Uzay mühendisliği geleceğin değil, bugünün mesleği
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Ankara Kampüsü'nde Uzay Mühendisliği Bölümü'nde tamamen İngilizce eğitim gören 2. sınıf öğrencisi Abdullah Efe Derin, uzay mühendisliği eğitimi, sektörün sunduğu fırsatlar ve Türkiye'nin uzay çalışmalarındaki gelişimi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Uzay mühendisliğinin kamuoyunda çoğu zaman yalnızca “astronotluk” kavramıyla ilişkilendirildiğini belirten Derin, bölümün çok daha geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu ifade etti.
Derin, uzay mühendislerinin atmosfer dışındaki zorlu koşullara dayanabilecek uyduların ve uzay araçlarının yanı sıra itki ve tahrik sistemlerinin tasarımında görev aldığını belirterek, “Uzay mühendisi; makine, yazılım, elektronik ve malzeme bilimini, yerçekimsiz ve aşırı sıcaklık farklarının bulunduğu zorlu uzay ortamı için bir araya getiren kişidir.” dedi.
GÜNLÜK YAŞAMIN BİRÇOK ALANINDA UZAY MÜHENDİSLİĞİ VAR
Uzay mühendisliğinin yalnızca uzay araçlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Derin, GPS ve navigasyon sistemlerinden hava durumu tahminlerine, internet altyapısından afet yönetimi ve telekomünikasyon ağlarına kadar pek çok alanın uydu teknolojileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Bölümün eğitim sürecinin de oldukça yoğun olduğunu ifade eden Derin, ilk yıllarda matematik, fizik ve temel simülasyon dersleriyle başlayan eğitimin ilerleyen dönemlerde termodinamik, akışkanlar mekaniği ve mukavemet gibi teknik derslerle devam ettiğini belirtti.
Derin, eğitimin ilerleyen aşamalarında roket itkisi ve yörünge mekaniği gibi alan derslerinin önem kazandığını kaydetti.
ANKARA’DA EĞİTİM SEKTÖRE ERİŞİM SAĞLIYOR
Uzay ve havacılık sektörünün önemli kuruluşlarının Ankara’da bulunmasının öğrenciler açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Derin, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK UZAY ve DeltaV gibi kuruluşların oluşturduğu ekosistemin, öğrencilerin sektörü yakından tanımasına katkı sağladığını söyledi.
Ankara’da eğitim görmenin; staj, teknik gezi ve aday mühendislik programları gibi imkânlara erişim açısından avantaj sağlayabildiğini ifade eden Derin, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin doğrudan havacılık ve uzay alanına odaklanan yapısının da öğrencilerin mesleki disiplin kazanmasına katkıda bulunduğunu belirtti.
“UZAY ÇALIŞMALARI GENÇ MÜHENDİSLER İÇİN ÖNEMLİ BİR ALAN OLUŞTURUYOR”
Türkiye’nin uydu ve uzay teknolojileri alanındaki çalışmalarına da değinen Derin, Türkiye’nin uzay alanındaki projelerinin genç mühendis adayları açısından önemli bir çalışma alanı oluşturduğunu söyledi.
Milli Uzay Programı kapsamındaki çalışmaların yanı sıra Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) gibi organizasyonların da sektörün gelişimine katkı sağlayacağını belirten Derin, uzay ve savunma sanayiindeki gelişmelerin yeni proje ve istihdam alanları oluşturduğuna dikkat çekti.
GENÇLERE ÇAĞRI: “SADECE DERSLERLE SINIRLI KALMAYIN”
Uzay mühendisliği okumak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Derin, üniversite eğitiminin yanı sıra tasarım ve analiz yazılımlarının öğrenilmesi, öğrenci kulüplerinde aktif görev alınması ve TEKNOFEST gibi yarışmalarda proje geliştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Derin, uzay mühendisliğinin artık yalnızca uzak geleceğin mesleği olmadığını belirterek, gençlerin bugünden kendilerini bu alana hazırlamaları gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine genç mühendislerin önemli katkılar sunabileceğini ifade eden Abdullah Efe Derin, sözlerini “Bu yolda emek veren her genç, Türkiye’nin uzaydaki bağımsızlığını inşa edecektir. Çünkü biliyoruz ki istikbal göklerdedir.” ifadeleriyle tamamladı.
