Gazze, savaş ve bayram
Nihat Akyol
Gazze bugün dünyanın en ağır insani dramlarından birine sahne olurken, milyonlarca insan için bayramın anlamı da derin bir hüzne dönüşmektedir. Bir yanda çocuk seslerinin yükseldiği, sofraların kurulduğu, ailelerin bir araya geldiği bayramlar… Diğer yanda bombaların gölgesinde yaşam mücadelesi veren insanlar… Bu manzara, insanlığın vicdanını derinden yaralamaktadır.
Kurban Bayramı; paylaşmanın, kardeşliğin, yardımlaşmanın ve merhametin bayramıdır. Ancak Gazze’de birçok aile için bayram; kaybedilen yakınların acısını taşıyan sessiz bir bekleyişe dönüşmüştür. Çocuklar yeni elbiseler yerine korkuyla uyanmakta, anneler bayram sofraları kurmak yerine evlatlarını korumanın mücadelesini vermektedir. Yıkılan evler, susan sokaklar ve yetim kalan çocuklar, savaşın en ağır yüzünü göstermektedir.
Savaşlar yalnızca şehirleri değil, insan ruhunu da yıkar. En büyük bedeli ise çoğu zaman masum siviller öder. Bayram günlerinde bile gözyaşının dinmemesi, insanlığın ortak vicdanı adına büyük bir sorgulamayı beraberinde getirir. Çünkü bayram; huzurun, güvenin ve kardeşliğin adı olmalıdır.
İslam dini, insan hayatını kutsal kabul eder. Bir insanın haksız yere öldürülmesini bütün insanlığın öldürülmesi gibi gören bir anlayış, savaşın ve zulmün karşısında durmayı emreder. Bu nedenle Gazze’de yaşanan acılar sadece bölgesel bir mesele değil, vicdan sahibi herkes için insani bir meseledir.
Bayramların asıl ruhu; uzakları yakın etmek, acıları paylaşmak ve umut olmaktır. Bugün Gazze için yapılabilecek en önemli şeylerden biri, onların acısını unutmamak ve duyarsızlaşmamaktır. Yardım kuruluşlarının desteklenmesi, duaların eksik edilmemesi ve barış çağrılarının yükseltilmesi insanlığın ortak sorumluluğudur.
Çünkü bir coğrafyada çocuklar ağlıyorsa, dünyanın hiçbir yerindeki sevinç tam değildir. Gerçek bayram; insanların korkmadan yaşayabildiği, çocukların güven içinde gülebildiği, annelerin gözyaşı dökmediği gün olacaktır.
Temennimiz; savaşların sona erdiği, adaletin hâkim olduğu, insanların dinine, kimliğine ve yaşadığı toprağa bakılmadan insan olduğu için değer gördüğü bir dünyanın kurulmasıdır. O zaman bayramlar yeniden gerçek anlamına kavuşacak; umut, merhamet ve kardeşlik bütün insanlığı kuşatacaktır.
Bayramsa bayramınız mübarek olsun..........