İbrahim Kayaoğlu

Azim gayret ve talo

İbrahim Kayaoğlu

Çanta'dan Holdinge...
Yoklardan Doğan Bir Hikâyenin, Şehri Ayağa Kaldırma İhtimali
Bazen bir hikâye, “yok” diye başlar…
Ama içinden öyle bir “var” çıkar ki, sadece bir insanın değil, bir şehrin kaderini değiştirir.
Haberleri izliyorum bir başarı dan bahs ediyor.Elazig'daki bir çanta fabrikasından 26 ülkeye çanta ihracatı yapılıyor.Merak ettim dikkatlice dinledim düşündüm.
Elazığ’da genç bir iş insanı…
Elazığ 'ın stratejik yapısına baktım.
Hiç uygun değil;
Ne güçlü bir altyapı var arkasında,
Ne köklü bir sektör geçmişi,
Ne hazır bir yan sanayi,
Ne de ihracat için ideal bir coğrafi avantaj…
Kısacası; herkesin bahanesi olabilecek ne varsa mevcut.
Ama o, bunların hiçbirine sığınmıyor.
Çanta üretimine başlıyor.
Ve bugün 26 ülkeye ihracat yapıyor.
Bu cümle, tek başına bile ayakta alkışlanacak bir başarıdır.
Çünkü bu; yoklukların içinden geçen, riskle yoğrulan ve cesaretle büyüyen bir yolculuktur.
Gürkan Talo…
Bir işi başarmaktan öte, bir düşünceyi kırmıştır:
“Burada olmaz” düşüncesini.
Ama asıl mesele, bu hikâyenin burada bitip bitmeyeceğidir.
Çünkü bir başarı ya tek kalır…
Ya da etrafına hayat verir.
İşte tam bu noktada akla şu örnek geliyor:
Kahramanmaraş…
Bugün mutfak eşyaları üretiminde adeta bir üs haline gelmiş durumda.
Onlarca fabrika, yüzlerce atölye…
Ama asıl güç; o görünmeyen iş bölümünde saklı.
Bir atölye sadece kapak üretir.
Diğeri kulp…
Bir başkası lülük…
Her biri küçük görünür, ama birleştiğinde dev bir üretim gücü ortaya çıkar.
Sonuç mu?
Yüzlerce, belki binlerce insan için istihdam.
Bir şehir için ekonomik canlılık.
Bir sektör için sürdürülebilir büyüme.
Şimdi dönüp Elazığ’a bakalım…
Çanta dediğimiz ürün; tek başına bir fabrika işi değildir.
Her parçası ayrı bir fırsattır.
Derisi ayrı, fermuarı ayrı, tokası ayrı, tasarımı ayrı…
Yani aslında ortada bekleyen büyük bir potansiyel var.
Bugün Gürkan Talo 'nun attığı adım, belki de bu zincirin ilk halkasıdır.
Yarın bu halkaya yenileri eklenirse…
Küçük atölyeler doğar,
Yeni iş alanları oluşur,
Gençler iş bulur,
Ve Elazığ, üretimin konuşulduğu bir şehir haline gelir.
İşte o zaman bu hikâye, sadece bir girişim başarı öyküsü olmaktan çıkar.
Bir şehrin kalkınma modeline dönüşür.
Ve belki de yıllar sonra…
Elazığ için şunu söyleyeceğiz:
“Bir zamanlar bir genç, yokların içinden çıktı…
Sadece kendini değil, bir şehri de ayağa kaldırdı.”
Gürkan Talo bugün bu hikâyenin başkahramanı.
Yarın ise bu işin duayeni olarak anılması hiç de uzak değil.
Yolu açık olsun.
Rızkı bereketli olsun.
Ve en önemlisi…
Elazığ'da Holdingleşen Talo Holding gibi diğer kuruluşlarımıza örnek olup sayıları artsın.
Bir şehir böyle kalkınır.
Tebrikler Gürkan Talo...

Bu hikâye, tek kalmasın.

Yazarın Diğer Yazıları