Bir şeyleri sağlıklı konuşmalıyız.
Ülke olarak da, ‘ilkelerimizi iyi belirlemeliyiz’
Bugün günümüzde, ABD’de, “5 bin 758…” Üniversite bulunuyor.
ABD’nin nüfusu, “332 milyon 738 bin…”
ABD’de, her 57 bin 800 kişiye bir Üniversite düşüyor…
Her bakımdan, ‘eğitimde kaliteyi…’ düşüneceğiz!
Türkiye’de kaç Üniversite var?
“131’i devlet olmak üzere 209 Üniversite…”
Türkiye’nin nüfusu, “84 milyon…”
Ülkemizde de, “her 400 bin kişiye bir Üniversite…” düşüyor.
Bazen şu tartışmalar oluyor;
“Her Şehre bir Üniversite Olur mu?”
Fırat Üniversitesi’nin kuruluş tarihi nedir? “ 1975 tarihi…”
Daha evvele gidelim, “Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi (1967)
Mühendislik Fakültesinin ilk kuruluş yıllarında,
Veteriner Fakültesinin İlk Kuruluş Yıllarında,
Fırat Üniversitesi’nin ilk kuruluş Yıllarında,
“Ankara’dan, İstanbul’dan uşakla öğretim üyesi ders vermek için yıllarca gelip gitmişler!”
Fırat Üniversitesi, ‘nereden nerelere doğru yol almış…’
Bir Üniversitenin bulunduğu İle/ Şehre, ‘sosyal, kültürel, iktisadi katkılarını düşündünüz mü?’
Hindistan’da (8.831), Filipinler’de (2.060), Arjantin’de (1.705), İspanya’da (1.415),
Meksika’da (1.342), Bangladeş’te (1.268), Endonezya’da (1.236), Japonya’da (1.223),
Rusya’da (1.108), Fransa’da (1.062), Çin’de (1.054), İran’da (343), Almanya (380) Üniversite bulunuyor.
Türkiye’nin 81 Vilayetini, Edirne’den Kars’a kadar; “Bilimde, Sanatta, Kültüre, Edebiyatta…” zirvelere taşımak asli görevimizdir.
Ahmet Cevdet Paşa, Akşemsettin, Ali Kuşçu, Aziz Sancar, Kadızade Rumi, Erzurumlu İbrahim Hakkı,
Farabi, Fergani, Gazi Yaşargil, Halil İnalcık, Hezârfen Ahmet Çelebi, İbn Türk, İlber Ortaylı,
Kaşgarlı Mahmut, Kâtip Çelebi, Kemal Reis, Fuat Köprülü, Oktay Sinanoğlu, Piri Reis, Seydi Ali Reis,
İbn Sina, Sabuncuoğlu Şerafettin, Takiyüddün, Uluğ Bey…
İnsanımıza öyle bir heyecan ve onunla birlikte imkân vereceğiz ki, “O insanımız şu âlemde kendi alanımda en iyisi olacağım!” idealiyle bilim yolculuğuna çıksın!
Şehirleşme, bizim kültürümüzde, ‘uygarlaşma…’ veya ‘aydınlanma…’ anlamına gelir.
780 bin km2’yi bulan coğrafyamızda, ‘taşra kavramını…’ veya o zihniyeti bizler bu ülkede, ‘aydınlanma hareketini…’ Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Uludağ gibi, ‘zirvelere taşıyarak…’ başarılı olabiliriz.
Üniversiteleri konuşurken, “Gaspıralı İsmail Bey…” gibi düşünürüm.
Bu düşünce iklimini öncelikle kendi ülkemde, “Dil’de, Fikir’de, İş’te Birlik!” hayatiyete geçiririm.
Asrımızı bizler nasıl tarif ediyoruz, “Bilgi Toplumu…” olarak!
Üniversitelerimizi, ‘daha sıklıkla…’ konuşalım!
Gece karanlığında, açık bir havada gözlerinizi, ‘gök kubbeye…’ çeviriniz!
Şu dünya semasının bütünüyle, ‘kandillerle süslendiğini…’ görürsünüz!
İşte, o ışıklar; ‘bilgelerin şu âleme tuttuğu ışıklardır’
Üniversiteleri konuşurken, “karanlığa yani cehalete savaş açacağız!”
Türkiye’yi geleceğe taşımanın bir ilim, irfan, hikmet, marifet yolculuğu olduğunu da bileceğiz!
EMEKLİYE MAAŞ PROMOSYONU…
Acaba diyorum, emekliler şu kalan ömürlerinde, ‘emeklemeye devam mı etsinler!’
Emeklileri, sizlerden önceki, ‘çalışan/ üreten bir nesil…’ olarak düşününüz!
Onlarda, ‘hayatlarının en güzel yıllarını…’ bu millet için seferber ettiler.
En az/ minimum 25 yıl çalışarak, hayat mücadelesi verdiler.
Türkiye’de, 13 milyon civarında, ‘emekli…’ bulunuyor.
Burada, ‘her sektörü…’ toplumun her kesimini düşünebilirsiniz!
Tarım Sektöründen Sanayicisine;
Sanayisinden Hizmet Sektörüne kadar…
“Bir nesil…” ifadesini tekrar kullanmak istiyorum!
Önümüzde istatistik rakamlar yer alıyor;
Ağustos 2022 ayına göre Türkiye’de;
Açlık Sınırı, “6 bin 890 lira…”
Yoksulluk Sınırı, “22 bin 442 lira…”
Geliniz bu şartlarda, “emekliye maaş promosyonunda…” bankalar arası korkunç bir rekabet ve uçurum olsun!
Bu hiçbir zaman kabul edilemez!
Öncelikle, “adalet, eşitlik ve hakkaniyet…” diyoruz!
Çıkış yolumuz ne olmalıdır, ‘güven, huzur ve memnuniyet…’
Türkiye gerçeği… Enflasyon… Ve emeklilerin hâlihazırda durumu…
Her birimizin malumu…