Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Hayatın içinden

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

ADALET

Yolun başı, ortası, sonu; adalet!

Adaletli, asil yüzlü asalet,

Seninle insana gelir, zarafet!

Adaletsiz yolun sonu sefalet

Sefaletin düştüğü yol, garabet

İnsan, adalete, ahlaka muhtaç


EMROLUNDUĞUN GİBİ

"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"

Olmak, tam anlamıyla; kâmil mü'min

Akıl, i'zan, vicdan der; dost doğru ol!

Mü'min, hak katında tanımı, "emin"

Bütünüyle, "darül İslâm" o zemin

Ey iyilik, sendedir mutlak güzellik


SAMİMİYET

Samimiyet, insana hakkın ikramı,

İnsanda tecelli eder ihsanı!

Şaşmaz virgülü, noktası, imlası;

Samimiyet, kalbe inen ilhamı

Siler süpürür keder ile gamı

Samimiyet, gönüllerin ihramı


SAHTEKÂRLAR

Sahtekârlar, dikenli ota benzer

Akortu bozulmuş bir saza benzer

İhlasını kaybetmiş rota benzer

Yayından çıkmış kutsuz şuta benzer

Aşksız, fikirsiz, ruhsuz yollar n'ola?

Besmelesiz, temelsiz işler n'ola?

Ah'ım, mazlum vicdanında yer bula


NE MUTLU

Ne mutlu, âlemde iz bırakana

Nehir gibi saf ve duru akana,

Sözü, inciler misali dökene

Güne, huzurla tebessüm edenler

Toprağı gönül gözüyle ekenler

Alınteri, gözyaşını dökenler

Hakikate yürüyen derviş gaziler


HARPUT, MUŞ VE

Harput, Muş ve Malazgirt ekseninde

Şu narin coğrafyanın bedeninde

Hiç eksik olmadı, dilinde tekbir

Allahû Ekber, Allahû Ekber


Derinden derine, kuşatır ruhumu

Kan ile teri karışmış teninde

Sancağı şerif düşmedi elinde

O fetihler, rüzgârların dilinde

Allahû Ekber, Allahû Ekber

 

AH DERİM

Ah derim, sözü yere düşürene

Yazık, vefasızlığı sürdürene

Kendine, yeni bir dünya dürene

İhlası kaybeden, İhtirasa yenik!

Manevi âlemde, kibirden sanık


DİN İLE ÂLEMİ...

Din ile âlemi aldatır mısın?

Ey gafil bil ki, aldanan sensin!

"Kimse, kimsenin günahını üstlenmez!"

Kendi ateşine yalan taşırsın

Kalbin, kendi yalanına şaşırsın


AYNI SAFTAYIZ

Torunumla, Cuma'da aynı saftayız

Hakkın ulu divanında, sohbetteyiz

Dua, rıza, yakarıştır dilimiz

Sabır, sükûtu hal ile aftayız


MISRALAR

Mısralar, gönül fırçasıyla güzel

Ey âdem, ilham kaynağında yücel

Kaynağında, ışık taşıyan tünel

Kıvılcıma vesiledir fikirler


KÖTÜLÜĞÜN ADI

Kötülüğün diğer adı, haramdır

Helal bize, "adam gibi adamdır"

Dünya helaliyle, sevdam lokmamdır

Günahlar bilirim, benim hatamdır

İyilikler, ecdad yolu, atamdır


KADİR BİLEN

Kadir bilen dostlar, hâl hatır bilir

Selâm veren dostlar, yol yordâm bilir

Dost yüzünü hasretle anar olduk

Bizler, dost kelamını servet bilir

Ecdat kelâmını mürüvvet bilir


AĞUSTOS

Ağustos, sıcakla halvetimiz var

Zaferlere aşina kıymetimiz var

Fetihlerle müyesser ziynetimiz var

Kızılelma gibi niyetimiz var

Haşre dek sürecek, Turan ideali

O birliğe hasret, milletimiz var


FERASET OLMAZSA

Feraset olmazsa, okumak nedir?

Zarafet bilmezsen, dokumak nedir?

Marifet, ilim deryasında yüzmek

Letafet, İlmi marufuyla çözmek

Okumayı, aziz hasanetten bil

 


BİRAZ OLSUN

Biraz olsun yalnız kalmak isterim

Başımdan aşağı dökülsün terim

Ey tefekkür dünyam, açılsın ferim

Efkârımdan halas olmak isterim


DÜNYA EMANET YURDU

Dünya bize emanet yurdu oldu

Ya garip bir yurt, ya gurbette bildim!

Göğsümün her yanı, ah-vâhla doldu

Can içre cananı hasrette bildim


ÇİLESİZ...

Çilesiz, feryatsız dünya mı olur?

Adsız, nefersiz cihangir mi olur?

Miskinlik, atalet yol, uğraş değil!

Aşksız, sevdasız bir dünya çöl olur

Çölü bağ eden Allah'a kul olur


PAZAR YERLERİ

Pazar yerleri, toplumun aynası

Halkın, gönüllerde tüten bacası

Kusur, kabahat, sinelerde yarası

Yokmudur yaraya merhem sürecek?

Demeyin, bu devran böyle sürecek!


ÖLÜM ÜZERİNE

Dünya bir masal, "bir varmış, bir yokmuş"

İçinde, çilesi- cefası çokmuş

Ölüm, bağrımı delen yaman okmuş

Yıldızlar kayar, gözyaşı üstüne


"Filan öldü, falan öldü" haberi

Ey hüznüm, keder üstüne kederi,

Nasıl omuzlar, şu aciz vücudum?

Göçler, "ebedi hayata seferi!"

Yıldızlar kayar gözyaşı üstüne


"Âlimin göçü, âlemin göçü demek!"

Bir nefes kadarmış olanca emek!

"Ölmeden önce ölmenin sırrına;"

Ermek, hayatı kitap gibi görmek!

Yıldızlar kayar gözyaşı üstüne


Ölüme bir nefes kadar yakınız

Eski hevesle dönmüyor çarkınız

Nefsin arzusuna akar arkınız

Her gelen ölüme daha şaşkınız

Yıldızlar kayar gözyaşı üstüne


Yetmişinden sonra hüzün çağıdır

Dünyadan hâ koptu, kopacak bağıdır

Her geçen gün dünya daha sağırdır

Fani âlem yükü daha ağırdır

Yıldızlar kayar gözyaşı üstüne

Yazarın Diğer Yazıları