İbrahim Kayaoğlu

Kurbanını Paylaş kardeşinle yakınlaş

İbrahim Kayaoğlu

İslam’da kurban; sadece bir hayvanın kesilmesi değil, insanın Rabbine olan teslimiyetini, sadakatini ve paylaşma ahlakını ortaya koyan büyük bir ibadettir. Kurban, etten ve kandan ibaret değildir; niyetin, takvanın ve kulluğun sembolüdür. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları. Allah’a ulaşacak olan yalnızca sizin takvanızdır.” Bu ayet, kurbanın özündeki ruhu açıkça ortaya koymaktadır.

Kurban ibadeti, Hz. İbrahim’in teslimiyeti ve Hz. İsmail’in sadakatiyle insanlığa miras kalan büyük bir kulluk örneğidir. Bir baba düşünün… Allah’ın emrine boyun eğiyor. Bir evlat düşünün… “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap” diyerek teslimiyet gösteriyor. İşte kurban, insanın Allah’a olan bağlılığının ete kemiğe bürünmüş hâlidir.

Bugün kurban kesmek sadece dini bir vecibe değil; aynı zamanda sosyal dayanışmanın, kardeşliğin ve paylaşmanın en güçlü göstergelerinden biridir. Çünkü kurban; zenginin fakiri hatırladığı, sofraların birleştiği, gönüllerin yakınlaştığı bir ibadettir. Bir yetimin yüzündeki tebessüm, bir garibin evine giren sıcak yemek, bazen kesilen kurbandan daha büyük bir sevap vesilesi olur.
Peki kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?

Her şeyden önce niyet temiz olmalıdır. Gösteriş için, desinler diye, sosyal çevre baskısıyla yapılan bir kurban; ibadetin ruhunu zedeler. Kurban Allah rızası için kesilir. Kesilecek hayvanın sağlıklı, kusursuz ve kurban olmaya uygun olması gerekir. Eziyet edilen, aç bırakılan ya da kötü davranılan hayvan üzerinden ibadet olmaz. Çünkü İslam merhamet dinidir. Peygamber Efendimiz, hayvana eziyet edenleri uyarmış; kesimin de merhametle yapılmasını emretmiştir.

Kurban kesilirken hijyen kurallarına dikkat edilmeli, çevre kirletilmemeli, insanların rahatsız olacağı görüntüler oluşmamalıdır. Özellikle çocukların psikolojisi düşünülmeli; kurban ibadetinin bir vahşet değil, ibadet ve merhamet olduğu doğru şekilde anlatılmalıdır.

Dağıtım meselesi de kurbanın en önemli yönlerinden biridir. İslam alimleri kurban etinin üçe ayrılmasını tavsiye etmişlerdir: Bir bölümü eve, bir bölümü akraba ve misafirlere, bir bölümü ise ihtiyaç sahiplerine verilmelidir. Ancak burada asıl ölçü; paylaşma ruhudur. Aç bir komşu varken derin dondurucuları etle doldurmak,kavurma yapmak  kurbanın hikmetine uygun değildir.
Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar savaşla, açlıkla ve yoksullukla mücadele ediyor. Gazze’de, Afrika’da, Türkistan’da nice Müslüman bir lokma ekmeğe muhtaç halde yaşam mücadelesi veriyor. Kurban, işte tam da bu noktada ümmet bilincini diri tutan bir ibadettir. Afrika'daki durumu yaşayan biri olarak şunu söylemek istiyorum.Afrikadaki insanlarin anlamadigi bizimde izahatte Zorluk çektiğimiz şey Türkiye'den Elazığ'dan hiçbir karşılık beklemeden sadece Allah'ın rızası icinmi geldiniz.İste tamda derdimiz bu hiçbir talebimiz yok sadece Rabbimizin rızasi için geldik.cumlesi muhatablarımızı derinden etkiliyor.Müslüman olmayanların İslam'ı arastirmasina  ve hidayetine sebep olabiliyor.Müslümanlar ise hatırlandıklari için mutlu oluyor umutlanıyor.Kurbanın özü Sadece kendi mahallesini değil, dünyanın dört bir yanındaki mazlumları düşünmeyi öğretir.
Ne yazık ki günümüzde bazı insanlar kurbanı sadece et ihtiyacına indirgemeye çalışıyor. Oysa kurban; nefsi kesmektir, cimriliği kesmektir, bencilliği kesmektir. Kurban, insanın içindeki kibri Allah için feda edebilmesidir.

Bayramlar sadece tatil değildir. Bayram; kırgınlıkların sona erdiği, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevindirildiği, gönüllerin birleştiği mübarek zamanlardır. Kurban Bayramı da paylaşmanın ve kardeşliğin zirveye çıktığı müstesna günlerden biridir.
Unutmayalım…

Kurban kesmek sadece bıçağı hayvana vurmak değildir. Asıl mesele, kalpteki merhameti büyütebilmektir. Asıl mesele, Allah’a yakınlaşabilmektir. Ve asıl mesele, kurbanın ruhunu hayatımıza taşıyabilmektir.

Yazarın Diğer Yazıları