Muhammed KURŞUN

Bir hafta daha…

Muhammed KURŞUN

Takvim yaprakları birer birer düşüyor.
Biz ise çoğu zaman günlerin nasıl geçtiğini fark etmeden, hayatın telaşına yetişmeye çalışıyoruz.

Oysa bir hafta dediğimiz şey; sadece pazartesiden pazara uzanan yedi gün değildir. İçinde nice karşılaşmalar, nice vedalar, nice umutlar ve bazen de sessizce verilen mücadeleler vardır.

Kimi insan bu hafta bir haber bekledi, kimi bir telefonun çalmasını…
Kimi bir kapının açılmasını, kimi ise artık kapanması gereken bir defterin son sayfasını.

Hayat böyle işte…

Bize her hafta yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Fakat biz çoğu zaman geçmişin yükünü sırtımızda taşıyarak yeni güne adım atıyoruz.

Belki de bu hafta biraz durup düşünmenin zamanıdır.

Kırdığımız bir gönül varsa onarmanın, aramayı unuttuğumuz bir dostu aramanın, “iyi ki varsın” demeyi ertelediğimiz insanlara bunu söylemenin zamanıdır.

Çünkü hayat, sandığımız kadar uzun değil.

Bugün yanımızda olanların yarın nerede olacağını bilmiyoruz. Bugün söyleyebildiğimiz bir sözün, yarın söylenemeyecek kadar geç kalabileceğini de…

Öyleyse bu hafta daha az kırılalım, daha az kıralım.

Daha çok anlayalım.
Daha çok selam verelim.
Daha çok gönül alalım.

Çünkü insanın geride bıraktığı en değerli miras; makamı, parası veya sahip oldukları değil, dokunduğu insanların kalbinde bıraktığı güzel izdir.

Yeni bir hafta…

Belki hayatımızı bütünüyle değiştirmeyecek.

Ama biz, bir insanın yüzünü güldürebilirsek; bir gönle dokunabilirsek; bir iyiliği sessizce yapabilirsek, o hafta bizim için boşa geçmiş olmayacaktır.

Unutmayalım; hayat günleri değil, o günlere sığdırdığımız anlamları biriktirir.

Bu hafta hepimize sağlık, huzur, bereket ve güzel haberler getirsin.

Hülasa, haftanın sonunda geriye dönüp baktığımızda,
“İyi ki…” diyebileceğimiz bir hafta yaşamış olalım velhasılıkelam…

Yazarın Diğer Yazıları