Isparta deplasmanında maçı 4 gol atarak kazanan ve seyircilere seyir zevki sunan Seza Çimento Elazığspor, Kasım ayının ilk gününde yine bir deplasmanda, GMG Kastamonuspor karşısında bu kez 5-0 kazanarak zirve yarışındaki iddialı yürüyüşüne devam etti.
Maçın başından son dakikasına kadar üstün olan, maç temposunu istediği gibi ayarlayan konuk Elazığspor, başarılı set oyunu ve kanat organizasyonlarıyla beş gol bulurken bir o kadarını da kaçırdı.
Oyun şablonunda ve kadro tercihinde belli bir başarıyı ve istikrarı yakalayan Serdar Bozkurt Hoca, bazı oyuncuların giderek artan performansıyla içeride ve dışarıda kazanmayı adeta bir alışkanlık haline getirdi diyebilirim. İç sahada oynanan ve 3-2 kaybedilen sürpriz Çorluspor maçını bir tarafa bırakırsak geride kalan dokuz haftada Elazığspor’u zorlayabilen bir takım çıkmadı.
Sancılı bir sürecin içinden geçen ev sahibi Kastamonuspor, bırakın Elazığspor’u zorlamayı ilk ciddi atağını ancak 90. dakikanın uzatma bölümünde yapabildi desem yanlış olmaz.
Elazığspor kaliteli kadrosuyla belli bir oyun kimliğini kazanmış görünüyor, bu çok önemli bir avantaj. Tıkır tıkır işleyen sistem, geriye düşse bile maçı çevirecek bir Elazığspor hissi yaratıyor izleyen herkeste. Bir başka güzel taraf da saha içi disiplin ve sorumluluk alan oyuncuların şampiyonluk yolundaki kenetlenmiş görüntüleri.
Haftalardır bir dinamo gibi takımı atağa kaldıran Emir Alagöz, G. Saray’daki Torrera benzeri oyun stiliyle hem savunmada hem hücumda takdire değer işler yapıyor. Nitekim attığı goldeki top sürüşü ve şut kalitesi oyuncuya dair yaptığımız övgüleri destekler nitelikte. Emir ile birlikte son 2-3 haftadır özelikle Onur Eriş ve Sertaç Çam uyumu Elazığspor’un hücum gücünü iyice artırmış durumda. Mert Örnek’in bitiriciliği, Enes Soy’un gayreti, Alperen Pak ve Hakan Yavuz’un orta sahadaki çalışkanlıkları Elazığspor için önemli bir avantaj, rakipler içinse sıkıntı yaratacak bir durum. Golcüsü Kemal Rüzgar’ın olmadığı haftalarda her hafta bir oyuncunun öne çıkması ve Elazığspor adına goller üretmesi takımın ne kadar önemli oyunculardan oluştuğunun bir göstergesi.
Elbette kendisiyle kıyaslanamayacak ölçüde zayıf bir rakip karşısında Elazığspor saha içinde istediklerinin birçoğunu yaptı ama beni asıl sevindiren olay, 44. dakikada sakatlanan Enes Soy’un yerine oyuna giren Barış Ekincier’in ikici devredeki başarılı performansıydı. Maçın ikinci devresinde bir asist yapıp biri penaltıdan olmak üzere iki de gol atması bence maç kazanmak kadar önemliydi. Hele yaptığı ısrarlı koşuyla rakip ceza alanında penaltıyı alması ve penaltı vuruşundaki ustalığı gerçekten ondan beklediğimiz bir performans.
Bu maç geride kaldı, daha ciddi bir rakip olan Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor ile hafta sonu zorlu bir maça çıkacak Elazığspor. Son dört maçını kazanma başarısı gösteren Şanlıurfaspor’da gittikçe yükselen bir form grafiğini görüyoruz. Sadece bir maçını kaybeden Şanlıurfaspor ciddi bir rakip. Dolayısıyla hafta sonu Elazığ’da zorlu bir maça tanıklık edeceğiz.
Geride kalan 9 haftada gördüğüm şu. İçinde yer aldığımız Beyaz Grup’ta Elazığspor’la birlikte Şanlıurfa, Muş, Aliağa ve Gebze takımları şampiyonluğu zorlayacak ekipler, diğer takımlar ise vasata yakın ve görece zayıf takımlar. Böyle bir grupta çok az hata yapmak ve puan kaybı yaşamamak şart. Elazığspor, Çorluspor maçındaki kaybıyla en azından ligin ilk yarısı için bu kredisini kullandı. Şanlıurfaspor maçında bir puan kaybı iyi olmaz.
Kasım’ın ilk gününde deplasmanda farklı kazanarak camiayı sevindiren ve ilerisi için umut veren tüm takımı tebrik ediyorum.
Beni okuyan, beni dinleyen, sözcüklerimin izini süren herkese teşekkür ediyorum. Bir sonraki yazımda buluşuncaya kadar sevgiyle ve huzurla kalın.