M.Şahin Duman

Çocuklarımız Hayata Hazırlanırken

M.Şahin Duman

Okul ve okulların çevresinde gerçekleşen saldırılar…

Yine çocuklarımızın güvenliği ve ailelerin endişesi gündemde.

Geleceğin güvenli okullarını da huzurlu toplumlarını da güçlü ülkelerini de birlikte inşa etmek zorundayız. Başarı kadar sabrı, bilgi kadar ahlakı, özgüven kadar sorumluluğu, hak aramak kadar başkasının hakkına saygı göstermeyi de öğretmeliyiz.

Geleceği inşa edecek nesil; merhameti bilen, öfkesini kontrol eden, insanı incitmekten sakınan, hakkı gözeten, kul hakkından sakınan, adaletten ayrılmayan ve sahip olduğu bilgiyi iyilik için kullanmayı bilen nesildir.

Çünkü geleceğin binası bilgiyle yükselir, ama onu ayakta tutan kolonlar ahlak, vicdan, manevi değerler ve sorumluluktur. Çocuğun davranışlarını kontrol eden ve iyiyi tercih etmesini sağlayan içsel bir sorumluluk duygusu olan ahlak ve vicdanı eksik bırakmadan saygıyı, sevgiyi, mutluluğu ve huzuru ancak sağlayabiliriz.

Bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu en büyük meselelerden biri yalnızca bilgi eksikliği değildir. Bilginin yanında anlam, başarı yanında değer, özgürlük yanında sorumluluk, güç yanında vicdan ve maneviyat ihtiyacı da vardır.

Bilgi gerekir; ama bilgiye yön verecek ahlak ve maneviyat gerekir.
Başarı gerekir; ama başarıyı insanlıkla buluşturacak vicdan, saygı ve sevgi gerekir.
Özgüven gerekir; ama özgüveni sorumlulukla dengeleyecek değerler gerekir.

Çocuklarımızı sadece daha başarılı değil, daha merhametli, daha vicdanlı ve daha sorumlu bireyler olarak yetiştirmek zorundayız.

Okul yalnızca derslerin işlendiği bir bina değildir. Okul, çocuğun iletişim kurmayı, farklılıklara saygı göstermeyi, öfkesini yönetmeyi, sorunlarını konuşarak çözmeyi, başkasının hakkını gözetmeyi ve sorumluluk almayı öğrendiği yerdir. Aile ise bu değerlerin ilk öğrenildiği yerdir.

Bir çocuğun geleceğini tek başına öğretmen inşa edemez. Tek başına aile de inşa edemez. Çocuk da bu yolculuğu tek başına tamamlayamaz.

Öğretmen, öğrenci ve veli aynı hedefte buluşmalıdır.

Bugün okul sıralarında yalnızca meslek sahibi insanlar değil, yarının toplumunu oluşturacak karakterler yetişiyor.

Bugün çocuklarımızın zihnine ne koyarsak, yarın onu hayata ve topluma taşıyacaklar. Bugün onlara hangi değerleri kazandırırsak, yarının dünyasını o değerlerle şekillendirecekler.

Eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir. Bilgi zihni geliştirir, öğrenme ise o bilgiyi anlamlandırıp hayata dönüştürür.

Bu nedenle bir çocuğun başarısını yalnızca aldığı puanla ölçemeyiz. Çünkü yüksek not alan ama sorumluluk taşımayan, bilgi sahibi olduğu hâlde vicdanı gelişmeyen, ahlak ve maneviyat değerleri eksik bir nesil geleceğin ihtiyaç duyduğu nesil değildir.

Çocuklarımızın zihnini bilgiyle, karakterini ahlakla, davranışlarını vicdanla ve geleceğe bakışını sorumluluk duygusuyla güçlendirmeliyiz.

Bunun yolu da okul, aile ve öğrenci arasındaki güçlü iş birliğinden geçer.

Öğretmen yalnız bırakılmamalı, veli yalnızca sınav sonucunu bekleyen kişi olmamalı, öğrenci ise sadece ders çalışan bir çocuk olarak görülmemelidir.

Çocuğun öğretmeniyle ailesi arasında güçlü bir iletişim olduğunda öğrenci kendisini daha güvende hisseder. Öğretmenin emeği aile tarafından desteklendiğinde eğitim daha kalıcı hâle gelir. Öğrenci de bu ortak çabanın içinde kendisini değerli hisseder ve sorumluluk bilinci kazanır.

Çünkü çocuk, kendisine inanıldığını gördüğünde daha güçlü yürür.

Burada herkesin ayrı bir sorumluluğu vardır.

Unutmamalıyız ki bugün sınıfta öğrenilen bir bilgi, yarın bir mesleğe; bugün kazanılan bir davranış, yarın bir karaktere; bugün verilen bir değer ise yarın toplumun ahlakına dönüşecektir.

Bu yüzden eğitimde asıl mesele yalnızca “Çocuğumuz kaç puan alacak?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

Çocuğumuz nasıl bir insan olarak yetişiyor?

Çocuklarımızın eline sadece kitap değil, değer de vermeliyiz. Hayatın ne için yaşandığını kendilerine anlatmalıyız. Zihinlerine sadece bilgi değil, anlam da koymalıyız. Hayallerine sadece başarı değil, insanlığa ve değerlerine hizmet duygusu da katmalıyız. Yaşarken dünyayı doğru anlamlandırmalarını sağlamaya gayret etmeliyiz.

Çocuklarımıza sadece kendileri için değil, toplum için de sorumluluk taşıdıklarını hissettirmeliyiz.

Bugün onların zihninde ve yüreğinde ne inşa edersek, yarın toplum olarak onun üzerinde yaşayacağız.

Öğretmen, öğrenci ve aile aynı hedefte buluştuğunda başarı yalnızca bir sınav sonucundan ibaret kalmaz. Bilgiye, karaktere, özgüvene, sorumluluğa ve güzel bir geleceğe dönüşür.

Ve unutmayalım;

Onların zihninde bilgi, yüreğinde iman, davranışında ahlak ve hayatında saygı, sevgi ve sorumluluk varsa; geleceğimiz için umut da vardır.

Yazarın Diğer Yazıları