İstanbul'dan Samsun'a gemi yüzer
Deryalarda mavi gözleri süzer
O gözleri, müessif esaret üzer
Karalar, üstünde kara bulutlar
Her geçen gün daha soğur umutlar
Düşmanı çok, güven vermez hudutlar
Malazgirt, Çanakkale'de meydanlar
Ruhumu ısıtır ancak şamdanlar
Zafer muştusuna yürür, şadanlar...
19 MAYISLAR
On dokuz Mayıs, hürriyet şarkısı
Deryalara kanat çırpan martısı
Olmaz asla, 'esaretin tartısı'
Bozkır Anadolu'da fırtına kopar
Bu fırtına, Türk'ün asil türküsü
SAMSUN’DAN ANKARA’YA
Samsun’dan Ankara'ya millet gider;
"Ulusun, korkma!" der, vahdete gider
Geçen bir asır tarihten dün gibi
Vuslat yolcusu hey, avdete gider
O anı yaşamak, o ana dokunmak,
Tarihin mahşeri yerine gider
YÜRÜSÜN
Muhtaç olduğum kan, kudret yürüsün
Yakar Huda’dan ki, nusret yürüsün
Âmin der yürekler hep bir ağızdan
Zafer alaylı meydanlar yürüsün
OMUZLAR
Gün olur, kâinatı omuzlar
Gün olur, şehadeti omuzlar
Başlar, omuzlar üstünde;
Bir büyük vebali omuzlar
Kahramanlar, yüreğini omuzlar!
Çanakkale’de Yahya Çavuş
Bir büyük tarihi omuzlar
NE ACI...
Ne acı, İslâm Âlemi bölük pörçük
Ayrılık depremiyle, içinde göçük
Doğranan her dilimin paydası küçük
Dertle kederle daha da ufalmış
Aman çağrısına kulak asan yok
Yakıp yıkan, kan döken harami çok
ŞAİR SÖZÜ
Şair sözü, acısı yürekçedir
Onun derdi, ne makam ne akçedir
Sözün derinliği engince, gökçedir
Ufuklar, nazar ettiğin ufuklar
Gözyaşıyla, mahzun, masum edası,
Sabırla çağrıya benzer sedası...
ANLAT DEDİ...
Anlat dedi ecdat, derdi, kederi
Esaret olmaz, ulusun kaderi
Canlardan dökülen, kanın ederi;
Karanfil kokusuyla hür yaşamak...
Kendi kökleri üstünde yeşermek
BURASI MUŞ’TUR
Burası Muş'tur, havası hoştur
Bulut bulut yıldırımları çoktur
Beyhude çabası, günleri yoktur
Gökkuşağı sevinci bir başkadır
Renklerin halay çekişi aşkadır
Murat, ince bir yay kirişi çizer
Sözün gerilişi bir hoş sedadır
ŞEHİTLERE
Şâhadet, Rabbimden kutlu mertebe
Sıddıklar, sadıklarla aynı rütbede
Kanları sebiller misali akan,
Mehmed’im, Hakk'ın yanında türbede;
"Şehitler ölmez, rızıkları kesilmez"
(Onlar, Hak katında rızıklanırlar
NEREDE BARBAROSLAR
Nerede Barbaroslar, Turgut Reisler
Derya Beyi Kılıç Ali Paşalar,
Fetihlerle mürüvvetiniz yürüdü...
Yirmi birinci asır, keder sardı;
Akdeniz'de, haramiler toz atar!
Bedri, garipler, "bibere tuz katar"
Sözün bittiği yerde, ses bayrağı yükselir
HÜSRANA BENZER
Sanma gaflet üzerine bir hayat
Akıbeti meçhul bir yola benzer
Fikrinde sebat, gayretine niyet
İltifat, nefsani hevese benzer
Verme kimselere kolunu diyet
Ağır hesap bil ki hüsrana benzer
İNCİNMESİN VATANIM
Yeşil libaslar sana yakışır, can
Helaldir, damarımda akışır kan;
Şehadet eder vatan sevgisine
Ateş düşerse, ciğerimdir yanan!
Seninle hemhal oldum, imanım hey
Acınla, tasam büyür, amanım hey
Afetlerle kavrulmasın vatanım
İncinmesin toprağında yatanım!
HÜRRİYETİM
Hürriyetim, vatanım, nimettensin
Nimetin, şehitlik; şahadetimdir
Bir can gibi, etten ve kemiktensin
Nöbetinde olmak, ibadetimdir
HÜRRİYET...
Hürriyet, insanı yaşatan fıtrat
Çanakkale’de, kulakları çınlat;
Âlem-i İslâm’a en büyük berat...
Terle, emekle yüreğini ıslat...
Hatıraları yaşamak için fırsat,
Çanakkale yay; okunu ger, fırlat!
HÜRRİYETTEN...
Soğan, ekmek yerim, hürriyetten vaz geçmem
Şehitlere borcum, bu diyarlardan göçmem
Vatan sevgisi, bizde yâr, yaren sevgisi,
Ser veririm, bu sevdada sırrımı açmam
Bu şefkat, bu muhabbet Allah vergisi
ORDU MİLLET OLMAK
"Ordu-Millet" olmak, çok başka bir şey
"Hürriyetsiz yaşayamam" diyen millet!
"Hazır ol cenge ister ister isen sulh-u salâh"
Erdemli insanın feraseti başka bir şey
Sulh içinde geleceği korumak sevdası!
O sevdada yatar, "Ordu-Devlet" ideali