Genel olarak Dünyada enflasyon oluşumuna etki eden 5 temel neden vardır:
1.Yüksek Faiz
2. Talep Enflasyonu.
3. Maliyet Enflasyonu.
4.Para Arzı
5. Enflasyon Beklentileri.
Ülkemizde çok uzun bir süredir sıcak para politikası uygulandı. Önemli miktarda özelleştirmeler yapılarak nakit sıkıntısı sorunu çözüldü.
Bu süreçte üretim ve ihracatta desteklenerek, düşük faiz politikası ile fert başına düşen milli gelir üç katına çıktı. İhracat rakamları rekorlar kırdı. Toplumsal bir refah dönemini herkes yaşadı diyebiliriz.
Ancak 2011’den sonra hem içeriden hem de dışarıdan yapılan operasyonlar ile ekonomik denklemlerin bozulmaya başladığını söyleyebiliriz. Bunlarla birlikte Türkiye'nin Küreselci emperyalist politikaların dışına çıkarak bölgede ve bölge dışında önemli bir güç haline gelme politikaları, ülkemizi ekonomik yönde çökertmenin hedefi haline getirdi. Trump'ın "ekonominizi yok ederim" tehdidini unutmamak gerek.
Bir yandan ülkemizin ekonomisini çökertmek için uğraşan ABD, AB Devletleri ve finans çevrelerinin saldırıları ile mücadele ederken, diğer taraftan tüm dünyadaki ekonomik dengeleri sarsan pandemi krizi ile birlikte yaşamış olduğumuz deprem felaketleri, ekonomik dengelerin sarsılmasına neden oldu.
Tüm bunlara rağmen tüm dünyada bir çok ülkenin ekonomik büyümesinin durma veya küçülme aşamasına geldiği bir dönemde bile büyüme rakamlarımız oldukça umut verici idi.
Ancak bu durum daha fazla sürdürülemedi.
Dünyada enerji ve emtiadaki fiyat artışları ve uzun yıllardır ABD'nin karşılıksız para basması enflasyonun artmasına neden oldu. Ekonomisi güçlü ülkeler daha az etkilenirler, kırılgan bir yapıya sahip olan ülkemiz ise tüm bu yaşananlardan daha fazla etkilendi.
Ekonomiye güven endeksi azalmış, faizler arttıkça, enerjiye bağımlı olduğumuz için artan doğalgaz, petrol ve emtia fiyatları ile birlikte maliyetlerdeki artış, enflasyona neden olmaktadır.
Enflasyonu düşürmek için politika faizini ve beraberinde kredi faizlerini artırmak kısa ve orta vadede enflasyonu dahada artıracaktır.
Ekonomi kurmaylarının da sürekli olarak ekonomik hedefleri revize etmesi bunun en doğal sonucudur.
Kredi faizlerini artırarak para arzını, dolayısı ile tüketimi kısarak enflasyonu düşürme yöntemi kısa ve orta vadede etkili olacaktır ancak bu politikalar vatandaşın ezilmesine neden olacağı gibi üretim ve ihracatı da olumsuz yönde etkileyecektir. Açıklanan ihracat rakamları da bunu göstermektedir. Bu uygulamanın ekonomide Resesyonuda
beraberinde getirme riski vardır.
Bunu biraz daha açacak olursak.
Piyasalarda üretimin olması için, vatandaşın tüketim imkanı olmalıdır. Kredi faizlerinin yüksekliği maliyet enflasyonuna neden olacaktır. Ve üretimde duraksamaya sebep olacaktır. Çünkü üretilen malı, yüksek faiz ve maliyetler nedeni ile vatandaş alamayanca yeni üretimler olmayacaktır.
Ekonomi kurmaylarının yaptığı açıklamalara baktığımızda üretimde durgunluğun yaşanmaması için ihracatçıların destekleneceği ifade edilmektedir. İç piyasanın ihtiyacı giderilmeden yapılacak ihracat ise içeride mal arzının azlığı nedeni ile yine enflasyona neden olacaktır. Fatura ise yine halka çıkacaktır.
Yüksek faiz politikasının oluşturduğu bir diğer handikap ise kamunun borç stoğunun artmasıdır. Bu borç ve faizin halktan alınan vergiler ile ödendiği düşünülürse yine kazanan faiz lobisi kaybeden ve ezilen ise halktır.
Kamunun yüksek faiz ile borçlanması GSYİH içindeki payının artması, uzun vadede adaletsiz bir gelir dağılımına neden olacağı gibi yatırımların azalmasına ve ekonomideki büyümenin durmasına neden olur.
Netice olarak faiz, döviz ve enflasyon sarmalı içinde uygulanan yeni ekonomik model klasik iktisadi bir yöntemdir.
Kendilerininde ifade ettiği gibi vatandaş birkaç yıl ekonomik sıkıntılar çektikten sonra piyasalarda bir rahatlama olacaktır. Ama ülkenin ekonomik bağımsızlığı ve kurtuluşu adına kabul edilebilir bir model değildir.
Bu sistemde yurt içinde ve dışındaki faiz ve döviz lobileri kazanmaya devam ettikçe vatandaşa kalan da her zamanki gibi kemerleri sıkmak olacaktır.
2001 yılında yaşanan ekonomik kriz ile birlikte Kemal Derviş tarafından uygulanan liberal Ortadoks politikalara Türkiye maalesef geri dönmüştür.
Umarım ben yanılırım ve ekonomi kurmayları haklı çıkar.