Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Çırpınırdın Karadeniz şarkısı

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

"Çırpınırdın Karadeniz" şarkısı

Azerbaycan'ın yürek kamçısı

Türkiye'nin boynundaki atkısı

Var mı, "Bir Millet" sözünün gayrısı?

Dolaşır oldu, "şeytanın avcısı"

Fitne-fesat odağının baskısı!

Sabah-akşam, Ebrehe'nin falcısı,

Var mı, "Bir yürek!" sözünün gayrısı?

Bir milletin, "Bozkurt!" başlı çağrısı


"Çırpınırdın Karadeniz” deki sır,

Birliği inşa eden ruhtaki sır,

Ahmet Cevat Ahundzade'de okur;

Fethi mübinle inşirah eden sır

Ey Ahmet Cevat, âlem size hayran

Sırlar, aynı çileyle yürür kervan

Elbet, aslına rücu eder devran

Işığı sönmeyen kahramanlar

YÜZLER VAR

Yüzler var, edepten kızaran yüzler

Yüzler var, haramdan kararan yüzler

Yüzler var, dehşetten sararan yüzler

Yüzler var, bahtına ağaran yüzler

Yüzler var, yalandan moraran yüzler

Gözlerin içini, yüzlerde oku!

Yıldırımlar çarpınca, sarsılan şoku

ŞİİR GÖNÜLDEN KOPAN

Şiir, gönülde kopan fırtınadır

Kâh dünya, kâh dünyanın yarasıdır

Şiir, mana âleminden aynadır

Mısralar, her hecesi canındadır

İlham rüzgârı sanki kanındadır

Dolunay gibi yanındadır

Sözün edep yeri ha şuradır

Mısralar, âlem-i geçitte rüyadır

CUMA GÜNÜNE…

Biliriz günlerin sultanı sensin

Sûre olup nûrun beyanı sensin

İbadet iman için bir kın değil mi?

İbadet vecd için akın değil mi?

Mescit zikre tanık kalbin aynası

RABBE niyaz yanık kalbin aynası

Ey Cuma, mü ‘minin yankısı sensin

KÂH ÖMER, KÂH YUNUS…

Kâh Ömer, kâh Yunus, kâh Fatih olmak

Aynı serencamda, tarih olmak

Gelecek nesillere semih olmak

Güzel ahlak sahibi, fasih olmak

Adil, dürüst, samimi, vazıh olmak

Ehli irfan sahibi, nezih olmak,

"Olmak!" Özünde sözünde bir olmak

İNANCIM…

İnancım, "aldatanlar bizden değil!"

Bu söze saygıyla, edeple eğil

Vicdanların sesi; ehil ve adil,

Yüzlerle tanış olsun ismi delil,

Bayraklaşan kahramanlar isterim

Özlemim, destansı yüzler isterim

Ufuklar açan gönüller isterim

Karanfil kokulu güller isterim

AMELLER NİYETLERE GÖREDİR

"Ameller niyetlere göredir"

Dua, sahibine dost, yâredir

Dil yarası, kalbe pare paredir

Atalardan kalan, bize töredir

Esenlik, muhabbete köprüdür

Kalpten gelen nazar, derde çaredir

Meyve veren haslet köktedir

Dünya, ademi halden hale taşır

BİR İMTİHANDAN …

Bir imtihandan diğer imtihana

Seferber olur, kalp müşfik hana

Yolun handan, kâmil insandan yana

Marifet ilmiyle bak bir cihana

Girme sakın masivadan girdaba

Muhabbet deryalaşır, candan cana

Aklı selim huzur verir vicdana

Dünya imtihanı dönsün destana

Yürüyelim ihlas dolu yüreğe

SU UYUR…

"Su uyur, düşman uyumaz" demişler

Kahpe, pusulardan doymaz demişler

Hain, nefretinden durmaz demişler

Cahil, sözden anlamaz demişler

Huylu huyundan kaçınmaz demişler

Sarraf olmayan anlamaz demişler

Kalem, haddi aşana dersi verir

Selâm sükutla, kalbin sırrı erir

KUNDAKTAKİ ÇOCUK

Kundaktaki çocuk bir fidan gibi

Hakkı tesbih eden deliller gibi

Baharı emziren yeşiller gibi

Başta vücut bulan beyinler gibi

Atiye uzanan sebiller gibi

Vicdana ayna tutan diller gibi

Hasretiz, takva nurlu yürüyüşe

Vakarla heybetleşen görünüşe

DERDİNİ DÖKÜP DE…

Derdini döküp de paylama beni

Kalbimi söküp de darlama beni

Aşıksan feryadınla, Ferhat ol,

Dilini büküp de dağlama beni

Baharın nefesiyle gel yanıma…

AHİ EVRAH RUHUNDA

Ahi Evran ruhunda, "temiz toplum"

O zaman, yüreklerde kopar coşkum

Milletçe birlikte ışıldar yolum

Bekleriz toprağa adil bir tohum!

Yüksek bir ahlakla yücelir toyum

Hak söylemek, hakkı konuşmak borcum

Gün doğsun, yüzler birlikte ağarsın

Alınteri, helâl kazançla yarsın!

Gönül gözüyle Hızır'ı ararsın

TEFECİ ZİHNİYETİ…

Tefeci zihniyeti, sil aklından

Yer bulmasın zorbaların falından

Hafızamda, şehitlerin şanından

Toprağı mübarek kılan kanından

Bedri gözyaşı akıtır canından

Hak ereni eksik etmez yanından

Bir dua fısıldar sanki yarından

Zamana lütufkâr dönen çarkından

Feryadı figan kopmasın aslından

AKŞAM VAKTİ

Akşam vaktinde, yıldızlar nöbettedir

Yer-gök gibi onlar da hizmettedir

Kâh ışıktır, yol gösterir, gözdedir

Gün batınca can, sanki gurbettedir

Dil, kalp ile âlemi sohbettedir

Rabbine şükran ile minnettedir

Ölmeden önce sırrı, cennettedir

Dünya keder, tasayla zahmettedir

YAPAY ŞOK

Yapay-şok fırtınada, aydın olmak

Harami sofrasında, saygın kalmak

Öfke tutulmasında, seçkin durmak

Kızarmayan yüzde, tavrını koymak

Ateş cenderesinden, sükutla geçmek

Âdemin sırat köprüsüne benzer

KOSKOCA BİR YAZIK

Koskoca bir yazık desem ne olur?

Boğazımda düğümlenir hecem

Yangın alevine dönüşür gecem

Laf anlatmaktan bitap düştü çenem

Çete mi, haramzade soygunu mu?

Bir gizemli vurgunun düğünü mü?

Gafletin içimizde oyunu mu?

Koskoca bir yazık desem ne olur?

DÜŞÜNÜRÜM YAHUDİ TRAVMASINI…

Düşünürüm Yahudi travmasını

Eksenini sarsan dramasını,

Kesilmeyen o, iç kanamasını

İki yüzlü/ riyakâr kınamasını,

Dostların düşmanlık sınamasını!

Kin, nefretle tuzak aramasını

Fitne surlarda gedik, açmak için,

Dost gönülleri, içten yıkmak için,

Atiye giden köprüyü, yıkmak için,

Düşünürüm, Yahudi travmasını!

EY DOST!

Ey dost, sen beni bilir; ben seni bilirim

Gafletten, fitneden, fesattan çekinirim

Ne sensiz ne dostsuz adım atabilirim

Bil ki, ilahi feyzle beslenir şiirim

Derdimi önce gönlüme açabilirim

Hak sözüdür, her zaman için kilidim

Yazarın Diğer Yazıları