Ayrıntılarıyla kitap…
Rüveyda Sadak
Bir ‘Kitap’ neyi anlatır, mesela. Ya da bir kitapçı… Farkındalığın seyri ile eğitimin belirttiği kavramın gerekliliği, öğretilen kitap aracılığıyla bilgilendirmeye yönelik önemli bir giriştir. Temanın öğretim, öğrenim ve dolayısıyla eğitim olan kapsamını yoğun biçimde dizayn eden bir nesnedir, kitap. Başarı, ifade ettiği ölçüde bilgiye yönelik kazanım katkılı bir teşvik sağlar. Söz konusu kitap okumayı alışkanlık haline getirmek, elde edilen bilgilerin toplumsal olarak meydana getireceği faydanın, farkında olunmasını beraberinde getirir. Okul ve üniversitelerin yakın mesafesinde bulunan kitapçı, kitabevi ve benzer adlandırmalarla kitap konulu türev mekânların mevcut oluşu bir tesadüf değildir. Nitekim okul çevresinde, üniversite yakınlarında ve hatta çoğu zaman yol boyu kitapçı, kırtasiye detaylı mağazaların sağladığı olanak itibariyle kitap okuyabilmek için mekân koşulu, var olan kitap ortamları ile değerleniyor. Özellikle üniversite yakınlarında denk gelinen bir resim ve görsel anlatım vardır. Görseli minimum bir tasvir ile örnekleyelim. Öğrenci… Ve elinde bir ya da birçok kitap ve cebinde kalemiyle öğrenci profili açısından, kitabın ifade ettiği değer böylece somut şekilde canlandırılan bir karaktere dönüşen niteliği tanımlar. Tabiî ki sadece kitapçı şeklinde bir mekân ile sınırlandırmamak gerek. Üniversite kavramına dair özellikle sınav dönemlerinde kütüphanede gerçekleştirilen ders çalışma rutini, telkin ettiği motivasyon ile orantılıdır. Kütüphane, Farsça ve Arapça kökeni itibariyle kütüb kelimesinin, kitaplar kavramına eklenen ve yine Farsça bir kelime olan hane yani ev ekinden türemiştir. Kitaplar ile ev, bütünleştirdiği anlam doğrultusunda kitapların evi olarak belirtilen bir nesne şeklinde kullanılmaktadır. Kitap varsa her şey vardır, diyerek… İlmin temsili Eğitimci-Yazar Sosyolog Hocamızın toplumsal farkındalık oluşturan yazısından, kitap kapsamlı çalışmasını tanımlayan bir anekdot paylaşalım: “Gittiğiniz okullar, aldığınız mesleki eğitimler size yetmeyecek, yetiştirmeyecek çünkü öyle kurgulandılar. Onun için o açığı ve bilgi eksikliğini kapatmak ve kendinizi yetiştirmek için tabir yerindeyse deliler gibi kitap okuyun. Okuyun güçlenin. Alanında iyi olan her akademisyen, öğretmen, eğitici veya ustadan eğitim almaya imkânınız olmayabilir ama kitaplar sayesinde onların bilgi birikiminden ve tecrübelerinden rahatlıkla faydalanabilirsiniz. Kitap, geçmişi bugünü ve geleceği birleştiren en büyük güçtür. Toplum ve bireyler arasındaki bilgi birikimini kültür etkileşimini sağlayan en etkili unsur kitaptır. Kitap, bireyin diksiyonunu davranışını, kültürünü ufkunu hatta dünyasını değiştiren en büyük ve en etkili unsurdur. Kısacası bireyin kendini geliştirip yetiştirmesi için tabirin ifadesiyle deliler gibi ısrarla kitap okumasıdır.” Kitap, okudukça bilgilendiren ve bilgilendirdikçe de fayda sağlayan bir niteliğe sahiptir. Kitap okumak, bazen bir ceza olarak küçük yaş çocuk grubuna ithaf ettiği olumsuz yorumuyla kitabın yanlış tarif edilmesine sebep oluyor. Oysaki kitap; ceza değil, ödül şeklinde bir telaffuzu gerektirir. Sosyal medya ayrıntısında günlük rutin internet kullanımı konusunda kitap ve internet karşılaştırması yapmak; kitabı, kavramı ile bütün olarak okumaktan ziyade bir tür cezalandırma işlevi şeklinde gösterilmeye çalışıldığını maalesef yanlış izlenim oluşturarak ifade ediyor. Bilgi, ilgi ile gerçekleşir. Kitap bir bilgi kapsamıdır. Her bilgi iletimi gibi kitap da okuyan kişinin, gerçekten kitabı okuduğunu ve okuduğu kitaba dair bilgi ile özdeşim sağlayarak, bilgiyi özümsediğini bilmek ister. Kitap; bilmektir, bildiğini ifade etmektir ve kitap, gerçekten önemli bir değerdir.