Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İttifakta İslam ruhu

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İttifak'ta, İslâm'ın ruh dünyası

Bin dört yüz yıl, özlenen rüyası

Yüksek bir ahlak, adalet künyesi

Bitmeli asırların fitne kavgası

"İnneddine indallahil İslâm"

HAVA SICAK

Hava sıcak, gündem sıcak, yol sıcak

Gündemle sırılsıklam terleyecek

Neye niyet, neye kısmet, yol sıcak

Gündemle, zaman-mekân titreyecek

Ufuk yok, gayret yok, hayret yol sıcak

İnsanım, eski dönemi özleyecek!

GÜN SESSİZ...

Gün sessiz bir çığlığa dönmüş sanki

Bütün ışıklar birden sönmüş sanki

İçimdeki kor ateş yanmış sanki

EZANLARI...

Ezanları can kulağıyla dinledin mi?

"Haydi, kurtuluşa, zafere ve ebedi saadete"

O mübarek tevhid aşkıyla inledin mi?

Beş vaktin çağrısıyla kıyama kalktın mı?

Ey İlahi, derdime merhem/ derman isterim

KATİL DEME...

Katil deme, gel bu tezata katıl

Siyaset pazarı, mezata katıl

Fitne kazanında, fesata katıl

Arapsaçına dönen, kesata katıl

Veya "Ali-Cengiz oyunundan..."atıl

İÇİNDEN ÇIKILMAZ

İçinden çıkılmaz sinir harbinin,

Kantara çekilmez hiç bir harfinin,

Ritim atışı bozulan kalbinin,

Hesabını kimlerden soracağız?

Bu âlemde hesap verenlerde yok!

BİZ BU VATANA

Biz bu vatana yürekten aşığız

İhanet kokan sözlere alışığız

Herkes bilsin, bu âlemin dağıyız!

Kervanlar yürür, dağı bağ eder!

Vatanı hem yâr eder, gülzâr eder.

DÜNYA BİZE...

Dünya bize, ahiretin tarlası

Hak için alıp-veresin nefesi

Edep içre güle dönsün hevesi

İlim, hikmeti, marifet sevesi

Her günü dualarda arınasın

Bir garip yolcu gibi barınasın

KAYGISIZ BİR BAŞIM

“Kaygısız bir başım olsun…”

“Katkısız bir aşım olsun…”

“İyilik uğraşım olsun…”

“Her insan kardeşim olsun…”

“Bir damla gözyaşım olsun…”

“İmanım yoldaşım olsun…”

“Dikili bir taşım olsun…”

MİLLETİN FERYADINI

Milletin feryadını duymaz bunlar

Akıl, i'zan sesine uymaz bunlar

Gözleri aç büyümüş, doymaz bunlar

Hakikati yerine koymaz bunlar

Milletin ruh köküne inmez bunlar

Bir hisse feraset, feragat ister

GEÇMİŞİ İNKÂRLA

Geçmişi inkârla nereye vardık

Hangi yaramız, beremizi sardık

Söyleyin biz kime, kimlere yardık?

Uyanma, ‘geçmişe itimat vakti!’

EY ÇOBAN KARDEŞ

Ey çoban kardeş, mutluluklar sana

Dağlar, taşlar, vadilerle konuşur

Sükûtla, Rabbini edersin senâ

Aklın, zikrinle huzura kavuşur

Sabrı yudumlarsın kana, kana

YOL...

Yol, insanın fıtratı üzerinde,

Döner, hayat çemberi üzerinde

Bir serüven, dizleri üzerine

Kader yazısı, hayatın cilvesi

Ömür, sadıkane yol olsun bize

NE TOPRAK

Ne toprak, ne gönüller çoraklaşsın

İnsanım, milli hisle duyarlaşsın

Toprağın gıdası, gökten inen su...

Gönüllerin gıdası, şefkati oku!

"Ey Sakarya!" Merhamet, ayağa kalk

Vatan, hakkın verdiği en evla mülk

Mülküne ihanet edenler, alçak!

AKİF SAĞ OLSA!

Akif sağ olsa neleri yazardı

Ağlanacak halimize bakardı

Asra, yıldırımlar gibi akardı

Alçaklara sille üstüne sille,

Vurur, başlarına koca bir gülle

İndirirdi, en acımasız dille,

Melanet ocaklarını yıkardı

DAHA FAZLA IŞIK

Daha fazla ışık, aydınlık ister

Karanlık gece, yıldızını göster

Şu yeryüzü daha zor, daha çetin,

Virane yurtlarda, baykuşlar öter

Mazlumun haykırışına neşter ister

İNSAN BU...

İnsan bu, ölmemek için direnir

Canla başla doktora güvenir

Gözyaşıyla derdine dövünür

Ölüm ve ötesinde mahşerim

HELAL VE HARAM

Helal ve haram iki dalga gibi

Sarar insanın nefis dünyasını

Birinde iç dünyası mamurdur

Mamur olanın dış dünyası vakur

Diğeri, iç dünyası menfurdur

Menfur olanın dış dünyası çarçur

Biri hayatı dokur, biri söker

KEDER DÜŞTÜ!

Uykuların üstüne keder düştü!

Gözler bir büyük kâbusa açıldı

Akıllara gizemli soru düştü

Yandı yürekler kâbusa açıldı

Kar düştü, hey gidi vatan üşüdü!

Omuzlarda bin bir keder taşındı

Ağla matem et yanan yüreklere

Nereye dönsem makber, canlar üşüdü!

BÜYÜK TÜRKİYE’DEN

Büyük Türkiye'den korkan, adaletten korkar

Ey adalet! İnanoğlu’na en büyük kalkan!

Zalimler, limandan kalkan bir gemiden ürker

Asırlar, pervane gibi döner bu aşktan;

Rüzgâr, rahmet bulutlarıyla birlikte akar

Ey gönül, bu asil sevdadan gözyaşı döker

İNSANIN İNSANA...

İnsanın, insana saygı duyması

Duymak, yürek sedasına uyması

Ey nezaket, zarafet neredesin?

Özü, içindeki cevheri bulması

Asıl onunla huzura durması!

HAYATI GÜZELLEŞTİREN

Hayatı güzelleştiren edebi

Edebin marifetinde çelebi!

Ey çelebi duruş nerede kaldın?

Ruhumdaki bütün esrarını aldın

İnsanın, fıtratındaki sebebi

Görmeli, hâsıl olduğu keremi

Yazarın Diğer Yazıları