Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Yol gider

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İmandan gayri yollar sarpa gider

Tedbirsiz insan bir arpa yol gider

Cihangirim, şarktan garba yol gider

Yol ehli azık, haktan nusret ister

Hal ehli gayrete merhamet ister

Merhametlilerin merhametlisi,

Şu aciz kul, ismi celalin okur,

Yoluna selâmet, hidayet ister

İÇİ FESAT KAZANI

İçi fesat kazanı, dışı n'ola

Savaşa vermiş birazcık mola

Sinsi oyunlarla tozar kolkola

Tarihin soykırımı, affedilmez

Ezberi bozacak barış mesajı

Nasıl düzeltir, bozulan imajı?

Siyasetin u dönüşü virajı,

İnsanı katleden suç affedilmez

NİYET

Niyet, akıl, tekâmül, ortak hedef

İrade, kararlılık, strateji

Ufukta gözlemlenen, gelişmeler,

Sulh içinde kendini yenileme

Güçlü ve güvenilir devlet olma!

İMAM SAHİBİ

İman sahibi, cihana meydan okur

Kalbi züht içinde, haydan dokur

Fırat içten kaynar; fokur fokur

Ey söz ehli, irfan sahibi insan;

Mutmain ol, kalbi ihlâsla akar


SULH ASRINA

Şiddet asrından, sulh asrına dönmek

Sulh çağrısı, beş vakit ezandadır

İnsan, hesap-kitapla mizandadır

İlim, hikmet, marifet Kur’an’dadır

Hakikat ışıkları, tebliğdedir...

Kur'an; "ya esaret, ya kurtuluş" der.

OSMANLI’NIN YÜZÜ

Osmanlı'nın yüzü nereye dönüktü?

"Fütüvvet Diliyle" Sürekli batıya,

Batıya ikramı, "insanlıktı!"

Denizlerin kabardığı yıllardı,

Ardı sıra dalgalar yüklenirdi!

Türk dendi mi, "İslâm geliyor" denirdi

Ufukları, gönülleri. Aça, aça...

Ya şimdi, ufuklardan mı kaçacağız?

AYNI SOY AĞACINDAN

Aynı soy ağacından gelmişiz biz

Türk-Kürk ayrımı nedir, bilmeyiz biz...


Dinimiz, irfanımız, töremiz bir

Şek ve de şüphe nedir, bilmeyiz biz...


“Ölürsek şehit, kalırsak gazi”

Kavga da tuzak nedir, bilmeyiz biz.


Kâh at sürmüşüz, kâh divan kurmuşuz

Hüküm de hile nedir, bilmeyiz biz


Dokuz asırdır aynı topraklarda

Cana tecavüz nedir, bilmeyiz biz


Alperen olmuş gaza meydanlarında

Fatih’te nisyan nedir, bilmeyiz biz


Muhammet adı, ezelde verilmiş

Hicret’te aman(?) nedir bilmeyiz biz


Akmışız şarktan garba doğru hep

Kopan kavga nedir, bilmeyiz biz


Şehit kanları Hilal’in nakşında

Kul’a, kul olmak nedir, bilmeyiz biz


Bayrak olmaya, vatan olmaya hey

Cana eziyet nedir, bilmeyiz biz


Kazılı ismi, “Orhun anıtında”

Türk’e ihanet nedir, bilmeyiz biz


Şükür Mevla’ya; yol alırız her dem

Dolar taşarız, ALLAH AŞKIYLA BİZ

HARPUT'TA HOYRAT ESİNTİSİ

Harput'ta, "Hoyrat esintisi" nedir?

Türk iline esen yeller sedadır

O seda, Fuzuli'de içli nağme

Nedim'de, dost meclisinde badedir

Söyleyin yarenler, hep bir ağızdan

Harput soyludur, geçilmez yağızdan

Asırlar boyu, yürür aynı izden

Hakkı söyler dilim; duru, sadedir

Harput, Âlem-i İslam'ın nuruyla

Yıkanmış, harcında iman suruyla

Hak böyle yazmış Türk'e huzuruyla

Kahramanlık borcu, onda edadır

Tarih yazmış, yazacak destanını

Efsanelerle gör, düş de anını

Dinler, Bilge Kaan'dan fermanını

Türk'ü söyler Harput, kutlu sedadır

HAYIR DEMEK

Şuna hayır, ona hayır demek yerine,

Sözün dokunaklı yerini ayır;

İlme, irfana, sağduyuya çağır

Mevlana yüreği, Yunus solukla

İnsan olmanın adabıyla çağır

Öğret onlara edebi, ağır. Ağır

Devir, bazen sukutsa; bazen söz devri

Yazarın Diğer Yazıları