Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yeni bir gündem düşüyor önümüze. Televizyon ekranları, telefon bildirimleri, sosyal medya paylaşımları… Her biri aynı telaşın peşinde; daha çok konuşulmak, daha çok tartışılmak ve daha çabuk tüketilmek.
Oysa hayat, gündem kadar hızlı akmıyor.
Çarşıdaki esnafın kepenk açarken taşıdığı umut, emeklinin ay sonunu hesaplayan bakışları, evladının geleceği için uykusunu kaçıran anne babaların sessiz duaları, ekranlarda konuşulan başlıklardan çok daha gerçek, çok daha ağır.
Ne gariptir ki artık meseleleri değil, meselelerin nasıl sunulduğunu konuşur olduk. Sorunların kendisi arka planda kalırken, tartışmaların tonu manşet oluyor. Kelimeler çoğalıyor ama çözümler aynı hızla çoğalmıyor.
Toplumun hafızası sürekli yeni tartışmalarla meşgul edilirken, asıl konuşulması gerekenler usulca bir kenara bırakılıyor. Çünkü gündem değişiyor; fakat vatandaşın yükü değişmiyor.
Bir milleti güçlü kılan sadece ekonomik rakamlar değildir. Güç; adalet duygusuyla, güven ortamıyla ve geleceğe duyulan inançla ölçülür. İnsanlar yarınını planlayabiliyorsa, çocuklarına umutla bakabiliyorsa, işte o zaman gerçek kalkınmadan söz edilebilir.
Siyaset ise günü kurtaran cümleler kurma sanatı değil, geleceği inşa etme sorumluluğudur. Tarih, çok konuşanları değil; iz bırakanları yazar. Gürültü çıkaranları değil, sessizce çözüm üretenleri hatırlar.
Bugün belki yine başka bir başlık manşetleri süsleyecek. Yeni tartışmalar başlayacak, yeni polemikler yaşanacak. Fakat bu ülkenin gerçek hikâyesi ne ekranlarda ne de sosyal medyanın gündem listelerinde yazılıyor.
O hikâye; sabahın erken saatinde işine yetişmeye çalışan emekçinin alın terinde, toprağına umut eken çiftçinin ellerinde, dükkânının ışığını her şeye rağmen yakan esnafın direncinde ve çocuklarına daha güzel bir gelecek bırakmaya çalışan milyonların sessiz mücadelesinde yazılıyor.
Belki de artık kulaklarımızı gündemin gürültüsünden biraz olsun uzaklaştırıp hayatın sessizliğini dinleme vaktidir.
Hülasa, bir ülkenin gerçek gündemi, en çok konuşulan değil; en çok hissedilendir velhasılkelam…