Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

En hayırlı Ümmet Sahabe

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İnsanlığa en hayırlı ümmet, Sahabe
Resul'ün etrafında, en nezih talebe
Allah'ın tebşir ettiği kutlu mertebe
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Resul’den ruhumuzu donatan hitabe
Akıl, fikir, göğsümüzde nurlu kitabe
Nefes nefese günün beş vaktinde inabe
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Hayatın her anını verdiler ibadete
Ehli marufla yürüdüler liyakate
Omuz omuza yöneldiler sadakate
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Hak’tan çağrı, Allah ve Resul’e itaate
Rabbim hidayet etti, kutlu bir saadete
Hicret, göz pınarında dökülür asalete
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Hikmet pınarı coştu, Resulle muhabbete
Hakkın rızası için, çağladı cesarete
En manidar cihatları, nefsi esarete
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Dünya malın unutup, daldılar hep vuslata,
İman ile baş eğip, uğramadan hüsrata.
Gönülleri rehberdi, rehber oldu ümmete,
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Allah’ın nuru hikmeti iner adalete
Ümmetin kalbi kısmeti döner emanete
Işığı, bir fanus gibi yanar cemiyete
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Sahabe inşa eder, hayatı, merhamete
Düşürmez emaneti asla cehalete
İnsan sevgisiyle harç döker memlekete
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Bedir’de, Âlem-i İslâm yürüdü mürüvvete
Uhut, Resul terbiyesiyle erdi suhulete
Resul şefkati, ümmeti kuşatan sükuta,
Can feda eyleyip koştular hep mescide

Mekke semasından, yükselen nurani alamete,
İnsanlığın, İslam’la, erdiği hidayete,
Medine semasından yükselen suhulete,
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Fetih Suresinde, nurani işarete,
Eyüp Ensari’de, yol olur fütuhata,
İslâm’ın mührünü taşımaktır, kâinata
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

Düşlerimle birlikte manevi hissiyata,
Gözyaşlarıyla ufka dökülen hayata,
Sahabe yüreğini taşıyan mürşide,
Can feda eyleyip koştular hep mescide.

SAHABE ASRI
Sahabe Asrı, "insana yönelme asrı"
Ahlak, adalet, dürüstlük bir bütünde!
Sahabe Asrı, "gözyaşını silme asrı!"
İnce, zarif, nahif, ihsan sahibi,
İlmin, hikmetin, huzurun zirve yaptığı;
Sahabe Asrı, sabır, sadakat asrı
Güneşin etrafında, pervane olanlar,
Selâm sizlere...

SAHABEYİ ANLATMAK
“Gökteki yıldızlar Sahabe yolu
Yoldaki ışıklar Kuran’dan kelam...
Nur halkası onlar, Resul(as) okulu
Dert tebessümde, çileye selam! ..

Sahabe, asrın nöbetinde ‘deli’
Asrın yüzü Sahabeye, ‘hayret’
Dün, dünya taşırdı zevkle onları
Bugün, dünya insan sırtına kambur

Rağbetler mi değişti, arzular mı?
Göz nereye kayar, ışık nereye?
Gönül çeşmeleri ah, o pınarlar!
Sanki önünde her biri taş duvar!”

RESUL İZİNDE
Resul izinde yürüyüşe çıktım
Ağladım, gözyaşı sel oldu, aktım
Merhamet çağlasın içimde feryat
Aşk nehri, hüznümü yıkayan servet
Zuhur eder semada bulut, bulut
Arzın nağmesinde huzurla, umut
Nişanı zikir, haktan rahmet kapısı…

SAHABE MEŞREPLİ YÜZLER
Ecdadın kutlu selâm ve selâtı üzerinize
Fırat’ta, Dicle’de abdestlerini aldılar
Kelâm ettiler, kâmil bir ruha erdiler
Şefkat dolu, fetih yürekli nazarlar
Her biri yıldız olup, aktılar Anadolu’ya…

RABBİNİ GÖRÜR GİBİ
Rabbini görür gibi yaşamak,
İhsandır bize lütfu keremi
Nehir gibi içten içe çağlamak,
İhlastır, içimden alır öfkemi
Derde, merhem süre süre taşımak
Sırrım ben de sükûtum sessiz gemi

Yazarın Diğer Yazıları