6'lı Masanın Özerlikle İmtihanı

CHP Genel Başkan Danışmanı Elçi'nin 'yerel özerklik', Deva Partisi lideri Babacan'ın 'anadilde eğitim' çıkışı 6'lı masayı böldü. İyi Parti ve SP'nin tepkisiz kaldığı bu çıkışlara GP'den şaşırtan destek geldi. DP ise çok sert çıktı...

6'lı Masanın Özerlikle İmtihanı

Altılı masanın ortaklarının peş peşe gelen iki açıklama gündeme oturdu. Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, vatandaşlık tanımını değiştirmek ve Kürtçe'yi anadil olarak anayasaya eklemek istediklerini açıkladı. Babacan'ın bu açıklamasının hemen ardından, CHP Hukuk ve Siyasi İşler Başdanışmanı Nuşirevan Elçi, PKK'nın en bariz talepleri arasında yer alan "yerel özerkliğe" yeşil ışık yaktı.

Kamuoyunda büyük tepki toplayan Altılı Masa'daki bu iki çıkışla ilgili, Millet İttifakı'nın diğer paydaşlarının ne tepki vereceği merak konusu oldu.
Milliyetçi-muhafazakar çizgide siyaset yaptığını iddia eden İyi Parti, CHP ve Deva'dan gelen özerklik ve anadilde eğitim çıkışına tepkisiz kaldı.

İyi Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu, düzenlediği basın toplantısında, bu konunun ortak açıkladıkları Anayasa taslağında bu ifadelerin yer almadığını belirtti. Zorlu, "DEVA Partisi ile ortak yanımız 6'lı masada bulunuyor olmamız. Bizi İYİ Parti olarak ilgilendiren 6'lı masanın seçtirmek istediği Cumhurbaşkanı ve uygulamak istediği hükümet programında neyin olup olmadığıdır. Bu konuda parti olarak durduğumuz yerde herhangi bir tartışmaya açık konu bulunmamaktadır." dedi.

SP: BUNLAR PARTİLERİN KENDİ POLİTİKALARI
Konuya ilişkin altılı masanın nabzını tutan Haber7'ye birbirinden ilginç açıklamalar yapıldı.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Bülent Kaya, İyi Parti'nin paralelinde bir söylem geliştirdi. SP'li Kaya, bu vaatlerin her partinin kendi konuları olduğunu belirterek altılı masaya böyle bir teklif gelirse fikirlerini orada söyleyeceklerini belirtti. 

Bülent Kaya, şunları dile getirdi:

"Her partinin kendi politikaları olur. Bireysel politikalar… Çünkü bir ortak politikalarımız vardır bir de her partinin kendi politikası vardır. Masada konuşulacak konular değil, bunlar partilerin kendi konularıdır. Her parti kendi programını konuşur ve açıklar. Bizim ortaklaşacağımız konular, altılı masada konuşulur. Onlar ancak altılı masanın gündemi olabilir. Olası iktidarımızda bunu masada konuşacağız. Masada konuşulacak şeyler bunlar. Bu konu masaya gelmedi. Gelirse söyleyeceğimizi önce orada söyleriz. Her konuyu kamuoyunda konuşmaktansa önce kendi aramızda konuşur, sonra kamuoyuna açıklarız. Her partinin ayrı bir ideolojisi var, görüşü var… Partiler kendi politikalarını iç tarafında yürütüyor. Onun için masa adına söylenmemiş bir sözü benim söylemem doğru olmaz. Masa adına söylenmiş olsaydı görüşümü açıklardım."
 

DP: ZERRE ÖNEMSEMİYORUZ, MASAYA KİMSE BÖYLE TEKLİFLE GELEMEZ!
Millet İttifakı ortaklarından Demokrat Parti'den de konuya ilişkin değerlendirme geldi.

Haber7'ye konuşan Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt, Kılıçdaroğlu'nun danışmanının sözlerinin DP için hiçbir şey ifade etmediği ve zerre kadar öneminin olmadığını söyledi. Muhattaplarının Kılıçdaroğlu olduğunu ifade eden Enginyurt, "Altılı masaya böyle bir teklifle kimse gelemez." dedi.

İşte Enginyurt'un açıklamaları:

"Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı, adı her ne olursa olsun, bizim nezlimizde ne söylediğinin zerre kadar bir önemi yok. Bizim için esas olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ne söylediğidir. Bizim muhatabımız CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'dur. Danışman denen şahıs, kendi bölgesinde seçime yönelik kendini kurtaracak, tribünlere oynayan bir mesaj vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter bir devlettir. Bu devletin resmi dili Türkçe'dir. Türkiye Cumhuriyeti devletinde konuşulan anadil Türkçe'dir. Dolayısıyla Anayasa'nın ilk 4 maddesini Demokrat Parti olarak asla tartışmaya açmayız, açtırmayız. Altılı masaya böyle bir teklifle kimse gelemez."
GP: DESTEKLİYORUZ!
Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Ali Kalınlı, Haber7'ye yaptığı açıklamada, yerel özerkliğe destek verdiklerini söyledi.

GP kurmaylarından Ali Kalınlı, şunları aktardı:

"CHP Genel Başkan danışmanı Nuşirevan Elçi’nin sözlerine katılıyorum. Hatta özerklik anlamında daha genişini düşünüyorum. Ben mahalli idarelerin başındaysam, kanun ve yasalara bağlı kalmak kaydıyla, kurallar ve yasalar çerçevesinde serbestçe faaliyetimi yürütmek zorundayım. O zaman rahat ederim ve Demokles’in kılıcını başımda istemem ve çok daha randımanlı olurum.

Yani ben onlara katılıyorum hatta daha da geliştirilmesini düşünüyorum. Bir kurumun anayasaya bağlı kalmak kaydıyla, ülke bütünlüğünün de özünü alarak, bundan taviz vermeden kendi sahasında çalışmasının büyük faydalar getireceği inancındayım. Yani yukarıda bir kılıç varmış gibi başında baskı hissettiği zaman randımanlı bir çalışma yapamaz kurumlar… Belediyeleri kastediyorum… Onun için geniş bir özerklik hadisesinin olması gerekir."