“Şiir olmasa dünya çöl olurdu”
Hikmet yıkamasa gök kül olurdu
Şiir aşktan doğar, ruhu yükseltir
Aşktan uzaklaşsa arz zül olurdu
ŞİİR GİBİ ESİNTİ
Şiir gibi serin, ruhi esinti
Gönül dünyalarında gezinti
Bir hoş sedadır, şiirdeki gizem
Mısralar, dışa akseden resimdi
O resim, kendi dünya mı anlatır
Ağaç gibi, gövdesinden dallanır
Dal dal, meyvesini verir, nazlanır
Mısralar, çiçekler sunan resimdi
Şiirde, gönül telleri konuşur
Sevgiden, şefkat dilleri oluşur
İzzeti ikram elleri doluşur
Mısralar, sulhu neşreden resimdi
ŞİİR
Şiir, ruhumun nazende bestesi
İlham kaynağının bize güldestesi
Halvetin gönüle düşen cemresi
Ey tefekkür dünyam, Hoşseda’m...
Kalbimin çizdiği resim, edam
Şiirim, sanatım, efkâr rüzgârım
İçimde huzur bulduğum sükûtum
ŞİİRİN HİKMETİ
Şiirin izzeti, hikmetindendir
Dokunaklı manası suyundandır
Mısralara, "bir içim su gibi" der;
Hafifliği, kalemin huyundandır
Ey asil, dokunaklı söze hayran
ŞİİRİ ANLATMAK
Hikmeti, can suyu akar mısraya,
Hayat verir nice fikre, kıssaya
Omuzunda, Muhammed'i hırkaya,
Meydan vermez, bölük pörçük fırkaya
Her kelimesi bir mana kalesi
Lütufkâr ikramı, gülü lâlesi
Gönüllerde tahtı, fütüvvet dili
Aşk misalinde Yunus'tur delili
ŞİİRİN RUHUYLA
Şiirin ruhuyla bak şu âleme
Mısra, hâlden hale düşer kâleme
Şirin, Ferhad der, düşer eleme
Elem, keder, sevinç, çile; salıncak...
Bir ömrü dolduran tebessüm dile
Ayrılık heybesini doldur hele
Gurbet türküleri gelir dilime
ŞİİR MEĞER
Şiir, ruhumdaki infilakmış meğer
Mısralar, bende inkişafmış meğer
Fırtınalar içimde akmış meğer
Fırat kaynar, kaynar sanki göğsümden!
Bir yükü alır götürür içimden
ŞİİRİN RİTMİ
Şiirin ritmi insana vecd verir
Mısralarda sanki kâinat yürür
Maveradan ruhuma ilham verir
Işığın raksında, hakikat yürür
ŞAİRİN SÖZÜ
Şairin sözünde hakkın nazarı,
Haddi aşan alır bir gün azarı!
Küfür batağının yoktur pazarı
Şairin sözü, hak diyen gönüller
Gönüllerde saklı, güller, gülistan
ŞİİR SÖZÜNDE
Şiir sözünde; hikmet var, ihsan var
Sessiz çığlığın ruhunda, insan var
Sesin mana elbisesi, lisan var
His deryası, düşünce pınarında
Akar gideriz fenadan bekaya
Ağaç gibi, “kökü mazide ati”
Şiir gibi gönüllerde, yasan var!
ŞİİR VUSLAT ŞARKISI
Dünya ahvali bu ya,
Geçmişe, ‘hikâye’ deriz
İz bırakan, ‘hatıra’ deriz
Tıpkı gölgeler gibi,
Vücudun kıyamda,
Gölgen secde de…
Bakın o musalla taşına,
Bekâya açılan yolun ilk durağı
Bütün yüzler, Hakk’a dönük
Bir vuslatın yolculuğunda!
ŞİİRDİLİYLE
Şiir diliyle mısraları ördüm
Hayatı, tatlı serüvenle sürdüm!
İlham kaynağı gönlüme düştükçe
Bir hâl oldu, aşk şarabına yordum
ŞİİRİN KAYNAĞI
Şiirin kaynağı, Rabbimden ilham
Marifet dünyasında gezinmendir
Meyvesi acı, çeker yükünü gam;
Mısralar, gönüllerin dilekçesi
Sözle hafızalarda gezinmendir.
ŞİİRİN TARİFİ
Şiire, “nutku ilahi” deriz biz
Kalbe ilham doğar, mutmain olur
“Sözün sanatı, zarifi” deriz biz
Gönül çağlayanında, emin olur.
ŞİİRE, NUTKU İLAHİ DERİZ
Şiire, ‘nutku ilahi’ deriz biz…
Hikmeti, Huda’dan rahmet dileriz
Sabır ve sükûta erdemli çağrı;
Söz incilerini infak ederiz…
ŞİİR MISRA MISRA
Kâinatın nefesi, ilham verir
El hak, yerler- gökler zikir halinde
Göz, kulak, kalp; insana burhan verir
Şiir, mısra mısra şükür dilinde
ŞİİRİSTAN BİZE
Kâinat şiir, şiiristan bize
İnsan kâinatın özü serveti
Şiir diliyle alırsan halveti,
Nisan yağmuru gibi rahmet bize
ŞİİRE SANATA SUSADIM
Şiire sanata susadım beyler
İlham rüzgârları eşsin dilerim
Yürekten yüreğe söz konsun beyler
Hazar’a köprüler konsun dilerim
Şairler, bilgeler geçsin dilerim
ŞİİR
Şiir, aklın, gönlün, vicdanın sesi
Öz ile tartıya alma, ‘hevesi…’
Kanayan yüreğime, ‘merhem’ olur
Söz bulutu, ilham yağmuru, ‘nefesi’
ŞİİR KEDERLE YAZILIR
Gül, dikeniyle sevilir
Şiir, kederle yazılır
Dünya zehrini içirir
Gamsız geçen bir ömre yan
ŞİİR ÜZERİNE
Şiir, duygu pınarı, sevda ile içilir
Raks eder kelimeler, bir gül gibi açılır
Mısralar kanatlanır, maveralar geçilir
Muhabbet sofrasında, zevkten, hevadan kaçılır
Perde ötesi sırlar, mısralar saçılır
Şair laleye benzer, dikenlikte seçilir
Bir değil, bin prova, hasret ile biçilir
Dil, okyanusta mercan, nefes olur uçulur
Sözü, namus bilirim, ses, ahenkle ölçülür.
ŞİİR MECLİSİNDE…
Şehrin her köşesinde ‘kahve’ değil
İrfan Ocağı, marifet ararım…
Güzel sanatlara eğil, ‘kulak ver’
Edep Meclisi, zarafet ararım.
ŞİİRİN BAŞKENTİ
Sadık Kemal Tural'dan, sesleniş
"Şiirimizin Başkenti, ELAZIĞ"
Sevgi dolu, yürek dolu; besleniş!
Alkışlarda, şiirin mahşeri alanı
ŞİİRİN BAŞKENTİ
Şiirin Başkenti, Harput’tan selâm
Bizdedir en içli, en güzel kelâm
Şiir akşamları, düğündür bizde
Hediyesi, özündedir vesselâm
Gönül gözüyle, "esselâm" der şair!
Şair ördüğü mısralarda, mahir
ŞİİR NEDİR?
Şiiri, kelâm, hikmet sözü bilirim
İnsanı, âlemin özü bilirim
Her manayı, sırrın közü bilirim
Gönle inen ruhumun derinliği
İçime huzur veren serinliği
ŞİİRİN GÜCÜ
Şiir öyle yürekten yazılsın ki,
Sabır yayının okları, mısralar;
Beyin hücrelerine kazılsın ki,
Görsün nasıl dert açarmış mısralar!
Şiirin gücü düşmanı paralar
ŞİİR
Şehri âlem, gönül hikmet vatanı
Hikmet kaynağı, Rabbimin vergisi
Vuslatı ilhamdır, kalbe atanı
Mısralara nakış, gönül sergisi
Coşkusudur lâle, sümbül, nergisi
ŞİİRİN OLDUĞU YERDE
Şiirin olduğu yerde, hikmet var
Hikmetle, marifet yolu açılır
Marifetle, âleme hizmet var
Hizmetle, zarafet yolu açılır
ŞİİRİN ROTASINDA
Şiirin boyasında hikmet dersi
Yüce Yaradan'ın bize vergisi
Kayna ey gönül, ses ver, maveradan
Kâinat bizlere ibret sergisi
ŞİİR RUHUMDAN ESEN FIRTINALAR
Şiir, ruhumdan esen fırtınalar
Şiir, aklın ötesinde ilhamdır
Gönülde mayalanır, aşka boyanır
Abı hayat suyu ile yıkanır
Gafiller, ilhamı vesvese sanır
Masivadan uzak söz incileri