Şu âlem inşan için yaratıldı
Yerler gökler kusursuz donatıldı
Her varlığın görevi paylaşıldı
Delillerle insana anlatıldı
İlmin deruni yolları açıldı
Mucizevi hikmetler anlatıldı
Kâinat okulunda talebeyiz
İlmin her merhalesinde heceyiz
BİN DÖRT YÜZ ELLİ
Bin dört yüz yıl sevda izi sürerim
O iz üzre yane yane giderim
Koca ömrü hak yoluna sererim
Kâh sabır, gizle zamanı çekerim
Kutlu sefere gönülden neferim
Âlem, ideallerle daha güzel
ŞÜPHELER
Şüpheler, kuşkular, vesveselerle
Sele kapılıp meçhule gidersin
Ömür boyu dert içinde inlersin
Tevekkül et hakka derdin gidersin
İdris gibi elbiseni biçersin
Dualarda, iyi niyet dilersin
SAÇLARIM
Saçlarım, beyaz yangına dönüştü
Ak gönüllü bir zengine dönüştü
Zaman, insafla dengine dönüştü
Her mevsim kendi rengine dönüştü
Değişmiş, âlem, değişmeyen ne var?
GÜNLER
Günler, ese ese akıyor
Gönlüm, bestesini okuyor
Ay kız, kilimini dokuyor
Bülbül, gül bahçesinde şakıyor
Kartallar, ufukları aşıyor
Bedri, batan güneşlere ağlıyor
DÜŞÜNÜRÜM
Düşünürüm, sözlerim yağma olsun
Ne ama, ne de yama olmasın
Şu yüreğim, anadan doğma olsun
Rahmet bulutu gibi saka olsun
Hizmet, himmet, infak, göğsümde kaynar
Kaynasın, ariflere destan olsun
MALAZGİRT UYGARLIĞI BULUŞTURDU
Malazgirt, uygarlığı buluşturdu
"Vatan Olmaya, Bayrak Olmaya, Hey!
Mukadder özlemine kavuşturdu
Bir millet, bir devlet olma yolunda;
Aklı, fikri, şuuru oluşturdu...
Yüreklerde kıvılcım tutuşturdu
GECEYE Mİ?
Geceye mi, gündüze mi yaslanır
Gel gör, "işlenmeyen demir paslanır!"
Boz-bulanık akan sular bulanır
Âlemde, hakkı bilen mert dayanır
Su, insan gibi kâh uyur, kâh uyanır
Sanma, bu dünyada hesap kapanır
İnsan, Kur'an boyasıyla boyanır
Âlemi okuyan dil ol, iz'an ol...
MALAZGİRT
Malazgirt, İstanbul, Çanakkale'de
Resul'ün izinde yürüyen ordu
Sakarya, Kocatepe mahşerinde
Buz tutan, Sarıkamış seferinde
Sükûtla, Yemen'e yürüyen ordu,
Kıblesini, hakkın rızası kurdu
Resul izi, düşlerime uyandım
"Hakikat meyvesi anda içerü!"
YİRMİ ALTI AĞUSTOS
Yirmi altı Ağustos, aşk badesi
Kâinatta her şeyin bir vadesi,
Cihangirane komutan ve Alpler
Şehadetten gayri yoktur çaresi
Gök kubbeyi yere indirmişler
Malazgirt'te ışıl ışıl halesi...
Tekbirlerle yükselen vaveylası
Görülmemiş böyle ordunun evlası
Aşk muradında şehadet ziyade
Vatan uğruna canlar hakka amade
BAYRAĞA
Bayrağa, kanımı gönlümü verdim
Işığına, bütün ufkumu serdim
Dalgalanışında huzura erdim
Gölgende ısındım, kalmadı derdim
Bayrağı özümde, yar gibi sevdim
Hürriyetim, nefesinde ışığın
TARİHİ OKUDUM
Tarihi okudum, en büyük servetim
Vatan sevgisi, en büyük nimetim
Hamallık, bize yakışır hizmetim
Vatan yolunda şehadet, şerbetim
Çalışmak, alın terinde kısmetim
Gönül gözüyle tefekkür, himmetim
Hak vergisi muhabbette cennetim
MALAZGİRT'TE YILDIZ ŞÖLENİ
Malazgirt'te bugün yıldız şöleni,
Şöleni, gönül gözüyle göreni,
Sultan Alparslan’la yarenlerini,
Terin, kana karıştığını bileni
Hakkın katından vatan dileyeni
Sordun mu, pervane gibi döneni,
YA ALLAH, BİSMİLLAH, ALLAHÜ EKBER
MALAZGİRT SIMSICAK
Malazgirt, daha dün gibi sımsıcak
Vatan bize, o ne güzel sığınak
Dualarda, ruhumdaki yığınak
Rahatlatır, mutluluk gözyaşı dökmek
İçten, fetih süresini okumak
Asrın, muhterem ruhuna dokunmak
AHLAT'TAN YOL GİDER
Ahlat'tan, Kerkük, Halep'e yol gider
Adil yüzlü, gül endamlı bey gider
Süleyman Şah Otağı, ıssız şimdi
Issız kalan diyara, sabrım gider
Ey sükutum şimdi, kıyam vaktidir
Gazilere verilen sözün aktidir
AHLAT'TA ISSIK GÖL
Ahlat'ta, Issık Gölün havası var
Gönül dünyamın büyük davası var
Maşeri vicdanımın çabası var
Sühan’la, Nemrut Dağı arasında;
Sönmeyen bir sevdanın alası var
Türk Dünyasının her yıl GALASI var.
AHLAT'IN DÖRT YANINA
Ahlat'ın dört yanına ışık akar
Anadolu'nun kapısını açar
Beyler, bir büyük kıvılcımı yakar
Resul'ün muştusu, gönül yangını
Fetihler verir, nurani aşkını
AHLAT, KUBBET'ÜL İSLAM
Ahlat, Türk'ün Kubbet'ül İslâm Şehri
Hakkın bu millete nimeti, ecri
Asırlara hikmetle selâm devri
Fethi mübinle yükselen uygarlık
Malazgirt'te yazılır vatan mührü
Mü'minun Suresi 97. Ayet;
Vekul rabbi e’ûżu bike min hemezâti-şşeyâtîn(i)
De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.”
Mü'minun Suresi 98.Ayet;
Ve euzu bike rabbi en yahdurun.
"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."
NEYİ TARTIŞIR
Neyi tartışır, eften püften şeyler
Gafili kendi dünyasında eyler
Dünya ahvalinin farkında mı beyler?
Kim bilir, yarın bizi neler bekler?
Gözü dönmüş, sözüm ona devler!
Hanelerin dışına taşmış dertler
Bizleri acep zevkü sefa mı eğle
SABAH
Sabah vaktinin derin sükutunda
Düşlerim yeni günün oyununda
Bugün nasıl olacak korkusunda
Aklım, vicdanım hakkın huzurunda
Adımlar yeni bir ufkun yolunda
MALAZGİRT TARİHİN DÖNÜŞTÜĞÜ
Malazgirt, tarihin dönüştüğü yer
Ecdadın vuslata büründüğü yer
Vatan sevdasını büyüttüğü yer
Şerrin cehenneme döküldüğü yer
Bir büyük ülküyü yürüttüğü yer