Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Vefalı Dost Geldi Yine

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Ahmet Cevat, “Çırpınırdın Karadeniz” şiirinde yürekten seslenirler;
“Vefalı dost geldi yine/ Selâm Türk’ün bayrağına…”
Bir Azerbaycan Atasözünden, “Vefalı dost yabancı olmaz, görmese yüzyıl seni…”
Vefa sözlükte, “sözünü tutma, borcuna sadık olma, görevini yerine getirme” anlamlarına geliyor.
Mevlana, Vefa ile ilgili şunları söyler;
“Dostlarını daima vefa ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan sen, Kula vefası olmayanın, Hakka vefası olmaz!”
30-40 yıldır, Kültür-Sanat camiasının içerisinde oldum. Bu şehre sevdalı o kadar vefalı dostlar oldu ki, her birine minnettarız. Özellikle de, “Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, Türk Dünyası Hizmet Ödülleri, Kardeş Şehirler Projeleri…” başta olmak üzere belki de yüzü aşkın faaliyetin kâh içerisinde, kâh yakınında olduk… Türkiye’mizde ve Gönül Coğrafyamızda nice dostlar tanıdık!
Yunus Emre’nin, “Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım/ Sevelim sevilelim/ Dünya kimseye kalmaz”
Geçtiğimiz gün Şener Bulut Manas Yayınevi’nden aradılar.
Şener Bey, Ankara’ya gideceklerini belirttiler. Gidiş Sebebi ise, “Bir Vefalı Dost Ali Akbaş için hazırlanan program…”
Ali Akbaş ile birlikte birçok gönül dostlarıyla o kadar çok hatıralarımız var ki, O hatıraları bir araya getirseniz ciltler dolusu bir eser olur.
29 Aralık 2022 Perşembe Günü Saat 19.00’da, Mamak Belediyesi ile Avrasya Yazarlar Birliği ortaklığında Şair Ali Akbaş’ın Şiirleri konuşulacak…
“Geçmişten Geleceğe Ali Akbaş’ın Şiiri Yakup Ömeroğlu’nun Moderatörlüğünde Prof. Dr. Cemal Kurnaz, Prof. Dr. Yaşar Aydemir konuşmacı olarak katılıyorlar.” 
Şairimiz Ali Akbaş’ın Bestelenmiş Şiirleri, “Bayram Bilge Tokel tarafından seslendirilecek…”
Bu Ahde Vefa toplantısına; Elâzığ’dan da katılımcı olarak;  Manas Yayıncılık Adına Şener Bulut, TBMM 21. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Gül, Yazar Meftune Gül, Devlet Sanatçısı Mustafa Turan, Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Başkanı Mehmet Çağlar ve Araştırmacı Yazar Tahsin Öztürk iştirak edecekler.
Rahmetli Nebi Hezri’nin sevdiğim bir şiirinden;
“Muhabbet sonsuzdur, ömürse kısa
Ne olur, sadakat ebedi kalsa!
Kimin yüreğinde bir tel kırılsa,
Benim yüreğimdir, benim yüreğim!”
Dostluk ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
Bir hatıramızı da burada paylaşalım. Rahmetli FHGC Başkanı Şeref Tan’ın vefatının 1.yıldönümünde;
28 Kasım 1996 tarihinde FÜ. AKM’de nezih bir program gerçekleştirilir. Şeref Tan’a özlem gecesinde misafirler arasında Ali Akbaş’ta vardır. 
29 Kasım Pazar Günü yapılan Genel Nüfus Sayımı münasebetiyle; o gün Şener Bulut’un evinde misafir olarak bulunan Ali Akbaş, nüfus sayım memurları tarafından nüfus kayıtlarına, “Elazığ’lı Misafir…” ibaresiyle geçecektir. Ali Akbaş bu günün hatırasına güzel bir şiir kaleme alacaklardır;
TEŞEKKÜR
Bahane edip şiiri
Bağrıma bastım şehiri
Belli ki yıllardan beri
Gelip gitmemden bezdiler
Beni Harputlu yazdılar

Dağlar ile halvetimden
Hazar ile ülfetimden
Fetahmed’e hürmetimden
Garipliğimi sezdiler
Beni Harputlu yazdılar

Cennet Harput havalisi
Gönül ehli ahalisi
İcazet verdi Valisi
Yeni bir mühür kazdılar
Beni Harputlu yazdılar

Başka yerde doğsam bile
Gözetmediler silsile
Sevgimi edip vesile
Eski kütüğü bozdular
Beni Harputlu yazdılar

Akbaş söyler hüner ile
Değişilmez Güher ile
Kardeş edip Şener ile
İpliğe inci dizdiler
Beni Harputlu yazdılar”

MUSİKİYİ KAHVELERE TAŞIMAK…
Bir kahve düşününüz… 
O küçük masaların üzerinde gazeteler…
Ve çayları yudumlayan sohbet ehli insanlar
Belki de şaşıracaksınız,
Naci Sönmez, uduyla birlikte o kadar muhteşem eserler icra ediyorlar ki!
Oturdum düşündüm…
Elâzığ Musiki Konservatuvarı Derneğinin Kurucu Başkanı Naci Sönmez…
70 yaşındaki bir insanın idealizmini görüyor musunuz?
Yıllar önce bir şiirimizde;
“Kıraathane idi kırıtanhane oldu
Asrımızın çehresi sırıtanhane oldu!”
Naci Sönmez gibi bir insan, sözünü ettiğimiz o kahveleri,
“Asli unsuruna taşıyorlar!”
Gittiği her kahveyi, ‘sohbet meclisine…’ dönüştürüyorlar.
Ne ile?
Elindeki Udun tellerine öyle bir dokunuyorlar ki, 
“yürekten gelen bir ses…” bir müthiş ahenge dönüşüyor.
O Naci Sönmez ki, “Devlet Korosu’nun Kurulmasında…”
O Naci Sönmez ki, “F.Ü. Konservatuarın Kurulmasında…”
O Naci Sönmez ki,  “Elazığ Belediyesi Konservatuarının Kurulmasında…”
Önemli roller oynuyorlar…
Harput/ Elâzığ denildi mi, ilk hafızalara; “İlim,  irfan, kültür, sanat, edebiyat, musiki…” gelir. 
Harputlu için ne derler di, “İstanbul Beyefendisi…”
Farabi, “Erdemli insandan, Erdemli Şehre…” diye nezih bir ifade kullanırlar.
Harput/ ve günümüzde Elâzığ Şehri, “gönüllerin vuslat şehirleridir!”
Bu şehrin, ‘isimli-isimsiz kahramanları…’ vardır.
Bu kahramanların en büyük özelliği ise, “tevazuu sahibi oluşlarıdır!”
Günümüz ifadesiyle, “ne kadar popüler/ veya meşhur olsanızda…” 
Sürekli, ‘halka gitmek…’ ve de, ‘halktan biri olmak…’
Naci Sönmez Beyefendiyi bir kahve de (Kıraathane de) elinde uduyla; ‘eser icra ederken görmek’
Ve o insanlarında, ‘büyük bir sükûtla…’ sevinç gözyaşlarıyla Naci Bey’i hayranlıkla dinlemeleri…
Böyle bir fotoğrafı başka bir ilde bulamazsınız!
Naci Sönmez Beyefendi başarıları ile birlikte bizlerden gönül alkışlarını çoktan almışlar…

Yazarın Diğer Yazıları