Rüveyda Sadak

Elazığ'ı tanımlarken…

Rüveyda Sadak

Şehirleri tanımlayan kavramlar vardır. Peki, Elazığ denince memleketi nasıl tanımlarız? Süt Kalesi ile Harput, Çaydaçıra, Üzüm, Orcik gibi devam eden bir listeye dönüşür, ifade edilen Elazığ tanımı. Doğal yapıları ile eski dönemlerin geçmişten günümüze uzanan tarihi dokusunu tüm gerçekliğiyle açıklayan, Harput. Tarihin yaşayan kenti statüsünde değerlendirilen Harput demografisinde, birçok medeniyetin ismi yerleşiklik göstermiştir. Bir kültür değeri olarak değerlendirilebilecek olan Harput, turizmin Elazığ’daki önemli mekânlarından biridir. Buzluk mağarasının yaz mevsiminde bile muhafaza ettiği buzlu yapısı, dikkat çekmeye devam ediyor. Bir tarihi kişinin bir kahramanın, Balak Gazi’nin at üzerindeki devasa görseli, Balak Gazi’nin tarih sahnesindeki başarısını tarihin eski döneminden şimdiki zamana yaşanmış bir tarihi, fotoğraflandırıyor ve böylece bilgiyi canlandırıyor. Efsaneler mekânı Harput’ta, çok sayıda camiden biri olup eğik minaresiyle özdeşleşen Harput Ulu Cami, turizmin uğrak mekânlarından biri olarak gündemde bir misali anlatıyor, Harput’un farkıyla. Tarihi Harput yapılarıyla ve özellikle Harput ikliminin gerek kendine özgü enstrümanlarıyla ve gerekse tarihten bu yana hâlâ ayakta duran ve yerli-yabancı turizmin merak ile gezdiği ve seyrettiği Harput Kalesi, tarihi resmeder. Söz konusu kalenin yapımında su kıtlığı, kuraklık dolayısıyla harcına su yerine süt eklenmiştir. Dönem itibariyle koşulların gerektirdiği üzere inşa edilen bu betonarmenin gerçek bir tarih eseri olduğunu ifade etmek, ayrı bir gurur. Harput’ta yer alan ve Harput tarihine ayna olan Asırlık Çınar’ın bir nevi yaşayan efsane şeklinde nitelendirilmesi de şaşırtmasa gerek. Harput derken sadece bahsettiğimiz örneklerle açıklanması tabiî ki mümkün değil. Harput musikisi, adını Harput’tan alan Harput Köftesi ve vesaire… Ve üretim tekniği coğrafi işaretiyle bilinen ve kumda kavrulması ile özdeşim sağlayan bir geleneksel olmuştur, Ağın leblebisi. Peynirli Ekmek ve Taş Ekmeği’nin Elazığ’ı anlatırken sürekli akla gelişi bir tesadüf değildir. Nitekim Sırın ve Borani’yi anlatırken de Elazığ yerelinde ekmek ve semizotunu adlandırarak yemek çeşitliliğine ekleyen yine Elazığ’dır. Gelelim Elazığ’ın nesi meşhur sorusuna… İlk önce Çaydaçıra olur ki özgün müzik geleneğinin tabaklarda bulunan mumlarla görsel bir manzara sunduğu Çaydaçıra, başta klarnet olmak üzere kendine özgü geleneksel enstrümanlarıyla yerel sanatı seyrettirir. Ayrıca Çaydaçıra dinletisiyle de bir kültür değerin dinletisini tasavvur ettirir. Elazığ, tanımlanma konusunda türevlerinin çokluğu ile bilinir. Hazar Gölü ve Hazarbaba Kayak Merkezi’nin şehir içi ve şehir dışından gelen ziyaretçilerin tercih ettiği Elazığ mekânlarından olmuştur. Hazar Gölü sadece herhangi bir göl olmayıp, batık kent niteliğinde tabii bir sahanın işlevsel değeridir. Eğitimci-Yazar-Sosyolog Hocamıza teşekkür ederek, sosyolojik yorum ile değerlendirdiği kent hakkında niteliği detaylandırdığı değerli satırları bir anekdot olarak aktaralım: “Kentlerin de dili var. Onlar da canlıdır. İnsanlarla konuşuyorlar, dinlemesini ve duymasını bilenler için. Kentler sadece birer taş, beton, evler veya binalardan ibaret değildir. Kentlerin, insanların gelişimi ve kişiliği üzerinde de etkisi vardır çünkü biriyle tanıştığımızda burcunuz nedir diye sormayız. Nerelisin memleketin neresidir diye sorarız. Çünkü kentler iller ilçeler köyler yani toprağın bitkileri şekillendirip tatlandırdığı gibi insanların da kişiliğini şekillendirip olgunlaştırıyor.” Hocamızın kent kapsamında açıklamış olduğu detaylandırmaya dair, Elazığ’da herkesin bildiği gibi ünlü olan Köfteciler Sokağı’nın Elazığ ile bütünleşen bir tanım olduğunu belirtmekte fayda görüyoruz. Elazığ’ın özet niteliğinde tanımlanan kavramlarını açıklamaya çalışırken; Elazığ’ı anımsatan her kelimenin, tanımın birer kültür değer olduğunu ithaf ettiği her nesnede tekrar eden Çaydaçıra ve Harput ile devam eden bir tarih ve bir Elazığ diyerek.

Yazarın Diğer Yazıları