Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İnsan ve vatan sevgisi

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

VATAN NEDİR?
Vatan nedir, sürgünde garibe sor
Kan terleyen kızıllığına yor
Kırım, Kerkük, Türkistan'a gözyaşı zor!
Tutsaklık, öz yurdunu kemiren ur
Uçuşan yüreklerini sarmış çor

ÖZGÜRLÜĞÜ
Özgürlüğü, dağlarda soluklarım
Göz nazarına düşer ufuklarım
Orada kaderimi kucaklarım
Gözyaşımı ısıtır sokaklarım
Vatan, asude bahar kaynaklarım
Sevdaya yürek açar parmaklarım
Bir vatan türküsünde dudaklarım
Sevdasına tutuşur yanaklarım

VATAN ŞU CANIN
Vatan, şu canın gizemli konağı
Ruhumun en muhterem sığınağı
Evladır, düşlerimin barınağı
Vatan, özgürlüğün kutlu kaynağı
O kaynaklar besler canı toprağı

YOL GİDERİZ
Yol gideriz dağları aşar
Derin vadiler soluğumuz
Yaylalar, bir ömür göçerler yaşar
Oba, oba toprakla dostluğumuz
Güneşte arınan buz gibi sular
Su sesinde dinlenir yastığımız
Dağ, vadiler yeşille daha güzel

ON EKİM TARİHİ!
On Ekim altı yüz seksen tarihi,
Zifiri karanlığın çöktüğü gün
Dünyanın bozulan, ‘eksen tarihi’
Muhammed’i kanını ‘döktüğü’ gün
Kırık kalplerle hep ansan tarihi
Güneşi menzilinden söktüğü gün
Asrın insafına çeksen tarihi
Şehadetin göğsüme aktığı gün

BİR YANDA GÜÇ
Bir yanda güç, bir yanda şer savaşı
Her ikisinde de nefis yarışı
Hak rızası değil, menfaat bakışı
Gariptir, bulanık suyun akışı
Düşünen yok ne sulhu ne barışı
Bir gizemli sır; kim kimin yoldaşı
Yürek yakan söz, "bize karanlık"
Meçhule giden yol, olmaz yarenlik


KÖTÜLÜK
Kötülük, salgın bir hastalık oldu
Dört bir yanı; taşlık çalılık doldu
Nice canlar, nice yürekler soldu
Akıl uyuyunca, nefis yürüdü
Sular çekilince, toprak kurudu

BİNALAR KENDİ İNSANINA
Binalar kendi insanına tabut
Haramın toprağa gömdüğü umut
Acıyla gözyaşları döker bulut
Dünyanın şanına aldanan haydut
Gönül katili nasıl olur mesut?
Kalmadı içi dışı bir mazbut

AHLAK ÇÖKÜNCE
Ahlak çökünce, akıl nefse dönmüş
Bedenin kandilleri bir bir sönmüş
Sabrın, sükutun kıyameti kopmuş
Aklı selim, insaf duygusu ölmüş
Âlem her türlü melâneti görmüş
İzzet-vakar, ayak altına düşmüş
Sanki kâmil insan dünyaya küsmüş
Edep yahu kanlı gözyaşı dökmüş

AZERBAYCAN-TÜRKİYE
Türkiye-Azerbaycan, bir millet bir vatan
Tarih boyunca kalpleri bir atan
Anadolu'da, Bakü'de şehit yatan,
Bir milletin, bir vatanın evladı
Gönül Coğrafyamın iki kanadı
Gezer dağlarında ahu ceylanı
Birlikte yazacak asra destanı
Düşmanı bir, değişmeyen celladı,
Fitne, fesat peşindedir, düşmanı

RESUL HIRKASINI TAŞIR
Resul’ün hırkasını taşır, şair
“Şiirde hikmet gibidir” der, Resul
Anladım, “sanat Allah’ı aramak…”
Bildim, “çelik çomak işimiş, sair…”
Şiir, dua gibi süzülür gönlümden
Hikmet pınarı gibi kaynar özümden
İlham kaynağı gibi taşar özümden

“Ve kul rabbi euzu bike min hemezâti-şşeyâtîn"
Meal; "Ve de ki; "Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım"
Mü'minun Suresi 98.Ayet

"Ve euzu bike rabbi en yahdurun"
Meal; "Rabbim! (Onların) yanımda bulunmalarından da sana sığınırım"
Mü'minun Suresi 98.Ayet

ŞİİR ÜZERİNE
    (Sadık K. Tural Hocaya)
“Şiir olmasa dünya çöl olurdu”
Hikmet yıkamasa gök kül olurdu
Şiir aşktan doğar, ruhu yükseltir
Aşktan uzaklaşsa arz zül olurdu

SÖZÜNDE
Şiir sözünde; hikmet var, ihsan var
Sessiz çığlığın ruhunda, insan var
Sesin mana elbisesi, lisan var
His deryası, düşünce pınarında
Akar gideriz fenadan bekaya
Ağaç gibi, “kökü mazide ati”
Şiir gibi gönüllerde, yasan var!

Yazarın Diğer Yazıları