Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Şu alem

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Şu âlem inşan için yaratıldı

Yerler gökler kusursuz donatıldı

Her varlığın görevi paylaşıldı

Delillerle insana anlatıldı

İlmin deruni yolları açıldı

Mucizevi hikmetler anlatıldı

Kâinat okulunda talebeyiz

İlmin her merhalesinde heceyiz

BİN DÖRT YÜZ ELLİ

Bin dört yüz yıl sevda izi sürerim

O iz üzre yane yane giderim

Koca ömrü hak yoluna sererim

Kâh sabır, gizle zamanı çekerim

Kutlu sefere gönülden neferim

Âlem, ideallerle daha güzel

ŞÜPHELER

Şüpheler, kuşkular, vesveselerle

Sele kapılıp meçhule gidersin

Ömür boyu dert içinde inlersin

Tevekkül et hakka derdin gidersin

İdris gibi elbiseni biçersin

Dualarda, iyi niyet dilersin

SAÇLARIM

Saçlarım, beyaz yangına dönüştü

Ak gönüllü bir zengine dönüştü

Zaman, insafla dengine dönüştü

Her mevsim kendi rengine dönüştü

Değişmiş, âlem, değişmeyen ne var?

GÜNLER

Günler, ese ese akıyor

Gönlüm, bestesini okuyor

Ay kız, kilimini dokuyor

Bülbül, gül bahçesinde şakıyor

Kartallar, ufukları aşıyor

Bedri, batan güneşlere ağlıyor

DÜŞÜNÜRÜM

Düşünürüm, sözlerim yağma olsun

Ne ama, ne de yama olmasın

Şu yüreğim, anadan doğma olsun

Rahmet bulutu gibi saka olsun

Hizmet, himmet, infak, göğsümde kaynar

Kaynasın, ariflere destan olsun

MALAZGİRT UYGARLIĞI BULUŞTURDU

Malazgirt, uygarlığı buluşturdu

"Vatan Olmaya, Bayrak Olmaya, Hey!

Mukadder özlemine kavuşturdu

Bir millet, bir devlet olma yolunda;

Aklı, fikri, şuuru oluşturdu...

Yüreklerde kıvılcım tutuşturdu

GECEYE Mİ?

Geceye mi, gündüze mi yaslanır

Gel gör, "işlenmeyen demir paslanır!"

Boz-bulanık akan sular bulanır

Âlemde, hakkı bilen mert dayanır

Su, insan gibi kâh uyur, kâh uyanır

Sanma, bu dünyada hesap kapanır

İnsan, Kur'an boyasıyla boyanır

Âlemi okuyan dil ol, iz'an ol...

MALAZGİRT

Malazgirt, İstanbul, Çanakkale'de

Resul'ün izinde yürüyen ordu

Sakarya, Kocatepe mahşerinde

Buz tutan, Sarıkamış seferinde

Sükûtla, Yemen'e yürüyen ordu,

Kıblesini, hakkın rızası kurdu

Resul izi, düşlerime uyandım

"Hakikat meyvesi anda içerü!"

YİRMİ ALTI AĞUSTOS

Yirmi altı Ağustos, aşk badesi

Kâinatta her şeyin bir vadesi,

Cihangirane komutan ve Alpler

Şehadetten gayri yoktur çaresi

Gök kubbeyi yere indirmişler

Malazgirt'te ışıl ışıl halesi...

Tekbirlerle yükselen vaveylası

Görülmemiş böyle ordunun evlası

Aşk muradında şehadet ziyade

Vatan uğruna canlar hakka amade

BAYRAĞA

Bayrağa, kanımı gönlümü verdim

Işığına, bütün ufkumu serdim

Dalgalanışında huzura erdim

Gölgende ısındım, kalmadı derdim

Bayrağı özümde, yar gibi sevdim

Hürriyetim, nefesinde ışığın

TARİHİ OKUDUM

Tarihi okudum, en büyük servetim

Vatan sevgisi, en büyük nimetim

Hamallık, bize yakışır hizmetim

Vatan yolunda şehadet, şerbetim

Çalışmak, alın terinde kısmetim

Gönül gözüyle tefekkür, himmetim

Hak vergisi muhabbette cennetim

MALAZGİRT'TE YILDIZ ŞÖLENİ

Malazgirt'te bugün yıldız şöleni,

Şöleni, gönül gözüyle göreni,

Sultan Alparslan’la yarenlerini,

Terin, kana karıştığını bileni

Hakkın katından vatan dileyeni

Sordun mu, pervane gibi döneni,

YA ALLAH, BİSMİLLAH, ALLAHÜ EKBER

MALAZGİRT SIMSICAK

Malazgirt, daha dün gibi sımsıcak

Vatan bize, o ne güzel sığınak

Dualarda, ruhumdaki yığınak

Rahatlatır, mutluluk gözyaşı dökmek

İçten, fetih süresini okumak

Asrın, muhterem ruhuna dokunmak

AHLAT'TAN YOL GİDER

Ahlat'tan, Kerkük, Halep'e yol gider

Adil yüzlü, gül endamlı bey gider

Süleyman Şah Otağı, ıssız şimdi

Issız kalan diyara, sabrım gider

Ey sükutum şimdi, kıyam vaktidir

Gazilere verilen sözün aktidir

AHLAT'TA ISSIK GÖL

Ahlat'ta, Issık Gölün havası var

Gönül dünyamın büyük davası var

Maşeri vicdanımın çabası var

Sühan’la, Nemrut Dağı arasında;

Sönmeyen bir sevdanın alası var

Türk Dünyasının her yıl GALASI var.

AHLAT'IN DÖRT YANINA

Ahlat'ın dört yanına ışık akar

Anadolu'nun kapısını açar

Beyler, bir büyük kıvılcımı yakar

Resul'ün muştusu, gönül yangını

Fetihler verir, nurani aşkını

AHLAT, KUBBET'ÜL İSLAM

Ahlat, Türk'ün Kubbet'ül İslâm Şehri

Hakkın bu millete nimeti, ecri

Asırlara hikmetle selâm devri

Fethi mübinle yükselen uygarlık

Malazgirt'te yazılır vatan mührü


Mü'minun Suresi 97. Ayet;

Vekul rabbi e’ûżu bike min hemezâti-şşeyâtîn(i)

De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.”

Mü'minun Suresi 98.Ayet;

Ve euzu bike rabbi en yahdurun.

"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."

NEYİ TARTIŞIR

Neyi tartışır, eften püften şeyler

Gafili kendi dünyasında eyler

Dünya ahvalinin farkında mı beyler?

Kim bilir, yarın bizi neler bekler?

Gözü dönmüş, sözüm ona devler!

Hanelerin dışına taşmış dertler

Bizleri acep zevkü sefa mı eğle

SABAH

Sabah vaktinin derin sükutunda

Düşlerim yeni günün oyununda

Bugün nasıl olacak korkusunda

Aklım, vicdanım hakkın huzurunda

Adımlar yeni bir ufkun yolunda

MALAZGİRT TARİHİN DÖNÜŞTÜĞÜ

Malazgirt, tarihin dönüştüğü yer

Ecdadın vuslata büründüğü yer

Vatan sevdasını büyüttüğü yer

Şerrin cehenneme döküldüğü yer

Bir büyük ülküyü yürüttüğü yer

Yazarın Diğer Yazıları