İşimizi İhsan ile yapmak
Nihat Akyol
İnsan hayatı, yaptığı tercihler ve ortaya koyduğu emekle anlam kazanır. Her insan bir işle meşguldür; kimi eğitici, kimi ticaret yapar, kimi idare eder, kimi hizmet sunar. Ancak asıl mesele, yapılan işin büyüklüğü değil; o işin hangi niyetle ve hangi kaliteyle yapıldığıdır. Çünkü bir işi sıradan yapmakla, en güzel şekilde yapmak arasında hem dünyevî hem de uhrevî büyük fark vardır.
İslam ahlakında bu anlayışın temel kavramı ihsandır. İhsan; bir işi, Allah’ın huzurunda yapıyormuş gibi titizlikle ve samimiyetle yerine getirmektir. Peygamber Efendimiz Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah, biriniz bir iş yaptığı zaman onu sağlam ve güzel yapmasını sever.”
Bu hadis, Müslümanın iş anlayışını özetler niteliktedir. Mümin, yaptığı işi başkası görsün diye değil; Allah razı olsun diye yapar. Bu bilinç, kişiyi sorumluluk sahibi yapar, tembelliği ve özensizliği ortadan kaldırır.
İş Ahlakı ve Sorumluluk Bilinci
Yaptığımız her iş bir emanettir. Öğretmenin dersi, imamın hutbesi, esnafın terazisi, yöneticinin kararı… Hepsi birer sorumluluktur. Eksik, özensiz veya dikkatsiz yapılan işler sadece maddî kayba değil, manevî vebale de sebep olabilir. Çünkü yapılan her işin bir muhatabı vardır.
Kaliteli iş yapmak aynı zamanda kul hakkına riayettir. Eksik yapılan bir hizmet, başkasının zamanını, parasını ve güvenini zedeleyebilir. Oysa işini en iyi yapan kişi, güven inşa eder. Güven ise hem bireyin hem toplumun en kıymetlisetmayesidir
Günümüzde birçok insan “Nasıl olsa idare eder.” anlayışıyla hareket edebilmektedir. Oysa Müslüman için ölçü “idare etmek” değil, “en iyisini ortaya koymak” olmalıdır. Bu, kusursuz olmak anlamına gelmez; fakat sürekli daha iyiyi hedeflemek anlamına gelir.
Bir öğrenci dersine en iyi şekilde hazırlanıyorsa, bir yönetici kararlarını adaletle alıyorsa, bir din görevlisi görevini hakkıyla yerine getiriyorsa; işte o zaman toplumda kalite yükselir. Herkes işini en iyi yapmaya çalıştığında, genel seviye de yükselir.
Niyet ve Bereket
Yapılan işin kalitesi kadar niyeti de önemlidir. Niyet halis olursa, küçük işler bile büyük sevaplara dönüşebilir. Samimiyetle yapılan her emek bereketlenir. Çünkü Allah için yapılan hiçbir iş karşılıksız kalmaz.
İnsan yaptığı işle anılır. Arkasında bıraktığı en güzel miras; dürüstlükle, titizlikle ve samimiyetle yapılmış işlerdir. Bugün yaptığımız iş, yarın karakterimiz olarak karşımıza çıkar.
Sonuç:
Yaptığımız işin en iyisini yapmak bir tercih değil; bir sorumluluktur. Bu hem kişisel gelişimimizin hem toplumsal kalkınmanın hem de manevî olgunluğumuzun anahtarıdır. İşimizi en güzel şekilde yapmak; kendimize, çevremize ve Rabbimize karşı görevimizi hakkıyla yerine getirmektir.
Unutmayalım:
Kalite tesadüf değildir; bilinçli bir gayretin sonucudur.
Ve en güzel işler, samimiyetle yapılan işlerdir.