE
Sevginin olduğu yerde kin olmaz
Çorak, sısuz toprakta ekin olmaz
Şefkate hasret gönül yakın olmaz
Rüzgârsız ufuklarda esin olmaz
Sarp, çetin dağ yolları tekin olmaz
Göz, sevgiyle örülü nazar ister
TÜRKÇE EDEBİYATI OLAN DİL
Türkçe, edebiyatı olan bir dil
Destanlarıyla konuştuğum dil
Coğrafyayı sese boyayan bir dil
Zevk, estetik, hayran kaldığım bir dil
Atiye ayna tuttuğum asil dil
Fıkra, hikâye, roman, edebi türler
Medeniyet Coğrafyamda; TÜRKÇE'M ÇAĞLAR
Zarafetiyle de gönülleri bağlar
ŞİİR, SANAT…
Şiir, sanat, edebiyatta arayış
Dünü, bütün ekseniyle tarayış
Ulvi gaye etrafında yaşayış
Edebi nükteleri hatırlayış
Geleceği kuşatan bir kavrayış
Sanatta umumi bir sıçrayış
Sükutun verdiği sancıda duyar
Yeni bir anlayışı yürekten boyar
SEHER VAKTİ
Seher Vakti, günün selâmı olsun
Cümle gönül, hakkın nuruyla dolsun
Rabbim, şerre ve nifaka gem vursun
Zaman, kâmil insana selâm dursun
Güneş, huzura, sükunete doğsun
Merhaba güne, sadıkane dostlara
Merhaba cana, arifane dostlara
Merhaba handan zarifane dostlara
Merhaba rindan kamilane dostlara
TÜRKÇE’YE DÜŞMAN
Türkçe ‘ye düşman, medeniyet düşman
Karamanoğlu Mehmet Bey'den ferman
Her sözüyle de gönlümüze derman
Türkçeyle insanım olur şaduman
Yürür asırlara şanıyla kervan
Tefekkür diliyle ıslanır zaman
Canlarla deryaları düşler liman
DÖRT BAŞI MAMUR
Dört başı mamur insan arıyorum
Dört yana, insanı kâmil soruyorum
Sahabe yolu, asrı özlüyorum
Fikrim, zikrim, hayalim; nur asrında
Umudum, doğacak günün fecrinde
OLDUM OLASI
Oldum olası karanfili sevdim
Şanımı, şöhretimi rengine verdim
Huzur içinde yüreğimi serdim
Mor bir dünyanın bahar sevdasıyım
Eylülün verdiği hüznün yasıyım
EBRULU GÜL…
Ebrulu gül nakışlı yazması var
Görürüm içinde gizli tasası var
Dalıp giden gözlerin manası var
Sevginin şefkate göz vefası var
Mısraların içli söz sofrası var
Dünyanın öteye taşan ahı var
DİNLE EY CAN
Dinle ey can kuşların tesbihini
Kuş tüyü kadar hafif muhabbetini
Göklere kanat çırpan sahavetini
O içtenliği hisseder gibiyim
Ruhumun açlığını görür gibiyim
Vuslata çağrıyı okur gibiyim
BAĞ BAHÇE BAHAR TADINDA
Bağ, bahçe bahar tadında değil
Hazan rüzgârlarını konuk eder
Kulak ver, bülbülün sesine eğil,
Bahtı kararan güle feryat eder
Yeşilin tonları nazende değil
Sarı, kızıl boyası nisyan eder
Düşlerimiz bahar zevkinde değil
Güz yağmuru soğuğa avdet eder
RABBİM VERMİŞ
Rabbim vermiş bize sayısız nimet
Âdem, beş vakti görür kendine külfet
Namazsız kurulmaz hak ile ülfet
Şöhret için harcar bin türlü mihnet
Mihnetin gizeminde saklı zulmet!
Zulm ile abadı tartmaz her sıklet
Ülfetin yokluğunda gelir afet