Zahiri anlamıyla; talihsiz bir tamlama ile bittiği sanılan bu atasözünün; isabeti, maksadı, söz sanatının içindeki inceliği, bu söz kabuğunun içindeki gerçek kıynak anlam nedir; biraz göz atalım.
Atasözleri; trafik levhaları gibi kırk değil binlerce kez ölçülen, bir kez biçilen; vicdandan sadır olan muhkem sözler olduğu gibi kamu yararını gözettiği kesindir.
Devletin malı deniz, devamındaki fiil ve özneye bakalım; özne domuz.
Domuzun, ilmi verilere göre denizle olan irtibatı kısaca şöyle ve bunu atalarımız elbette biliyordu.
· Domuzlar deniz suyu içmez.
· Domuzlar tuza karşı aşırı hassastır
· Deniz suyu içmek vücutlarındaki su dengesini bozar
· Domuz deniz suyu içerse; beyin ödemine yol açar, tuz zehirlenmesi denilen ölümcül hastalık baş gösterir.
Şimdi domuz dediğimiz bu masum hayvanın deniz suyu içmesi mümkün mü! Hayır.
Öte yandan;
Yine domuz konusunda saptanan ilmi veriler
· Domuzların günlük su ihtiyaçları oldukça yüksektir.
· Temiz suya bağımlıdırlar.
Böyle devam ediyor.
Şimdi birçoğu bu vatan için şehit olmuş atalarımız, beytülmal söz konusu olunca; devletin malı deniz, yemeyen domuz (menfi olarak) derler mi? Asla.
Peki nasıl olabilir bu.
Söz sanatları çerçevesinde, bu söz; burada maksadı aşmış, çok ince bir kinaye ile ivme almıştır ki atasözleri mecazi anlam taşırlar.
Tahlil edelim; Devletin malı deniz; yukarıda domuzun hususiyetlerini belirttik, bu minvalde domuz denizi (yer mi) içer mi? Hayır.
Bu, güçlü mecaz içeren; Devletin malı deniz, yemeyen domuz. Sözünün lafzı bu, bu tip sözlerde, lafzı, yani sözün dış kabuğu, mana ise o kabuğun içindeki çok derin ve saklı olan anlamdadır.
Etimolojik olarak, kök ve ses bağlamındaki evrimleşmede çok net olarak görüyoruz ki; bu sözün maksadı matufu, devletin malı deniz; ‘el tükürüğü deniz doldurur’ millete ait mamelek; öyle muhkemdir ki, ‘yemeyen domuz’ çok çok ince bir nüans var burada; dikkat lütfen; yiyemeyen domuz, özlü söz olarak söylenmiş, domuz yiyemez anlamındadır.
Bu araştırma Google ile sınırlıdır, dilbilimcilerin herhangi bir şerhine ulaşamadım, varsa bilmek isterim. Ben dil bilimci değilim ancak; fırıncı olmasak ta ekmeğin hasını da biliriz herhalde.
Yarım asırdan fazladır şiire aşırı ilgi duyan bir kalem olarak; aliterasyon, asonans da dahil her türlü söz sanatları noktasında kendimce çok çok araştırmalarım olmuştur.
Bu atasözüne ben çok yoğunlaşmışıdır. Çok uzun zaman üzerinde durdum; şu sonuca intikal ettim. Devletin malı deniz, yemeyen domuz. Atasözünün aslı;
Kabuğun içindeki saklı anlamı.
DEVLETİN MALI DENİZ, DOMUZ BİLE YEMEZ…