Zirve, çözüm getirsin

Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu'nun 'turizmle kalkınan bir şehir' vizyonu ve hedeflerine ilgili kurumların yetişemediği görülüyor. Golan, Bagin ve Pertek Kaplıcaları ile 2018'de keşfedilen jeotermal kaynakla planlanan termal tesis projesi 8 yıldır hayata geçirilemezken, Elazığ geçmişte onlarca kez yapılan yeni bir Uluslararası Sağlık Turizmi zirvesine hazırlanıyor. Sağlık Turizminde obezite ameliyatı yapan ve marka olmuş kamu ve özel hastanelerimiz ve doğal güzellikler öne çıkarken, 'üçlü sac ayağı' modelinin termal ayağı hâlâ eksik.

Elazığ, 28-29 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi ile sağlık turizmi alanında önemli bir vitrine çıkmaya hazırlanıyor. Ancak zirve öncesinde, 2018 yılında Karakoçan ilçesinde ortaya çıkarılan jeotermal kaynağa dayalı termal tesis projesinin hâlâ hayata geçirilememiş olması kamuoyunda tartışmalara neden oluyor.

8 YILDIR BEKLEYEN TERMAL PROJE

2018’de Karakoçan’da keşfedilen jeotermal su, bölgeyi önemli bir sağlık ve termal turizm merkezi haline getirebilecek potansiyele sahipti. Proje kapsamında modern termal tesislerin inşa edilmesi planlanmış, Elazığ’ın turizm kaderini değiştirecek adımlardan biri olarak görülmüştü. Ancak aradan geçen yaklaşık 8 yıla rağmen projeye ilişkin somut bir ilerleme sağlanamadı.Bugüne kadar yetkililerden projenin neden durduğu ya da mevcut durumunun ne olduğu konusunda net bir açıklama yapılmaması eleştirileri artırıyor.

ZİRVEYE BÜYÜK KATILIM BEKLENİYOR

Öte yandan Elazığ, sağlık turizmi alanında iddiasını ortaya koymak için önemli bir organizasyona hazırlanıyor. Elturk-Der öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın desteği ve Elazığ Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilecek zirveye hem yurt içinden hem de yurt dışından geniş katılım bekleniyor.

Zirveye, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ali Alperen Kaçar ve Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Onur Gözet, Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ali Alperen Kaçar, Onur Gözet  gibi isimlerin katılması bekleniyor. Ayrıca, zirveye yaklaşık 20 ülkeden 50 kişilik profesyonel alım heyeti de katılarak, Elazığ’ın sağlık altyapısını yerinde inceleyecek. 

“ÜÇLÜ SACAYAĞI” MODELİ TANITILACAK

Zirvede Elazığ’ın sağlık turizmi stratejisinin temelini oluşturan “üçlü sacayağı” modeli öne çıkarılacak. Bu model; modern hastaneler, termal kaynaklar, doğal güzellikler üzerine kurulu bir kalkınma vizyonunu temsil ediyor. Amaç, özellikle Irak, İran, Azerbaycan ve Avrupa’daki gurbetçi nüfus başta olmak üzere uluslararası hastaları şehre çekmek ve yüksek katma değerli gelir elde etmek.

VİZYON İLE SAHADAKİ GERÇEKLİK ARASINDAKİ FARK NASIL KAPATILACAK? 

Elazığ’ın sağlık turizmi hedefleri kâğıt üzerinde güçlü görünüyor. Modern hastaneler ve coğrafi avantajlar gerçekten önemli bir potansiyel sunuyor. Ancak termal turizm ayağının eksik kalması, “üçlü sacayağı” modelinin en kritik bileşenlerinden birinin fiilen devre dışı olduğu anlamına geliyor.

Bu durum birkaç önemli soruyu gündeme getiriyor:

2018’de büyük umutlarla duyurulan termal proje neden ilerlemedi? 
Finansman, bürokrasi ya da yatırımcı eksikliği gibi hangi engeller yaşandı? 
Zirvede tanıtılacak vizyon ile sahadaki gerçeklik arasındaki fark nasıl kapatılacak? 
Daha da önemlisi, böylesine büyük bir uluslararası organizasyon öncesinde bu soruların cevapsız kalması, Elazığ’ın güvenilirliği açısından risk oluşturabilir. Çünkü sağlık turizmi yalnızca altyapı değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve güven meselesidir. 

“TOPLAN-KONUŞ-DAĞIL” ÇALIŞTAY SARMALINA DÖNÜŞMESİN

Yapılacak zirve Elazığ için önemli bir fırsat. Ancak bu fırsatın gerçek bir kazanıma dönüşebilmesi için geçmişte onlarca kez yapılan ancak hiçbir somut sonuç getirmeyen çalıştaylara benzememesi için bir kamu ve özel kurumlardan oluşan bir izleme komitesi kurulması ve burada alınan kararların aylık, üç aylık ve yıllık takibinin yapılması, eksik olan çalışmalarla ilgili kamuoyunun aydınlatılması gerekiyor. 

Bu zirvede; geçmişte yarım kalan projelerin şeffaf şekilde ele alınması ve somut adımların hızla atılması gerekiyor. Aksi halde, şehir olarak  potansiyellerimizi  anlatırken kendi eksikliklerimizle  yüzleşmek zorunda kalabiliriz.