6'lının Vekil Pazarlığı

Altılı masa, son olarak Gelecek Partisi'nin ev sahipliğinde bir kez daha toplanmış, aday konusunda bir mesafe kat edilemediği, yayınlanan ortak bildiride kelimelerle top çevrilmesinden anlaşılmıştı.

6'lının Vekil Pazarlığı

Aday konusunda biraz daha zamana ihtiyaç duyan Millet ittifakı, milletvekili pazarlıklarında oldukça mesafe almışlar. Yapılan görüşmelerdeki ilk seçeneğe göre, altı partinin adayları CHP ve İyi Parti’nin listelerinde yer alacak.

Bilindiği üzere DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, geçtiğimiz günlerde "Milletvekilliği listelerinde anlaşamazsak 81 ilde DEVA Partisi olarak kendimiz seçime gireriz." diyerek altılı masaya gözdağı vermişti.

Daha önce “kendi amblemi ve listeleriyle seçime gideceğini” açıklayan DEVA Partisi’nin “Üçüncü bir liste oluşturması” da seçenekler arasında yer alıyor.

Listelere ilişkin son karar, “illerde yapılacak kamuoyu araştırmaları ve kurmayların çalışmaları” sonrası verilecek.

Bu iki seçenekte de Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’nin göstereceği adayların, diğer partilerin listelerinden seçime gireceği öngörülüyor.

Kulislere yansıyan bir başka bilgi ise Gelecek Partisi, TBMM’de grup kurmak amacıyla en az 20 ismin listelerin seçilebilecek sıralara konmasını talep ediyor.

Bu senaryolar çerçevesinde her bir ittifak partisinin gurup kuracak kadar milletvekili talep etmesi, CHP ve İyi Parti’nin vekil sayısını düşüreceği gibi, meclis çalışmalarında da ciddi krizler yaşanacağının habercisi gibi.

6’lı masanın CHP dışındaki Parti Genel Başkanlarının;  “Madem bizlerin desteği ve oylarıyla Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu olacak, o zaman istediğimiz sayıda milletvekili de bize vermeli” talepleri çok da haksız değil. Kim olsa kendisine hayati derecede ihtiyaç duyulan bir ortamda en üst taleplerde bulunur ve bunu koparmanın mücadelesini verir.

Partiler bu taleplerinde kendilerini haklı görseler de olası bir millet ittifakıyla ülkenin nasıl yönetileceğine dair ciddi endişesi var kamuoyunda. 

Kendisini Başbakan yapan Davutoğlu, Başbakan yardımcısı ve yıllarca bakanlık  yapan Babacan, bunun karşılığı olarak Erdoğan’ı yarı yolda bırakmışsa, kendi oylarıyla cumhurbaşkanı seçtirdikleri Kılıçdaroğlu’na  neler yapmaz bu isimler. 

Gerçi Kılıçdaroğlu da çok çekmez bunların ego, kaprisİ nazlarını ve Muharrem İnce’nin dediği gibi 13. ayda bizzat kendisi erken seçim kararı alır,  hem hükümetten hem de ortaklarından kurtulur ve muhalefetin keyfini sürmeye devam eder.  İşte bu olay da herkese; bir yolculuk esnasında yaşanan ve sonuçta herkesin baştaki kendi rollerine dönmesiyle nihayetlenip, “O zaman biz bunu niye yedik” cümlesiyle noktalanan hikâyeleri hatırlatır.