İbrahim Kayaoğlu

Ateşin düştüğü yer

İbrahim Kayaoğlu

Bazen bir an, bir ömre sığan bütün anlamları içinde taşır.
Bir öğretmen düşünün… Sadece ders anlatan değil, gerektiğinde siper olan.
İşte Ayla Kara tam da böyle bir öğretmendi.
Anlamsız bir baskının ortasında, öğrencilerinin üzerine kapanarak kendini feda etti.
Bu bir refleks değildi sadece… Bu, mesleğin ötesine geçmiş bir vicdanın, bir annenin, bir insanın son kararıydı.
O artık sadece bir matematik öğretmeni değil; bu ülkenin hafızasına kazınmış bir fedakârlık sembolüdür.
Ama mesele sadece Ayla Kara değil…
Daha hayatın başında toprağa düşen çocuklar…
Paramparça olmuş aileler…
Yıllarca sürecek sessiz çığlıklar…
Biz ise ne yapıyoruz?
Bir süre konuşuyoruz. Yazıyoruz. Tartışıyoruz.
Sonra unutuyoruz.
“Ateş düştüğü yeri yakar” diyoruz…
Doğru. Ama o ateş aslında hepimizin evine düşüyor, sadece fark etmiyoruz.
Her olaydan sonra aynı tartışmalar:
“Dindar mı, laik mi?”
“Cemaat mi, seküler mi?”
Bu tartışmalar uzayıp gidiyor…
Ama tek bir soruya cevap verilmiyor:
Bu çocuklar neden korunamıyor?
Çünkü sorun tek bir yerde değil.
Ailede başlıyor…
Okulda şekilleniyor…
Mahallede büyüyor…
Arkadaş çevresinde derinleşiyor…
Ve teknolojinin kontrolsüz dünyasında bambaşka bir boyuta ulaşıyor.
Hepsi birleştiğinde ortaya çıkan tablo:
Kontrol edilemeyen bir çöküş.
Ama biz hâlâ sorumluluğu birbirimize atıyoruz.
Kimse taşın altına elini koymak istemiyor.
Çünkü taş ağır…
Çünkü bedel büyük…
Çünkü herkes altında kalmaktan korkuyor.
Oysa gerçek şu:
Kimse elini koymazsa, o taş hepimizin üzerine düşecek.
Ayla Kara’nın yaptığı ise tam tersiydi.
O, hiç düşünmeden o taşın altına kendini koydu.
Başkasının yaşaması için kendi hayatını verdi.
Şimdi sorulması gereken soru şu:
Biz onun yaptığı fedakârlığın neresindeyiz?
Eğer bu olaydan sonra yine hiçbir şey değişmezse…
Yine aynı acıları yaşamaya devam edersek…
O zaman sadece bir öğretmeni değil, bir vicdanı da kaybetmiş oluruz.
Bu yüzden yapılacak en doğru şey sadece konuşmak değil, hatırlamak ve yaşatmak olmalı.
Çünkü bazı isimler unutulmak için değil, yol göstermek için vardır.
Ve bu yüzden…
O okulun adı değişmeli.
Ya da yeni bir okul yapılmalı.
Ve kapısında şu yazmalı:
Kahraman Ayla Kara Anadolu Lisesi.

Yorumlar 1
Mustafa Karakuş 18 Nisan 2026 11:54

Emekli bir öğretmen olarak,çocuklarımızı maneviyattan uzaklaştıran her türlü eylemi lanetliyorum.Acilen öze dönülmesi dileğimdir.Şehit öğretmenimizin isminin yaşatılması yerinde bir teklif.Teşekkürler...

Yazarın Diğer Yazıları