İbrahim Kayaoğlu

Merhamet: İnsanlığın kaybetmemesi gereken en büyük değer

İbrahim Kayaoğlu

İnsan yetiştirmek sadece bilgi vermek değildir. Bir insana diploma kazandırabilirsiniz, makam verebilirsiniz, meslek sahibi yapabilirsiniz… Ama eğer kalbine merhameti koyamazsanız, ortaya eksik bir insan çıkar. Çünkü bilgi aklı büyütür; merhamet ise vicdanınızın acı hissetmesini sağlar.
Bugün dünya belki de en büyük krizini bilgisizlikten değil, merhametsizlikten yaşıyor.

Bir doktor düşünün…
Alanında çok başarılı olabilir. En zor ameliyatları yapabilir, insanların hayatını kurtarabilir. Ama hastasına sadece “müşteri” gözüyle bakıyorsa, acıyı hissetmiyorsa, vicdanı yoksa; o doktorun eksik bir tarafı vardır. Çünkü tıp sadece beden tedavi etmek değildir, aynı zamanda insanın ruhuna dokunabilmektir. Merhametsiz bir doktor, hastayı iyileştirirken bile onu kırabilir.

Bir mühendis düşünün…
Zekâsıyla büyük projeler yapabilir. Teknoloji geliştirebilir, dünyanın gidişatını değiştirebilir. Ama merhameti yoksa,yaşanacak acıyı hissetmiyorsa aynı bilgi insanlığın felaketine dönüşebilir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. İnsanlığa hizmet etmesi gereken akıl, vicdandan kopunca savaş makineleri üretir, ölüm kusan bombalar yapar. Bilim, merhametle birleşmezse fayda değil tehdit üretir.

Bir esnaf düşünün…
Kazanç helaldir, ticaret güzeldir. Ama merhamet yoksa; fırsatçılık başlar, zulüm başlar. İnsanların zor gününü kazanca çevirmek vicdansızlıktır. Ölçüyü eksik tartan, ihtiyacı fırsata çeviren, sadece daha fazla kazanmayı düşünen bir anlayış toplumu çürütür. Çünkü ticaretin bereketi sadece para değildir; dua almaktır, güven kazanmaktır.
Bir kuyumcu düşünün…
İnsanlara yardımcı olmak için borç verir, destek olur gibi görünür. Ama merhameti yoksa yardım eden değil, insanları borcun altında ezen bir tefeciye dönüşebilir. Nice aileler bu yüzden dağılır, nice yuvalar huzurunu kaybeder. Çünkü vicdansız para, insanın hayatını kabusa çevirebilir.

Bir mütahid düşünün...
O mütahid inşaat yapar alanlar yılların birikimini getirir verir.  Daire Alanda  yeni bir yuva yeni bir ev hayal eder.Gelgelelim eve taşınır taşınmaz borular patlar,catı akar,otopark su dolar ve asansör arizalanırsa hele  kat sayısı fazla ise vay oturanın haline vay o mutahidin haline çünkü her basamakta laf sayarak çıkacak ve açıkçası zehir zıkkım olsun diyecek.Kisacasi vaadi yerine getirmemişse vay haline...
Örnekler merhamet üzerine bir kurgu ve istisnalardır.Zaten çoğunluk böyle olsa toplumun ayakta kalma şansı yoktur.Yazımızın onurlu şahsiyetli kul hakkına riayet edenler elbetdeki başımızın tacıdır.
Aslında mesele şudur:
Merhamet yoksa güç tehlikeye dönüşür.
Merhamet yoksa bilgi kibire dönüşür.
Merhamet yoksa zenginlik zulme dönüşür.
Bugün çocuklarımıza sadece başarılı olmayı öğretiyoruz. Daha çok kazanmayı, daha yükseğe çıkmayı, daha güçlü olmayı anlatıyoruz. Ama kalplerine merhameti yeterince işleyemiyoruz.Oysa insanı insan yapan şey makamı değil, vicdanıdır.
İslam medeniyetinin temelinde de merhamet vardır. Çünkü bizim inancımızın peygamberi Muhammed (s.a.v)için Rabbimiz “Âlemlere rahmet” buyurmuştur. Merhameti olmayan bir kalp, ne kadar bilgili olursa olsun eksiktir.
Bir toplumda merhamet azalırsa;
Adalet zayıflar,
Güven kaybolur,
Aileler parçalanır,
İnsanlar birbirine yabancılaşır.
Ama merhamet çoğalırsa;
Bir doktor hastasını kardeşi gibi görür,
bir mühendis insanlığa fayda üretir,
Bir esnaf duasını aldığı müşterisiyle bereket bulur,
Bir Mütahid Dua alır,Beddua almaz.
Bir zengin paylaşmayı öğrenir.
Çünkü merhamet sadece bir duygu değildir; insanlığı ayakta tutan en büyük ahlaktır.

Yazarın Diğer Yazıları