Çağrı Cihazıyla Öldüren Zihniyetin, Başka Ürünleri Aynı Amaçla Kullanmayacağının Garantisi Nedir?
M.Şahin Duman
Bir çağrı cihazı…
Dünyanın büyük bölümünde sıradan bir iletişim aracı olarak görülen küçük bir elektronik cihaz.
Ama Lübnan'da yaşananlar, sıradan görünen bir ürünün İsrail tarafından nasıl ölümcül bir silaha dönüştürüldüğünü bütün dünyaya gösterdi.
Hizbullah tarafından kullanılan binlerce çağrı cihazının patlaması sonucu çok sayıda insan öldü ve binlerce kişi yaralandı. Reuters'ın aktardığı soruşturma bulgularına göre cihazlara üretim ve tedarik sürecinde patlayıcılar yerleştirilmişti. Bugün ise bu olayın hafızalardaki yeri yeniden gündeme geldi.
Başbakan Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında eline aldığı bir çağrı cihazını gösterip; "Çağrı Cihazlarını hatırlıyor musunuz?" demesi insanlığın sorması gereken birçok büyük soruyu ortaya çıkarıyor:
Mesela; bir ürün, bir gün iletişim aracı, başka bir gün silah olabilir mi?
Cevap artık teorik değildir.
Unutmayalım ki bir çağrı cihazı patladığında insanlığın güven duygusu da patlar.
İsrail menşeli temizlik ürünlerinin, ilaçların veya diğer tüketim mallarının içine gizlice insanları öldürmeye yönelik maddeler konulmadığını söylemek için elimizde doğrulanmış bir kanıt var mıdır?
Asıl mesele de zaten bundan daha büyüktür.
Mesele İsrail'den alınan bir temizlik malzemesi değil, dünyanın herhangi bir ülkesinde üretilen herhangi bir ürünün güvenliğine kimlerin ve nasıl kefil olacağıdır.
Çünkü bugün çağrı cihazına patlayıcı yerleştirilebiliyorsa, yarın başka bir teknolojik ürünün veya temel ihtiyaç malzemesi herhangi bir ürünün kötüye kullanılmayacağını kim garanti edebilir?
Telefonlar…
Araçlar…
Elektronik cihazlar…
Tıbbi ilaç ve cihazlar…
Ve gıdalar…
Küresel ticaret artık yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Aynı zamanda güvenlik meselesidir.
Gelinen noktada tüketicinin artık daha bilinçli tercihte bulunması gerektiğinin önemi artmıştır.
Netanyahu’nın BM de yaptığı konuşma sırasında Lübnan’da patlattığı çağrı cihazını göstererek "Beepers'ı hatırlıyor musunuz?" diyerek gözdağı vermesinin anlamını daha doğru anlamlandırmak gerekmez mi?
Çağrı cihazıyla insanları öldüren zihniyetin ürettiği her ürünle "insanları yok etmeye yönelik" düşüncelerinin tezahürü olmadığını kesin bir dille söyleyebilir miyiz?
İnsanlık saf rolü oynayamaz.
Ama korkuyla da yaşayamaz.
Onun için Çağrı Cihazıyla verilen o büyük mesajı iyi okumalı ve anlamlandırabilmelidir.
Ve insanlık artık şu soruyu sormayı erteleyemez;
Çağrı cihazıyla insanları öldürmeyi mümkün gören bir zihniyetin, başka ürünleri aynı amaçla kullanmayacağının garantisi nedir?
Bu soru hafife alınamaz.
Özellikle ilaçlar…
Buradan hareketle İsrail menşeli her ürünün insanları öldürmek amacı taşıdığını söylemek zaten doğru olmaz. Ama; Netanyahu’nun Çağrı Cihazı üzerinden yaptığı göndermeyle İsrail menşeli her ürünü silah olarak kullanabileceğini göstermemiş midir? Bu adamın taşıdığı zihniyetin, her ürünü insanlığı tehdit eder nitelikte silah olarak kullanmayacağının garantisi var mıdır?
Çünkü modern savaşlar artık yalnızca tanklarla, uçaklarla ve füzelerle yapılmıyor.
Bu nedenle insanlık artık sadece silahların güvenliğini değil, günlük hayatın içine giren ürünlerin güvenliğini de konuşmak zorundadır.
Çağrı cihazıyla insanları öldürmeyi mümkün gören bir zihniyetin, başka ürünleri aynı amaçla kullanmayacağının garantisi nedir?