İbrahim Kayaoğlu

Hayatımızın merkezine kimi almalıyız?

İbrahim Kayaoğlu

Herkesin bir dünyası var. Kiminin dünyası makam, kiminin siyasettir; kiminin ticaret, kiminin meslek, kiminin spor, kiminin vakıf veya dernek çalışmalarıdır. İnsan zamanla içinde bulunduğu dünyanın etkisiyle düşünür, hayal kurar ve hedeflerini ona göre belirler.
Bütün bunlar hayatın doğal parçalarıdır. Asıl mesele ise şudur: Hayatımızın merkezinde ne var?
Eğer hayatımızın merkezine bizi yaratan Allah'ı koyar, O'nun kudretini ve her şey üzerindeki hâkimiyetini hesaba katarsak dünyaya ve kendimize bakışımız değişir.
Bu, dünyadan el etek çekmek değildir. Tam tersine, yaptığımız işe daha ciddi sarılmaktır. Çünkü biliriz ki her davranışın bir karşılığı, her sözün bir hesabı vardır.
Fakat Allah'ı hayatımızın merkezine koymanın önemli bir şartı daha vardır: Kur'an'la hemhâl olmak.
Kur'an'ı sadece okumak değil; anlamaya çalışmak, üzerinde düşünmek ve hayatımıza taşımak…
Çünkü Allah'ı tanımak istiyorsak, O'nun bize gönderdiği kelamla buluşmamız gerekir.
Kur'an bize yalnızca ibadetleri öğretmez; nasıl insan olunacağını da öğretir. Adaleti, merhameti, emaneti, kul hakkını, sabrı, şükrü, doğruluğu ve sorumluluğu öğretir. En önemlisi de nereden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi hatırlatır.
Çünkü hayat sadece bu dünyadan ibaret değildir.
Ahiret vardır. Hesap vardır. Cennet vardır. Cehennem vardır.
Bunlar hayatımızın dışında bırakabileceğimiz gerçekler değildir.
Cennetin güzelliklerini düşünmek ümidimizi diri tutar. Cehennemin azametini hatırlamak bizi günahlardan sakındırır. Hesap gününü düşünmek, insanın elini haramdan, dilini yalandan, kalbini kibirden korur.
Kur'an'ın bize hatırlattığı ahiret gerçeği, dünya hayatını daha anlamlı hâle getirir. A'râf'ta bekleyenlerin anlatımı da insana ahiret hayatının ciddiyetini düşündürür. İnsan, dünya hayatındaki tercihlerinin bir gün karşısına çıkacağını unutmamalıdır.
Çünkü bugün tercih ediyoruz.
Bugün konuşuyoruz. Bugün kazanıyor veya kaybediyoruz. Bir hakkı koruyor ya da bir başkasının hakkına giriyoruz. Bir mazluma el uzatıyor veya yüz çeviriyoruz.
Bütün bunlar yarın karşımıza çıkacak.
İşte kulluk bilinci burada başlıyor.
Allah'ı hayatımızın merkezine koymak, sadece ibadet anlarında Allah'ı hatırlamak değildir. Hayatın tamamında O'nun huzurunda olduğumuzu bilmektir. Kimsenin görmediği yerde bile Allah'ın gördüğünü unutmamaktır.
Kur'an'la hemhâl olmak da kitabı sadece evimizin bir köşesinde bulundurmak değil, onun mesajını hayatımıza taşımaktır.
Böyle bir anlayış insanın dünyaya bakışını değiştirir.
Başarıyı da kaybı da farklı değerlendirir. Makamın, servetin ve gücün birer imtihan olduğunu bilir. Kazandığında şükreder, kaybettiğinde ümidini yitirmez. Gücünün yetmediği yerde Allah'ın kudretine sığınır. Hata yaptığında tövbe eder.
Çünkü bilir ki insan başıboş bırakılmamıştır.
Bir gün Rabbimizin huzuruna çıkacağız.
Belki de bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:
Benim hayatımın merkezinde ne var?
Gün boyunca zihnimi en çok ne meşgul ediyor? Neyi kazanmak için mücadele ediyorum? Neyi kaybetmekten korkuyorum? Kur'an hayatımın neresinde? Ahiret düşüncesi kararlarımı etkiliyor mu?
Çünkü insan neyi merkeze alırsa, hayatını da büyük ölçüde onun etrafında kurar.
Öyleyse hayatımızın merkezini yeniden düşünelim.
Merkezde Allah olsun. Yolumuz Kur'an olsun. Rehberimiz Peygamber Efendimiz olsun. Hedefimiz Allah'ın rızası olsun.
Dünya için çalışalım ama ahireti unutmayalım. Makam ve servet peşinde koşarken kulluğumuzu kaybetmeyelim. Kazanırken hesabı, yaşarken ölümü ve dünyadayken ahireti unutmayalım.
Çünkü dünya hayatı bitecek. Makamlar, servetler ve insanların alkışları geride kalacak.
Fakat kul ile Rabbi arasındaki hesap günü gelecek.
Belki de hayatın en büyük başarısı, dünyada ne kadar büyük bir dünya kurduğumuz değil; Allah'ın huzuruna çıktığımızda yüzümüzün ak olacağı bir hayat yaşayabilmektir.
İşte Allah'ı merkeze alan, Kur'an'la yaşayan insan; dünyadan kopmaz. Aksine dünyayı doğru yere koyar, sorumluluklarını daha iyi taşır ve hayatına gerçek bir anlam kazandırır.
Çünkü merkez doğruysa, hayatın yönü de doğru olur.

Yazarın Diğer Yazıları