Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Şiir Üzerine

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

“Şiir olmasa dünya çöl olurdu”

Hikmet yıkamasa gök kül olurdu

Şiir aşktan doğar, ruhu yükseltir

Aşktan uzaklaşsa arz zül olurdu

ŞİİR GİBİ ESİNTİ

Şiir gibi serin, ruhi esinti

Gönül dünyalarında gezinti

Bir hoş sedadır, şiirdeki gizem

Mısralar, dışa akseden resimdi


O resim, kendi dünya mı anlatır

Ağaç gibi, gövdesinden dallanır

Dal dal, meyvesini verir, nazlanır

Mısralar, çiçekler sunan resimdi


Şiirde, gönül telleri konuşur

Sevgiden, şefkat dilleri oluşur

İzzeti ikram elleri doluşur

Mısralar, sulhu neşreden resimdi

ŞİİR

Şiir, ruhumun nazende bestesi

İlham kaynağının bize güldestesi

Halvetin gönüle düşen cemresi

Ey tefekkür dünyam, Hoşseda’m...

Kalbimin çizdiği resim, edam

Şiirim, sanatım, efkâr rüzgârım

İçimde huzur bulduğum sükûtum

ŞİİRİN HİKMETİ

Şiirin izzeti, hikmetindendir

Dokunaklı manası suyundandır

Mısralara, "bir içim su gibi" der;

Hafifliği, kalemin huyundandır

Ey asil, dokunaklı söze hayran

ŞİİRİ ANLATMAK

Hikmeti, can suyu akar mısraya,

Hayat verir nice fikre, kıssaya

Omuzunda, Muhammed'i hırkaya,

Meydan vermez, bölük pörçük fırkaya

Her kelimesi bir mana kalesi

Lütufkâr ikramı, gülü lâlesi

Gönüllerde tahtı, fütüvvet dili

Aşk misalinde Yunus'tur delili

ŞİİRİN RUHUYLA

Şiirin ruhuyla bak şu âleme

Mısra, hâlden hale düşer kâleme

Şirin, Ferhad der, düşer eleme

Elem, keder, sevinç, çile; salıncak...

Bir ömrü dolduran tebessüm dile

Ayrılık heybesini doldur hele

Gurbet türküleri gelir dilime

ŞİİR MEĞER

Şiir, ruhumdaki infilakmış meğer

Mısralar, bende inkişafmış meğer

Fırtınalar içimde akmış meğer

Fırat kaynar, kaynar sanki göğsümden!

Bir yükü alır götürür içimden

ŞİİRİN RİTMİ

Şiirin ritmi insana vecd verir

Mısralarda sanki kâinat yürür

Maveradan ruhuma ilham verir

Işığın raksında, hakikat yürür

ŞAİRİN SÖZÜ

Şairin sözünde hakkın nazarı,

Haddi aşan alır bir gün azarı!

Küfür batağının yoktur pazarı

Şairin sözü, hak diyen gönüller

Gönüllerde saklı, güller, gülistan

ŞİİR SÖZÜNDE

Şiir sözünde; hikmet var, ihsan var

Sessiz çığlığın ruhunda, insan var

Sesin mana elbisesi, lisan var

His deryası, düşünce pınarında

Akar gideriz fenadan bekaya

Ağaç gibi, “kökü mazide ati”

Şiir gibi gönüllerde, yasan var!

ŞİİR VUSLAT ŞARKISI

Dünya ahvali bu ya,

Geçmişe, ‘hikâye’ deriz

İz bırakan, ‘hatıra’ deriz

Tıpkı gölgeler gibi,

Vücudun kıyamda,

Gölgen secde de…

Bakın o musalla taşına,

Bekâya açılan yolun ilk durağı

Bütün yüzler, Hakk’a dönük

Bir vuslatın yolculuğunda!

ŞİİRDİLİYLE

Şiir diliyle mısraları ördüm

Hayatı, tatlı serüvenle sürdüm!

İlham kaynağı gönlüme düştükçe

Bir hâl oldu, aşk şarabına yordum

ŞİİRİN KAYNAĞI

Şiirin kaynağı, Rabbimden ilham

Marifet dünyasında gezinmendir

Meyvesi acı, çeker yükünü gam;

Mısralar, gönüllerin dilekçesi

Sözle hafızalarda gezinmendir.

ŞİİRİN TARİFİ

Şiire, “nutku ilahi” deriz biz

Kalbe ilham doğar, mutmain olur

“Sözün sanatı, zarifi” deriz biz

Gönül çağlayanında, emin olur.

ŞİİRE, NUTKU İLAHİ DERİZ

Şiire, ‘nutku ilahi’ deriz biz…

Hikmeti, Huda’dan rahmet dileriz

Sabır ve sükûta erdemli çağrı;

Söz incilerini infak ederiz…

ŞİİR MISRA MISRA

Kâinatın nefesi, ilham verir

El hak, yerler- gökler zikir halinde

Göz, kulak, kalp; insana burhan verir

Şiir, mısra mısra şükür dilinde

ŞİİRİSTAN BİZE

Kâinat şiir, şiiristan bize

İnsan kâinatın özü serveti

Şiir diliyle alırsan halveti,

Nisan yağmuru gibi rahmet bize

ŞİİRE SANATA SUSADIM

Şiire sanata susadım beyler

İlham rüzgârları eşsin dilerim

Yürekten yüreğe söz konsun beyler

Hazar’a köprüler konsun dilerim

Şairler, bilgeler geçsin dilerim

ŞİİR

Şiir, aklın, gönlün, vicdanın sesi

Öz ile tartıya alma, ‘hevesi…’

Kanayan yüreğime, ‘merhem’ olur

Söz bulutu, ilham yağmuru, ‘nefesi’

ŞİİR KEDERLE YAZILIR

Gül, dikeniyle sevilir

Şiir, kederle yazılır

Dünya zehrini içirir

Gamsız geçen bir ömre yan

ŞİİR ÜZERİNE

Şiir, duygu pınarı, sevda ile içilir

Raks eder kelimeler, bir gül gibi açılır

Mısralar kanatlanır, maveralar geçilir

Muhabbet sofrasında, zevkten, hevadan kaçılır

Perde ötesi sırlar, mısralar saçılır

Şair laleye benzer, dikenlikte seçilir

Bir değil, bin prova, hasret ile biçilir

Dil, okyanusta mercan, nefes olur uçulur

Sözü, namus bilirim, ses, ahenkle ölçülür.

ŞİİR MECLİSİNDE…

Şehrin her köşesinde ‘kahve’ değil

İrfan Ocağı, marifet ararım…

Güzel sanatlara eğil, ‘kulak ver’

Edep Meclisi, zarafet ararım.

ŞİİRİN BAŞKENTİ

Sadık Kemal Tural'dan, sesleniş

"Şiirimizin Başkenti, ELAZIĞ"

Sevgi dolu, yürek dolu; besleniş!

Alkışlarda, şiirin mahşeri alanı

ŞİİRİN BAŞKENTİ

Şiirin Başkenti, Harput’tan selâm

Bizdedir en içli, en güzel kelâm

Şiir akşamları, düğündür bizde

Hediyesi, özündedir vesselâm

Gönül gözüyle, "esselâm" der şair!

Şair ördüğü mısralarda, mahir

ŞİİR NEDİR?

Şiiri, kelâm, hikmet sözü bilirim

İnsanı, âlemin özü bilirim

Her manayı, sırrın közü bilirim

Gönle inen ruhumun derinliği

İçime huzur veren serinliği

ŞİİRİN GÜCÜ

Şiir öyle yürekten yazılsın ki,

Sabır yayının okları, mısralar;

Beyin hücrelerine kazılsın ki,

Görsün nasıl dert açarmış mısralar!

Şiirin gücü düşmanı paralar

ŞİİR

Şehri âlem, gönül hikmet vatanı

Hikmet kaynağı, Rabbimin vergisi

Vuslatı ilhamdır, kalbe atanı

Mısralara nakış, gönül sergisi

Coşkusudur lâle, sümbül, nergisi

ŞİİRİN OLDUĞU YERDE

Şiirin olduğu yerde, hikmet var

Hikmetle, marifet yolu açılır

Marifetle, âleme hizmet var

Hizmetle, zarafet yolu açılır

ŞİİRİN ROTASINDA

Şiirin boyasında hikmet dersi

Yüce Yaradan'ın bize vergisi

Kayna ey gönül, ses ver, maveradan

Kâinat bizlere ibret sergisi

ŞİİR RUHUMDAN ESEN FIRTINALAR

Şiir, ruhumdan esen fırtınalar

Şiir, aklın ötesinde ilhamdır

Gönülde mayalanır, aşka boyanır

Abı hayat suyu ile yıkanır

Gafiller, ilhamı vesvese sanır

Masivadan uzak söz incileri

Yazarın Diğer Yazıları