Elazığ'da hayat kurtaran operasyon

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, zorlu hasta profillerinde gösterdiği cerrahi başarıyla bölgenin önemli sağlık üslerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. İleri derece omurga eğriliği (kifoskolyoz) nedeniyle standart ameliyat yöntemleri yaşamını tehlikeye atan 27 yaşındaki Şehriban Gökçe, aslında böbrek taşı tedavisi için başvurduğu hastanede, tıp literatürüne geçecek bir operasyonla sağlığına kavuştu. Vücut ağırlığı sadece 20 kilogram, boyu ise 117 santimetre olan genç kadın, akciğer rezervinin neredeyse sıfıra yakın olmasına rağmen açılan minik bir delikten yapılan müdahaleyle taşlardan kurtuldu.

Haberin Özeti

  • Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, ileri kifoskolyoz ve böbrek taşları olan 27 yaşındaki Şehriban Gökçe'yi özel bir operasyonla sağlığına kavuşturdu.
  • 20 kg ağırlığında ve 117 cm boyundaki Şehriban Gökçe, standart ameliyatlara uygun değilken, sırtüstü Supin Ultra-Mini PNL yöntemiyle

Doğuştan gelen ve yıllar içinde ilerleyen kifoskolyoz, Şehriban Gökçe’nin vücut yapısını tamamen değiştirmiş, omurgadaki eğrilik iç organlarına da ciddi sınırlamalar getirmişti. 27 yaşında olmasına rağmen 20 kiloluk iskelet ağırlığı ve 117 cm’lik boyu, onu cerrahi girişimler açısından “yüksek riskli” kategoriye yerleştiriyordu. Böbreğinde oluşan taşlar dayanılmaz ağrılara yol açarken, klasik böbrek taşı ameliyatı için gerekli olan yüzüstü (pron) pozisyonu, hastanın göğüs kafesi ve diyaframına baskı yaparak solunumunu tamamen durdurabilecek nitelikteydi. Anestezi ekibi, bu pozisyonda hastanın akciğerlerinin çalışamayacağını, entübasyon sonrası dahi yeterli oksijenasyon sağlanamayacağını belirledi. Bu noktada rutin protokollerin dışına çıkılarak tamamen kişiye özel bir planlama yapılması kaçınılmaz oldu.

EKiP ÇALIŞMASIYLA HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE “SUPIN” ÇÖZÜM

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Kadir Yıldırım ve anestezi uzmanlarından oluşan ekip, hastanın anatomik kısıtlılıklarını masaya yatırarak alışılmadık bir karar aldı. Standart PNL (perkütan nefrolitotomi) operasyonunda hasta yüzüstü yatırılırken, bu vakada sırtüstü (supin) pozisyon tercih edildi. Ancak bu pozisyon, böbreğe ulaşmayı teknik olarak çok daha zorlaştırıyordu. Ekip, “Supin Ultra-Mini PNL” adı verilen, Türkiye’de nadiren uygulanan bir yöntemle hastayı sırtüstü konumda tutarak böbreğe ulaşmayı başardı. Doç. Dr. Yıldırım, operasyonun detaylarını şöyle anlattı:
“Hastamızın akciğer kapasitesi o kadar düşüktü ki, onu yüzüstü çevirmek kalp durmasına bile sebep olabilirdi. Bu yüzden sırtüstü pozisyonda, sadece 3-4 milimetrelik iğne deliği büyüklüğünde bir giriş yaparak böbreğe ulaştık. Lazer eşliğinde taşları kırdık ve temizledik. Bu, tam bir ekip çalışmasıydı; anesteziden hemşireye, teknisyenden cerraha kadar herkesin özverisiyle mümkün oldu.”

Operasyon boyunca hasta hiçbir solunum sıkıntısı yaşamazken, minimal kesi sayesinde kanama ve enfeksiyon riski de en aza indirildi. Yaklaşık bir saat süren müdahale, tıbbi literatüre “ileri kifoskolyozlu hastada supin ultra-mini PNL” olarak geçecek örnek bir vaka oldu.

ERTESİ GÜN AYAĞA KALKTI: “HİÇBİR ŞEY HİSSETMEDİM”

Ameliyattan sadece 24 saat sonra ağrısız bir şekilde yatağından kalkan Şehriban Gökçe, yıllardır korktuğu operasyonun hayal ettiğinden çok daha kolay geçtiğini söyledi. Daha önce omurga eğriliği nedeniyle birçok merkezin ameliyatına riskli bularak yanaşmadığını belirten genç kadın, duygularını şu ifadelerle paylaştı:
“Ağrılarım dayanılmaz olmuştu, ama ameliyat olmaktan korkuyordum. Küçücük bir delikten böbreğimdeki taşların alınabileceğini hiç tahmin etmezdim. Kadir Hocam ve ekibi bana o kadar güven verdi ki, gözümü bile kırpmadım. Ertesi sabah kalktım ve yürüdüm. Sanki hiçbir şey olmamış gibi hissediyorum. Ellerine sağlık, bu mucizeyi yaşattıkları için minnettarım.”

Hastane yönetimi, bu başarılı operasyonun ardından nadir ve yüksek riskli vakalarda multidisipliner yaklaşımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha vurguladı. Şehriban Gökçe, kontrollerinin ardından taburcu edilerek sağlıklı bir yaşama merhaba dedi. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, iğne deliğinden gerçekleştirdiği bu dokunuşla, umudun sınırlarının aslında ne kadar geniş olduğunu gösterdi.