İttifak'ta, İslâm'ın ruh dünyası
Bin dört yüz yıl, özlenen rüyası
Yüksek bir ahlak, adalet künyesi
Bitmeli asırların fitne kavgası
"İnneddine indallahil İslâm"
HAVA SICAK
Hava sıcak, gündem sıcak, yol sıcak
Gündemle sırılsıklam terleyecek
Neye niyet, neye kısmet, yol sıcak
Gündemle, zaman-mekân titreyecek
Ufuk yok, gayret yok, hayret yol sıcak
İnsanım, eski dönemi özleyecek!
GÜN SESSİZ...
Gün sessiz bir çığlığa dönmüş sanki
Bütün ışıklar birden sönmüş sanki
İçimdeki kor ateş yanmış sanki
EZANLARI...
Ezanları can kulağıyla dinledin mi?
"Haydi, kurtuluşa, zafere ve ebedi saadete"
O mübarek tevhid aşkıyla inledin mi?
Beş vaktin çağrısıyla kıyama kalktın mı?
Ey İlahi, derdime merhem/ derman isterim
KATİL DEME...
Katil deme, gel bu tezata katıl
Siyaset pazarı, mezata katıl
Fitne kazanında, fesata katıl
Arapsaçına dönen, kesata katıl
Veya "Ali-Cengiz oyunundan..."atıl
İÇİNDEN ÇIKILMAZ
İçinden çıkılmaz sinir harbinin,
Kantara çekilmez hiç bir harfinin,
Ritim atışı bozulan kalbinin,
Hesabını kimlerden soracağız?
Bu âlemde hesap verenlerde yok!
BİZ BU VATANA
Biz bu vatana yürekten aşığız
İhanet kokan sözlere alışığız
Herkes bilsin, bu âlemin dağıyız!
Kervanlar yürür, dağı bağ eder!
Vatanı hem yâr eder, gülzâr eder.
DÜNYA BİZE...
Dünya bize, ahiretin tarlası
Hak için alıp-veresin nefesi
Edep içre güle dönsün hevesi
İlim, hikmeti, marifet sevesi
Her günü dualarda arınasın
Bir garip yolcu gibi barınasın
KAYGISIZ BİR BAŞIM
“Kaygısız bir başım olsun…”
“Katkısız bir aşım olsun…”
“İyilik uğraşım olsun…”
“Her insan kardeşim olsun…”
“Bir damla gözyaşım olsun…”
“İmanım yoldaşım olsun…”
“Dikili bir taşım olsun…”
MİLLETİN FERYADINI
Milletin feryadını duymaz bunlar
Akıl, i'zan sesine uymaz bunlar
Gözleri aç büyümüş, doymaz bunlar
Hakikati yerine koymaz bunlar
Milletin ruh köküne inmez bunlar
Bir hisse feraset, feragat ister
GEÇMİŞİ İNKÂRLA
Geçmişi inkârla nereye vardık
Hangi yaramız, beremizi sardık
Söyleyin biz kime, kimlere yardık?
Uyanma, ‘geçmişe itimat vakti!’
EY ÇOBAN KARDEŞ
Ey çoban kardeş, mutluluklar sana
Dağlar, taşlar, vadilerle konuşur
Sükûtla, Rabbini edersin senâ
Aklın, zikrinle huzura kavuşur
Sabrı yudumlarsın kana, kana
YOL...
Yol, insanın fıtratı üzerinde,
Döner, hayat çemberi üzerinde
Bir serüven, dizleri üzerine
Kader yazısı, hayatın cilvesi
Ömür, sadıkane yol olsun bize
NE TOPRAK
Ne toprak, ne gönüller çoraklaşsın
İnsanım, milli hisle duyarlaşsın
Toprağın gıdası, gökten inen su...
Gönüllerin gıdası, şefkati oku!
"Ey Sakarya!" Merhamet, ayağa kalk
Vatan, hakkın verdiği en evla mülk
Mülküne ihanet edenler, alçak!
AKİF SAĞ OLSA!
Akif sağ olsa neleri yazardı
Ağlanacak halimize bakardı
Asra, yıldırımlar gibi akardı
Alçaklara sille üstüne sille,
Vurur, başlarına koca bir gülle
İndirirdi, en acımasız dille,
Melanet ocaklarını yıkardı
DAHA FAZLA IŞIK
Daha fazla ışık, aydınlık ister
Karanlık gece, yıldızını göster
Şu yeryüzü daha zor, daha çetin,
Virane yurtlarda, baykuşlar öter
Mazlumun haykırışına neşter ister
İNSAN BU...
İnsan bu, ölmemek için direnir
Canla başla doktora güvenir
Gözyaşıyla derdine dövünür
Ölüm ve ötesinde mahşerim
HELAL VE HARAM
Helal ve haram iki dalga gibi
Sarar insanın nefis dünyasını
Birinde iç dünyası mamurdur
Mamur olanın dış dünyası vakur
Diğeri, iç dünyası menfurdur
Menfur olanın dış dünyası çarçur
Biri hayatı dokur, biri söker
KEDER DÜŞTÜ!
Uykuların üstüne keder düştü!
Gözler bir büyük kâbusa açıldı
Akıllara gizemli soru düştü
Yandı yürekler kâbusa açıldı
Kar düştü, hey gidi vatan üşüdü!
Omuzlarda bin bir keder taşındı
Ağla matem et yanan yüreklere
Nereye dönsem makber, canlar üşüdü!
BÜYÜK TÜRKİYE’DEN
Büyük Türkiye'den korkan, adaletten korkar
Ey adalet! İnanoğlu’na en büyük kalkan!
Zalimler, limandan kalkan bir gemiden ürker
Asırlar, pervane gibi döner bu aşktan;
Rüzgâr, rahmet bulutlarıyla birlikte akar
Ey gönül, bu asil sevdadan gözyaşı döker
İNSANIN İNSANA...
İnsanın, insana saygı duyması
Duymak, yürek sedasına uyması
Ey nezaket, zarafet neredesin?
Özü, içindeki cevheri bulması
Asıl onunla huzura durması!
HAYATI GÜZELLEŞTİREN
Hayatı güzelleştiren edebi
Edebin marifetinde çelebi!
Ey çelebi duruş nerede kaldın?
Ruhumdaki bütün esrarını aldın
İnsanın, fıtratındaki sebebi
Görmeli, hâsıl olduğu keremi