Hanifi Yavaş

ABD'nin Venezuela-İran operasyonu ve gerçekler

Hanifi Yavaş

Tarih boyunca sömürgeler, hammadde yani petrol ve madenler için yapılan mücadeleler, savaşların başlatılması ve sürdürülmesinin temel nedenidir.
ABD için hiçbir ülkenin rejimi veya halkın yaşam biçimi ile ilgilenmez. Onun için en önemli değer çıkarları ve menfaatleridir.
Bugün bakıldığında ABD, benzer özelliklere sahip birçok ülke ile dost iken İran ve Venezuela ile düşmandır. Bunun temel nedeni bu iki ülkenin ABD çıkarlarına aykırı politikalar uygulamasıdır.
ABD dünyadaki tek hegemon güçtür. Bu pozisyonunu devam ettirebilmek için ne yapması gerektiğini düşünmekte, planlamakta ve gerekli adımları atmaktadır.
ABD'nin Trump ile birlikte büyük bir ekonomik savaşa girdiğini biliyoruz. Yeniden büyük Amerika sloganı ile dünya ülkelerinin ABD ile olan ithalat ve ihracatına yüksek vergiler koyarak gelir elde etmeye çalışıyor.
Bunu yaparken ekonomik olarak rekabet halinde olduğu ülkelerin ekonomilerie darbe vurmayı planlıyor.
ABD'nin özellikle Venezuela ve İran'a açtığı savaşı ekonomik yönden okumak çok doğru olacaktır.
Günümüz Dünyasında  petrol rezervi en fazla olan olan ülke Venezuela’dır. Suudi Arabistan ise ikinci sıradadır. 
İran ise kapasite olarak dünya petrol ihtiyacının yüzde 11'ni karşılamaktadır. 
Yine Hürmüz boğazından dünyaya günlük 20 milyon varil petrol taşınmaktadır.
İran petrolü, ABD yaptırımlarına rağmen 2019’un sonlarından itibaren Çin’e kaymaya başladı. Her geçen gün İran'dan Çin'e giden petrol miktarında artışlar görünüyor. Çin, İran'dan günlük ortalama olarak 550 bin varil petrol ithal ediyor.
Çin ayrıca Venezuela'dan günde ortalama 300 bin ila 450 bin varil arasında petrol ithal ediyor
ABD Ortadoğu'yu dizayn etmeye çalışırken şunu gördu ki, Türkiye'ye rağmen başarılı olma şansı yok. Özellikle Türkiye'nin başrol oynadığı Suriye devrimi ile birlikte bunu çok net gördü. 
ABD, Türkiye ile olan ilişkilerini iyi seviyede tutarak yapacağı İran operasyonunda kendilerine zarar vermemesi için tarafsız kalmasını tercih ediyor.
Lakin ABD şunu da gördü. Eğer bölgede İran ile bir savaş yaşanırsa, Hürmüz boğazının kapatılması ile birlikte bölgeden petrol sevkiyatları durur. Bu durumdan en çokta ABD ekonomisi etkilenir. 
İşte bu etkilenmeyi en az seviyeye indirmek için İran'a saldırmadan önce Venezuelanın petrolünü kontrol altına alması gerekiyordu. Bu nedenle ilk operasyonu Venezuelaya yaptı.
Şimdi ise İran ile savaşa başladı. 
Bu savaş ile Çin'e gidecek olan petrole engel olarak hem İran ekonomisine hemde Çin'in üretimine darbe vurdu.
İran ve Venezuela'nın petrol üretim ve ihracatına engel olarak petrol fiyatlarının artmasına neden oldu.
ABD bu durumdan büyük kazanç sağlamaktadır.
Ortadoğuda, ekonomileri petrole bağlı olan devletler yeterince petrol ihraç edemeyecekleri için büyük zararlara uğrayacaklardır. 
ABD'nin baskısı altında olan bu ülkeler daha fazla ABD'ye bağımlı hale geleceklerdir.
Tüm bunlar olurken ABD, petrolünü Venezuela kaynaklarından temin edeceği için ekonomik olarak hiçbir sıkıntı yaşamayacak.
Çin'e giden İran ve Venezuela petrolünün kesintiye uğraması ABD'nin rekabet halinde olduğu Çin ekonomisini olumsuz yönde etkileyecektir.
Bu savaşta görünen bir gerçekte şudur ki, ABD'nin kendilerini koruyacağını düşünen ortadoğu ülkeleri hayal kırıklığı yaşamıştır. İran'ın hedefinde olan bölgedeki ABD üsleri bombalanırken ABD koruma görevini yapamamıştır.
Bu savaş ile ABD'nin prestiji sarsılacaktır.
Bu gelişmeler orta ve uzun vadede yeni gelişmelere neden olacaktır. Ortadoğu'da yeni ittifaklar oluşacaktır.

Tarih boyunca sömürgeler, hammadde yani petrol ve madenler için yapılan mücadeleler, savaşların başlatılması ve sürdürülmesinin temel nedenidir.
ABD için hiçbir ülkenin rejimi veya halkın yaşam biçimi ile ilgilenmez. Onun için en önemli değer çıkarları ve menfaatleridir.
Bugün bakıldığında ABD, benzer özelliklere sahip birçok ülke ile dost iken İran ve Venezuela ile düşmandır. Bunun temel nedeni bu iki ülkenin ABD çıkarlarına aykırı politikalar uygulamasıdır.
ABD dünyadaki tek hegemon güçtür. Bu pozisyonunu devam ettirebilmek için ne yapması gerektiğini düşünmekte, planlamakta ve gerekli adımları atmaktadır.
ABD'nin Trump ile birlikte büyük bir ekonomik savaşa girdiğini biliyoruz. Yeniden büyük Amerika sloganı ile dünya ülkelerinin ABD ile olan ithalat ve ihracatına yüksek vergiler koyarak gelir elde etmeye çalışıyor.
Bunu yaparken ekonomik olarak rekabet halinde olduğu ülkelerin ekonomilerie darbe vurmayı planlıyor.
ABD'nin özellikle Venezuela ve İran'a açtığı savaşı ekonomik yönden okumak çok doğru olacaktır.
Günümüz Dünyasında  petrol rezervi en fazla olan olan ülke Venezuela’dır. Suudi Arabistan ise ikinci sıradadır. 
İran ise kapasite olarak dünya petrol ihtiyacının yüzde 11'ni karşılamaktadır. 
Yine Hürmüz boğazından dünyaya günlük 20 milyon varil petrol taşınmaktadır.
İran petrolü, ABD yaptırımlarına rağmen 2019’un sonlarından itibaren Çin’e kaymaya başladı. Her geçen gün İran'dan Çin'e giden petrol miktarında artışlar görünüyor. Çin, İran'dan günlük ortalama olarak 550 bin varil petrol ithal ediyor.
Çin ayrıca Venezuela'dan günde ortalama 300 bin ila 450 bin varil arasında petrol ithal ediyor
ABD Ortadoğu'yu dizayn etmeye çalışırken şunu gördu ki, Türkiye'ye rağmen başarılı olma şansı yok. Özellikle Türkiye'nin başrol oynadığı Suriye devrimi ile birlikte bunu çok net gördü. 
ABD, Türkiye ile olan ilişkilerini iyi seviyede tutarak yapacağı İran operasyonunda kendilerine zarar vermemesi için tarafsız kalmasını tercih ediyor.
Lakin ABD şunu da gördü. Eğer bölgede İran ile bir savaş yaşanırsa, Hürmüz boğazının kapatılması ile birlikte bölgeden petrol sevkiyatları durur. Bu durumdan en çokta ABD ekonomisi etkilenir. 
İşte bu etkilenmeyi en az seviyeye indirmek için İran'a saldırmadan önce Venezuelanın petrolünü kontrol altına alması gerekiyordu. Bu nedenle ilk operasyonu Venezuelaya yaptı.
Şimdi ise İran ile savaşa başladı. 
Bu savaş ile Çin'e gidecek olan petrole engel olarak hem İran ekonomisine hemde Çin'in üretimine darbe vurdu.
İran ve Venezuela'nın petrol üretim ve ihracatına engel olarak petrol fiyatlarının artmasına neden oldu.
ABD bu durumdan büyük kazanç sağlamaktadır.
Ortadoğuda, ekonomileri petrole bağlı olan devletler yeterince petrol ihraç edemeyecekleri için büyük zararlara uğrayacaklardır. 
ABD'nin baskısı altında olan bu ülkeler daha fazla ABD'ye bağımlı hale geleceklerdir.
Tüm bunlar olurken ABD, petrolünü Venezuela kaynaklarından temin edeceği için ekonomik olarak hiçbir sıkıntı yaşamayacak.
Çin'e giden İran ve Venezuela petrolünün kesintiye uğraması ABD'nin rekabet halinde olduğu Çin ekonomisini olumsuz yönde etkileyecektir.
Bu savaşta görünen bir gerçekte şudur ki, ABD'nin kendilerini koruyacağını düşünen ortadoğu ülkeleri hayal kırıklığı yaşamıştır. İran'ın hedefinde olan bölgedeki ABD üsleri bombalanırken ABD koruma görevini yapamamıştır.
Bu savaş ile ABD'nin prestiji sarsılacaktır.
Bu gelişmeler orta ve uzun vadede yeni gelişmelere neden olacaktır. Ortadoğu'da yeni ittifaklar oluşacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları