Ahmet KIZILKAYA

'Gül' gibi 3 puan ama!

Ahmet KIZILKAYA

Tatsız biten Çorluspor maçının ardından Hatayspor ve Arnavutköy Belediyespor maçlarını aynı skorla 3-0 kazanan Seza Çimento Elazığspor, uzun yıllar sonra gittiği Isparta’da ilginç ve adrenalini yüksek bir maç yaşattı futbol seyircilerine.
Güzel dostlarımızın yaşadığı gül kenti Isparta’da Isbaş Isparta 32 Spor yönetiminin deplasman takımı maç biletlerini bu lig için fahiş sayılacak bir meblağ ile satışa sunması eleştiri konusu olsa da iki camia arasında çok eski yıllara dayanan bir dostluk ilişkisinin var olduğunu da belirtmem lazım.
Maç öncesi yaptığımız analizde gollü bir maçın bizi beklediği yönündeki tahminim boşa çıkmadı. Zira oynadığı her maçta açık futbolu tercih eden bir ekip olarak dikkat çeken Ispartaspor,  kolay gol atan ve aynı zamanda kolay gol yiyen bir ekipti.
Oyun şablonunda ve takım kadrosunu oluşturmada belli bir istikrarı yakalayan Serdar Bozkurt Hoca, Isparta’da da alıştığımız 11 ile sahaya sürdü takımını. Cesur bir futbol anlayışıyla daha ilk dakikalarda oyunu ileride kuran ve rakibe üçüncü bölgede baskı uygulayan Elazığspor, özellikle sol kanat organizasyonlarını ilk yarı boyunca çok başarıyla uyguladı. 19. dakikada Sertaç Çam’ın büyük beğeni  toplayan jeneriklik golünde Onur Eriş, Enes Soy ve Sertaç Çam’ın üçlü varyasyonu göze çok hoş gelen bir hücum organizasyonuydu. Maç boyunca Ispartaspor’un sağ kanadından etkili bindirmeler yapan Elazığspor, bu anlamda ev sahibi takımı hayli zora soktu diyebiliriz.
Elazığspor’un kazandığı ikinci golde top takibi ve kaleciye pres sonuç getirdi ve günümüz modern futbolunun sonuç alan bir örneği olarak Elazığsporlu ileri uç oyuncularınca başarıyla uygulandı.
21. dakikada deplasmanda 2-0 öne geçen Elazığspor atak futbolunu gollerle taçlandırırken bu golde de günün en iyilerinden Enes Soy ve Mert Örnek öne çıktılar. Enes Soy’un baskı sonucu kaptığı topu Mert Örnek’e aktarması onun da aşırtma bir vuruşla golü yapması iki bireysel beceri örneğiydi ve hepimizin keyfini iyice yerine getirdi.
Maç daha da farka gidebilir beklentisi oluşmuşken ilk devrenin sonlarına doğru 37. dakikada Ispartaspor’un kazandığı köşe vuruşundan gelen topu gol yapan Kaan Yüksel’in hiçbir defans oyuncumuz tarafından rahatsız edilmemesi ve boş bırakılması fahiş bir futbol hatasıydı. Kavisli ortada arka direğe inen topa ne bek oyuncumuz Erhan Kartal ne de stoperlerimiz önlem alamadılar maalesef. İlk yarı boyunca oyunun genelinde ev sahibi takım adına gol girişimi sayılabilecek bir diğer pozisyon 44. dakikada Fatih Aktay’ın şutunun defansımıza çarpıp kornere gitmesiydi.
Maçın ikinci devresi de ilk yarının benzeri gibiydi. Oyuna yine hızlı ve atak başlayan deplasman takımı Elazığspor oldu. 51 dakikada kazanılan köşe vuruşunda yapılan ortaya ön direkte ayak koyan Emir Alagöz, usta bir vuruşla Elazığspor’un üçüncü  golüne imza attı. Ispartasporlular bu pozisyonda Elazığspor’un hücum oyuncularına önlem alırken Emir Alagöz’ün bazı maçlarda buna benzer vuruşlarla gol atma becerisini unuttular. 
Elazığspor’un kazandığı dördüncü golde ise günün en başarılı isimlerinden Enes Soy’un ceza alanı içinde Setaç Çam’ı görmesi ve onun da golü yapmakta zorlanmaması hücum oyuncularının uyumuna başarılı bir örnekti.
Elbette hücum oyuncularımızı besleyen onlara pozisyon hazırlayan ve başarılı pas yüzdeleriyle Emir Alagöz, Hakan Yavuz ve Alperen Pak’ı da unutmamak lazım. Özellikle Emir Alagöz’ün haftalardır 6 numara pozisyonunda işin hakkını verdiğini söylemem gerek. 
Şimdi işin yazının başlığında yer alan ‘ama’ kısmına gelelim. Rakip takımdan 59. dakikada oyuna dahil olan Enver Cenk Şahin’in girer girmez topu ustaca kullanarak verdiği gol pasına önlem alamamak ve dahası  adam ve alan paylaşımında hatalar yapmak Elazığspor adına üzerinde durulması ve giderilmesi gereken bir sorun. 
Bu golün enerjisiyle havaya giren rakip takımın yine Enver Cenk Şahin’in etkili pasıyla 69. dakikada üçüncü golü bulması Elazığspor’un kısa süreli de olsa bir telaş ve panik yaşamasına neden olduğunu söyleyelim. Elazığspor gibi takım uyumunu yakalamış ve etkili ayaklara sahip bir takımın maç içi psikolojiyi yönetmede daha olgun davranması gerekirdi. Benzer bir telaşı ve dağınıklığı içeride kaybedilen Çorluspor maçında da görmüştük. Rakip hücumdayken koşu yollarını kapatmak, pas bağlantılarını kesmek ve ceza alanı içinde doğru paylaşımlar yapmak noktasında bazı sıkıntılar var diye düşünüyorum ama bunlar giderilebilecek eksiklikler.
Aslına bakarsak maç öncesi Isparta’dan 1 farklı kazanıp dönme seçeneği önümüze konsa buna hiç kimse itiraz etmez ve seve seve hepimiz kabul ederdik ama maçı 4-1 önde götürürken  sonradan oyuna giren bir oyuncuya önlem alamamak ve duran toplarda rakibe boş alanlar bırakmak biraz canımızı sıktı, yoksa elbette Isparta gibi bir deplasmanda ev sahibi takıma birbirinden güzel 4 gol atmak takım kalitesinin önemli bir göstergesidir. 
Bu hafta içi bir Ziraat Türkiye Kupası maçı oynayacak ve hafta sonu Kastamonu deplasmanına gidecek Elazığspor. Kastamonuspor ligin en çok gol yiyen takımı, gol atma becerileri de çok yüksek değil ama Elazığspor’un hiçbir rakibi küçümseme gibi bir lüksü olamaz. Buradan alınacak 3 puan işleri biraz daha yoluna koyacaktır.
Beni okuyan, beni dinleyen, sözcüklerimin izini süren herkese teşekkür ediyorum. Bir sonraki yazımda buluşuncaya kadar sevgiyle ve huzurla kalın.

Yazarın Diğer Yazıları