Hanifi Yavaş

Affetmek Özgürlüktür

Hanifi Yavaş

 

Öfkesini yenenler, insanların suçunu bağışlayanlar da cennetliktir. Allah iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân Sûresi / 134)

Her insan yaratılışı itibarı ile masum ve temizdir. İnsan edilgen bir varlıktır. Yaşadığımız aile, çevre ve toplum, yaşam süreci içerisinde bizim inançlarımızı, davranışlarımızı ve yaşam biçimlerimizi şekillendirir. 

İlahi emirler bizim dünyadaki yaşamımızın güzel ve kaliteli olması için indirilen bir klavuzdur. İnsanlık bu ilahi klavuza uyduğu ölçüde hem bu dünyada hemde tekrar dirileceğimiz öteki alemde mutlu olmamızı sağlayacaktır. 

Bu ilahi emirlerin yer aldığı kullanma kılavuzumuzdaki en önemli kavramlardan biriside "affetmektir." 
Bu kavram o kadar çok önemlidir ki, Allah Kuranda defalarca affetmenin önemini vurgulamıştır. 
Peygamberimiz de yaşamı boyunca bunun örneklerini fiilen yaşayarak bizlere göstermiş ve birçok hadislerde affetmenin erdemine vurgu yapmıştır. 

Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurur. 
"Kızdığın zaman affa sarıl. Çünkü affetmek suretiyle yapacağın hata, ceza vermek suretiyle yapacağın hatadan daha iyidir” buyuruyor." 

Allah, ayıpları gizleyen, günahları affeden ve tövbeleri kabul edendir. Hayat devam ettiği müddetçe hatalar da devam edecektir. Dolayısıyla önemli olan her hatadan sonra Rabb'imize dönüp ondan bizi affetmesini dilememizdir. Onun af ve mağfiretine güvenerek rahmetinden ümit kesmemektir.

Bir kimse bir insanın bir ayıbını örterse, Allah teâlâ onun dünyada ve âhirette ayıbını örter. Bir sıkıntısını giderirse Allah teâlâ kıyamet gününün sıkıntılarını ondan giderir.
Bunun için affetmek her zaman için üstün özellikli insanların yapabileceği bir eylemdir. 

Affetmenin birey ve toplum üzerinde olumlu etkileri olduğu gibi affetmemenin ise olumsuz etkileri vardır. 
Affetmek haksızlığa uğramış bir kişi için kolay bir davranış değildir. 
Bu yüzden affetmek insani erdemlerin en önemlilerinden sayılır.

İnsanın içindeki her duygu dışa vuran davranışlarımızın yansımalarıdır.
Bu nedenle affetmek duygusunu içimizde başlatarak önce kendimizi affetmek kendimizi hoş görmek ve bağışlamak sonrada bunu başkalarına yansıtmaktır. 

Affetmek, bize yanlış yapan insanlar ile uzlaşmayı engeller.
Toplumsal yaşam içinde bireysel anlamda dönüşüm ve değişim yaşayan insanlara ulaşmamızı ve onlarla birlikte hareket etmemize engel olur. 
Toplumsal bir varlık olan insan, hayatta tek başına yaşayamayacağına göre kendisine karşı kusur işleyen insanları affetmeyi bilmelidir. 
Mevlana'nın "hatasız dost arayan dostsuz kalır" özlü sözü bu sosyolojik gerçekliği anlatan en güzel ifadelerden biridir. 

Affetmek, hem bireysel olarak ikili ilişkilerde hemde aile ve toplumsal ilişkilerimizin uzun soluklu olmasını sağlar.Her hata ve yanlışta insanlarla araya mesafe koymak ilişkilerimizin kısa süreli olmasına neden olur. Bu nedenle affetmek bu ilişkilerimizin uzun süreli ve sağlıklı olmasını sağlar. 

Affetmek pozitif bir eylemdir.İç dünyamızda bizim sorunlar içinde boğuşmamızı önlediği gibi psikolojik anlamda rahatlamamızı sağlar. Affetmek bir anlamda iç dünyamızda yaşamış olduğumuz kin ve nefret duygularını yok ederek temizlenmemizi sağlar. 

Affetmek beynimize ve kalbimize iyi gelen bir davranıştır. İlişkilerde yaşanan olumsuzlukların etkisinden kurtulmak için çözüm odaklı düşünmek ve olumsuza değil olumluya odaklanmak  kişiyi duygusal yüklerinden arındırdırarak rahtlamasını sağlar. 

Affetmemenin temel duyguları korku, düşmanlık, öfke, kin gibi insana zarar veren olumsuz duygular iken, affetmenin temel duyguları ise umut, merhamet ve empatidir. 

Yapılan araştırmalarda, affetmeyi başarabilen kişiler, fiziksel ve ruhsal sağlık anlamında kendilerini daha iyi hissederler. Affeden insanda öfke, stres, kaygı gibi psikolojik bozukluklar düzeyleri azalma eğilimi gösterir. Hatta ihanet ederek aldatan ve gerçek anlamda bundan pişmanlık duyan insanların affedilmesi daha güçlü aile bağlarının oluşmasına neden olabilmektedir. 

İnsan hayatında affetmek zorlu bir süreçtir. En sağlıklı süreç yanlış yapanın hatasını kabul ederek pişmanlığını dile getirmesidir ki buda çok önemli bir davranıştır. Aynı şekilde haksızlığa uğrayan kişi ise egosunu yenerek affetmek sureti ile karşılık vermeside daha büyük ve olgun bir karşıkıktır. 

Affetmek yani onu bağışlamak ve onu unutmak ancak iyi insanların yapabileceği bir şeydir. Eğer bunu yapıyorsak karşımızdaki utanır ve kendi davranışlarını sorgular. Hatalarını sorgulayan insan da doğruları bulur. Bu vesile ilede affetmek, bir insanın hayatına olumlu anlamda dokunmak demektir. 

Affetmek, yapılan yanlışları unutmak değil, yanlış yapan kişinin hatalarından vazgeçmesini, yeniden hayata tutunmasını sağlamaktır. 

Konuyu yine ilahi bir mesaj ile bitirelim. 

“Kötülüğün cezası, onun aynı olan bir kötülüktür. Bununla beraber kim affeder, barışırsa Allah mutlaka ecrini verir.” (Şûrâ Sûresi / 40)

Yazarın Diğer Yazıları