Dünyanın içinden geçtiği çalkantılı süreçte savaşlar, enerji krizleri, göç hareketleri ve güvenlik tehditleri uluslararası dengeleri yeniden şekillendiriyor. İşte böylesi kritik bir dönemde NATO Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirilecek olması, Türkiye’nin küresel siyasetteki yerini ve önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla yalnızca doğu ile batı arasında bir köprü değil; aynı zamanda güvenlik politikalarının merkezinde bulunan stratejik bir aktördür. Karadeniz’den Orta Doğu’ya, Kafkaslar’dan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler, Ankara’nın kararlarının ne denli etkili olduğunu göstermektedir.
NATO üyesi ülkelerin liderlerini başkentimizde ağırlamak, diplomatik bir organizasyondan çok daha fazlasıdır. Bu zirve, Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki hassasiyetlerini, bölgesel barışa ilişkin beklentilerini ve müttefiklik hukukuna dair taleplerini doğrudan ifade edebileceği önemli bir fırsattır.
Elbette zirveler sadece fotoğraf karelerinden ibaret değildir. Asıl önemli olan, masada ülkemizin çıkarlarını kararlılıkla savunmak, milletimizin güvenliğini önceleyen politikaları güçlü bir şekilde dile getirmektir. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün de uluslararası sorunların çözümünde yapıcı ve belirleyici rol üstlenebilecek kapasiteye sahiptir.
Ankara’nın ev sahipliği yapacağı bu önemli buluşmanın, bölgemizde istikrarın güçlenmesine, diplomatik diyaloğun artmasına ve ülkemizin küresel ölçekteki etkinliğinin daha da pekişmesine katkı sunmasını temenni ediyoruz.
Hülasa, güçlü Türkiye; sadece kendi sınırlarının güvenliği için değil, bölgesel ve küresel barış adına da söz sahibi olan Türkiye’dir velhasılıkelam…