Muhammed KURŞUN

Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım…

Muhammed KURŞUN

Maalesef zamanımızda nezâket “zümrüd-i anka” hâline geldi. Herkes birbirine karşı hoyratça konuşuyor ve muamele ediyor, bunun ismine de samimiyet diyorlar. Kabalıkla samimiyetin ne alâkası var?

Hâlbuki samimiyetten nezâket doğmaz mı?

Muhabbet, iki kalp arasında bir cereyan hattıdır. Sevenler, hiçbir zaman sevdiklerini gönüllerinden ve dillerinden düşürmezler. Hakiki bir muhabbet, zahmetleri rahmete inkılap ettirdiği için, sevilenin kahrıda lütfu gibi hoş karşılanır.

Bir kimsenin muhabbetinin hakiki olup olmadığını anlamak hatta seviyesini ölçmek için, karşısındakinin kahrına ne kadar tahammül gösterebileceğine bakmak kâfi gelmez mi?

Ama günümüz koşullarında maalesef nezaket, tahammül, saygı ve sevgi adına bir şeyler söylemek zorlaştı. Her gün olmasın ki ceviz kabuğu misali kavgalar oda yetmezmiş gibi ikili ilişkilerin değer kaybetmesi…

Maneviyattan uzaklaştığımız bugünlerde sonuç olarak dış güçler sahada atını oynatmaya tekrar başladılar. Özellikle insanlara korku vererek patlatılan bombalar elbette kabul edilecek türden değildir. Buradan hafta sonu Başkentimizde gerçekleşen menfur saldırıyı kınıyor ve cesur polis kardeşlerimin gözlerinden öpüyorum. Rabbim sağlık versin tez elden.

Bu saldırının yeri ve zamanı elbette çomağına

Bakınız mesleki hayatıma başladığım günden beri yazdığım yazılarım ve TV programlarının ana başlığı ‘birlik ve beraberlik’ vurgusudur. Böylesine hassas olan bu konuyu anlatırken aslında farklı bir konunun sürüklediği ve sonuca çıkardığı bir durumdur. Yani ben fırıncı esnafını anlatırken veya bir emekli abimizin durumunu hatta corona virüsü filan, sonuç yine ‘birlik ve beraberlik’ vurgusu ile tamamlıyorum. Böylesine önem arz eden bir durum!

Hülasa, Birlik olmadan dirlik olmaz atasözünü aklımızdan çıkarmayalım. Mevlana’nın şu sözü aslında işin özü bir olalım, iri olalım, diri olalım velhasılıkelam…

Yazarın Diğer Yazıları